şükela:  tümü | bugün
  • liberty devletçi freedom halkçıdır. biri verilir, öteki alınır.
  • biri latin kökenli, diğeri germeniktir.
  • freedom bağırır, çağırır, hayvandır. liberty böyle efendi, doğru düzgün, salon beyefendisidir. freedom dövüşerek, liberty ise insan gibi masaya oturup, konuşa konuşa elde edilir.
  • biri özgürlük, diğeri hürriyet anlamına gelir. aralarındaki fark bu ince noktadadır.
  • google'a difference between freedom and liberty yazarak öğrenilebilir.

    ben oraya girmeyeceğim. orayı herkes okuyup öğrenebilir. zaten çok bir önemi de yok. birisi durumsal bir ifadeyken diğeri -ebilme gücüyle alakalı kavramlar. ama çok önemi olan bir şeyden bahsedeyim:

    öncelikle özgürlük ile liberty arasındaki fark nedir? yani liberty'nin türkçede bir karşılığı var mı? o karşılık özgürlük mü?

    aslında yok, karşılığı özgürlük değil bu sebeple.

    liberty fransız ihtilalinden önce " köle olmayan " manasına geliyordu. fransızlar bu kelimeyi evirdi ve günümüz liberty'si haline getirdiler. ona politik anlamlar kattılar.

    kişinin başkalarını etkilemediği sürece istediğini yapabilme ve düşünebilme durumuna, yasal hakkına, liberty dendi.

    bugün türkçede ise, genel anlamda " özgürlük " dediğimizde insanların anladığı şey bu değil.

    köle olmayan ile bu tanım arasında bir yerde muğlak bir ifade. daha çok mahkum değil gibi bir şey.

    birtakım politikacıların çıkıp gerek 60 darbesi öncesinde " ne özgürlüğünüz yok " gerek 70'te " bu özgürlük bize fazla geldi " gerek günümüzde yine " ne özgürlüğünüz yok " demesi bundandır.

    çünkü halkın ufak aydın bir kesimi özgürlük dediğinde fransız ihtilali sonrası liberty kavramını kastederken bu muhafzakar dinozorlar o kavramı hiç anlamadılar. onların anladığı şey politik özgürlük kavramı değildi.

    onlar özgürlük kelimesinin bu anlamının hiç farkında değildi.

    hala da öyle.

    hala türkiye'de ortalama bir anne baba'ya ergen bir çocuk modern anlamıyla özgürlükten bahsederse alacağı karşılık bu olur.

    bu kavram etrafında bir kuşak ve kültür çatışması yaşanır.

    işin garibi ister freedom olarak kullanılsın ister liberty, amerikalılar için de bu kavram gerçek anlamıyla ifade edilmez çoğu zaman. amerika'yı özgürlükler ülkesi olarak kurduk derler ve bu kavramı putlaştırırlar.

    dünyada bu kavramı anlamına en uygun şekilde kullanan toplum gözlemlerime göre avrupalılar.

    bugün bir avrupalı liberty dediğinde çok başka bir şey kastediyor, bir türk özgürlük dediğinde çok farklı.

    daha özgürlük kavramını modernleştirememiş, bırakın en modern halini; fransız ihtilali sonrası kıta avrupası seviyesine getirememiş bir toplum olarak ifade özgürlüğü gibi kavramlara giriyoruz.

    sonra ortada bomboş tartışmalar.

    insanlar daha özgürlüğün, birey kavramının falan ne olduğunu bilmiyor ki.

    ifade özgürlüğü gibi kavramlar etrafında dönen tartışmalar atomları, organelleri bilmeyen bir insana hücre anlatmaya benziyor.

    bir insan istediği gibi düşünür, istediği gibi giyinir, istediği gibi yaşar, yeter ki başkasının alanına girip suç işlemesin.

    işte daha bu paragrafın farkında değil insanlar. daha bunu öğretememişiz. özgürlüğün bu olduğunun farkında değiller.
  • (bkz: istiklal) (bkz: özgürlük)

    ayrıca:
    (bkz: hürriyet)
    (bkz: serbesti)
  • ülkece başka bir ülkenin vassalı değilseniz orada freedom vardır, ama kendi özgür ülken sana adı konulmamış bir kölelik tasması takmışsa orada liberty yoktur.