şükela:  tümü | bugün
  • ozgur sehir anlamina gelir.gabonun baskentidir.
  • fransa ve fransa'nın amerika anakarasındaki ve karayip adalarındaki sömürgelerinde çalışan zenci kölelerin özgür bırakılanlarından afrika'ya dönmek isteyenlerinin yerleştirildiği şehir. adının kökeninde yatan bu olaydır. benzeri bir durumdaki ülke için (bkz: liberya)
  • (bkz: freetown)
  • komo nehri kıyılarında, gine körfezi'ne yakın bir noktada kurulu başkent.
  • gidilen gece kulubunde tarkanin simarik sarkisini duyunca dumurdan dumura ugratan bati afrika ulkesi.
  • atlas okyanusuna dökülen komo nehri kıyılarında kurulmuş, abanoz ağacı rengindeki güzel insanların yaşadığı afrika şehri. şehrin en kalabalık ve modern kesimlerinde bile yerlerde insanların arasında yaşamaya alışmış rengarenk kertenkeleler cirit atıyor, ee afrika'da olmak da böyle birşey işte diyip birkaç güne kalmadan varlıklarına alışıyorsunuz. şehir her ne kadar nehir kenarına kurulmuş olsa şehri çevreleyen upuzun sahilden ufka doğru baktığınızda aslında atlas okyanusuna baktığınızı hissediyorsunuz. gün batımı tarifsiz derecede güzel, özellikle de palmiye ve hindistan cevizi ağaçlarıyla dolu sahilde yerlilerden aldığınız taze hindistan cevizini içerek gün batımını izliyorsanız "iyi ki de gelmişim yav, yaşarım ki ben burda..." gibi mutlu düşüncelere gark oluyorsunuz. şehirde sayıları çok fazla olmasa da güzel restoran ve barlar var. sakura, le bistro, kubrick tavsiye ettiklerim. bir de şehir oldukça büyük gözükmesine rağmen herkesin birbirinden haberdar olma durumu var ki enteresan. burda tanıştığım bir fransız "libreville'in büyük gözüktüğüne bakma, herkes herkesi tanır, hiçbir şey gizli kalmaz." demişti ki ertesi gün toplantıda tanıştığım bir adam, "ben sizi tanıyorum, türksünüz hatta birkaç gün önce bilmemne süpermarketinde alışveriş yaparken gördüm sizi" diyerek ağzımı bir karış açık bırakmıştır. libreville işte böyle bir şehir, gelinip görülesi. gelin görün, ha gelmeden önce sarı humma aşısı olmanız lazım, aşı kartınız olmadan ülkeye giremezsiniz benden söylemesi. geldikten sonra muhtemelen benim gibi dönmek istemeyeceksiniz.
  • vefa group’un hafif çelik yapı markası steelife'in 564 konutluk yaşam alani kurdugu gabon sehri.
  • sokakta her an her yerden kocaman renkli kertenkelelerin fırlayabileceği gabon'un incisi.
  • ovguyle bahsedildigi icin bir haftasonu gidip gormek istedigim sehirdir.

    ovgulerin sebebi tahminimce orta afrikadan insanlarin beklentilerinin dusuk olmasindan mutevellit karsilasilan sehir dokusu ve gelismislik ile yasanan sok olabilir. sirf bu sebeple bile aslinda gidip gormek lazimdi.

    zamaninda cok tatava yaptilar vizeler kalkacak diye ama gabon hala vize istiyor. ıstanbulda fahri konsolosluk araciligiyla basvuru yapiliyor lakin sıkışık periyotta pasaport ne zaman gelir belli degil, emanet edilmez. simdilik baska sefere libreville, to do list'e eklendin.
  • gabon’un başkentidir.

    gördüğüm diğer afrika şehirlerine hiç benzemeyen bir sehir burası.

    1 milyonu bulan nufusu sebebiyle cok temiz cok tenha ve pırıl pırıl bir yer.

    sahil şeridi görülmeye değer çok güzel plajları var.