şükela:  tümü | bugün
  • 80 kişi savaşa gidip 81 kişi olarak dönen efsane ordu'dur...

    liechtenstein da tıpkı biz türkler gibi ordusu olan bir millet değil, milleti olan bir ordudur...
    zaten kuruluş esasları da buradan gelir.

    liechtenstein hanedanı, haçlı savaşlarına tam 2 şovalye ve 5 piyade göndererek katılmış, dönüşlerinde de kutsal roma cermen imparatoru tarafından kendisine bugünkü bölgelerinde prenslik kurma izni verilmiş...

    liechtenstein prensliğinin hakim olduğu bölge, italya'ya açılan bir dağ geçidine hakim konumda olan bir bölgedir.

    neyse...
    tabi aradan yıllar yıllar geçmiş, alp dağlarının temiz havası bol gıdası derken 1868 yılında almanlar arasında "kardeş savaşları" adı verilen, popüler kültürde "yedi hafta savaşı" denilen ve de alman birlik savaşı olarak da bilinen avusturya-prusya savaşı patlak vermiş.

    küçük alman devletleri (bavyera, saksonya, baden, hassen, hannover vb) alman konfederasyonu adı altında birleşmiş, avusturya da bunlara destek vermiş ve bu devletler prusya ve italya'ya savaş açmışlar...

    liechtenstein prensliği de bu savaşta avusturya ve alman konfederasyonunun yanında yer almış ve 80 kişiden oluşan ordusunu tirol'ün alman topraklarını savunmak için savaşa göndermiştir.

    prens 2. johann vatansever, milliyetçi bir almandı. o yüzden bu savaşta prusya kontrolündeki alman unsurlarıyla savaşmayı reddetti. onlar italyanlara karşı savaşacaklardı.

    liechtenstein ordusunun görevi, garibaldi'nin italyanlarına karşı avusturya-liechtenstein sınırında bulunan ve italya'ya açılan bir dağ geçidini savunmaktı.

    savaş esnasında ne oldu bilmiyoruz.

    lakin savaş 2.5 ayda sona erdi.
    savaşın sonucunda avusturya-alman konfederasyonu yenildi. prusya-italya ittifakı zafer kazandı.

    liechtenstein ordusunun da görevi sona ermiş, başkent vaduz'a geri dönüyorlardı.

    büyük bir karşılama töreni düzenlendi savaştan dönen askerler için.

    ve liechtenstein ordusu halkın sevgi gösterileri arasında vaduz sokaklarından geçiyordu.

    lakin savaşa 80 kişi olarak giden liechtenstein ordusu dönüşte 81 kişiydi.
    1 kişi fazlaydılar...

    ne sihirdir ne de keramet...

    liechtenstein ordusuna sonradan katılan bu 1 kişinin aslında bir avusturya subayı olduğu anlaşıldı.

    meğer italya'da cepheden dönerken yolunu kaybetmiş, liechtenstein ordusunun savunduğu dağ geçidine ulaşmış, savaşın sonuna kadar da liechtenstein'lı askerler ile burada beklemiş ve savaş sonunda onlarla birlikte vaduz'a dönmüştü...

    not: bazı arkadaşlar bu konuya değinmiş ama, savaştan dönen 81 kişilik orduya sonradan katılan kişinin italyan olduğunu yazmışlar. bu kişi italyan değil, avusturyalı bir subaydır. zira söz konusu savaşta italya, liechtenstein'ın düşmanıydı.
    görsel
  • dosta korku düşmana taşak malzemesi veren ordu.
  • en son 1868 yilindaki avusturya-prusya savasinda 80 (evet 80) kisilik caki gibi askerleriyle ortalarda gorulen, koskoca savasa 80 kisiyle gittigine gore zamaninda dunyanin en dassakli askerlerine sahip olan ordu.

    http://en.wikipedia.org/…stein#security_and_defense
  • ordusu olmayan belli başlı ülkelerden olan lihtenştayn'ın, en son 1868'de finansal sebepler nedeniyle feshedilmesinden beri günümüzde olmayan ordusudur.

    en son atraksiyonunu da 1866 yılında yaşamıştır bu ordu. avusturya-prusya savaşında gönderilen 80 kişilik "ordu" herhangi bir çatışmaya girmeden, dolayısıyla yaralanma ve ölüm olmadan 81 kişi olarak geri dönmüştür. edindikleri bir italyan arkadaş dönüş yolunda bunlara katılmış. (eheh, olaya bak amına koyim lan)

    lihtenştayn (ve ordusu) ile ilgili enteresan bilgiler içeren, göz atılabilecek birkaç ingilizce kaynak; 1, 2, 3.
  • cephane odasında 8 adet çatapat bulunduran tam teçhizatlı ordu
  • ülkeyi gezerken "güçlü ordu güçlü liechtenstein" sözü billboardlarda hemen göze çarpar.
  • bi' onbaşı idare ediyordu koca orduyu zamanında.
  • ateş ettiğinde italya topraklarına düşecek ve bu nedenle savaş çıkarabilecek top mermisi yüzünden kullanılmayan bir topu bulunan san marino ordusu'dan daha iyi durumdaki ordudur. hiç değilse top gibi bir sorunları yok.
  • 140 yıldır mevcut olmayan ordu.

    heyhat bu dönemde iki dünya savaşı yaşanmış ve ülke işgale uğramamış.

    ülkenin neredeyse hiç doğal kaynağı yok, tarım falan da fazla bir para getirmiyor.

    ama lichtenstein dünyanın en zengin ülkelerinden biri. kişi başına milli gelirde, 139 bin dolar ile dünya birincisi.

    yani lichtenstein vatandaşları, a.b.d., suudi arabistan, almanya ve dünyanın bilimum yerindeki insanların en az iki katı milli gelire sahip.

    ordusu olmadığı için olabilir mi bu?

    lichtenstein yıllık 5 milyar dolarlık bir toplam gsmh'ye sahip. eğer lichtenstein bütçesinin belli bir oranını ordusuna harcasaydı, her yıl birkaç yüz milyon dolar bu işe gidecekti.

    bu arada, zenginlikleri öyle geçmişten falan gelmiyor. ikinci dünya savaşı sonunda o kadar fakir bir hale düşmüş ki ülke, mecbur ellerindeki sanat eserlerini satılığa çıkarmışlar.

    heyhat solcuların zannettiği gibi sömürgecilikle elde edilmiş bir birikim de yok. (çünkü hiçbir zaman sömürgesi olmamış).

    zaten geçmişten gelen bir servet olsa, hazıra dağ dayanmaz, yenisini üretmezsen, fakirleşir gidersin.

    ama lichtenstein ne yapacak? ne çok değerli toprağı var, ne muazzam bir işgücü. hiçbir şey yok üretip de tüm dünyaya satabilecek. doğal kaynak yok, değerli maden yok.

    hayır turizm bile yok.

    ne yapsın lichtenstein?

    ne yapacak, kafasını çalıştırma yoluna gidecek.

    madem devletin fazla geliri yok, o halde devlet fazla vergi de almasın demişler. olmayan parayı orduya, dev projelere, kanallara, havalimanlarına, yerli ve milli tank ve arabalara harcamayalım.

    özel sektör iyi bir üretim fırsatı yakalarsa, zaten gelir burada üretir. biz özel sektörün neyi, ne kadar ürettiğini, hangi hizmeti kaça sağladığına karışmayalım.

    sadece az vergi alalım ki, adamlar ticari olarak gelişsin, ülkeye istihdam ve gelir sağlasın.

    biz devletin masraflarını kısalım, orduya harcamadığımız gibi, devlet memurlarına da harcamayalım, devletimizin masrafları azaldıkça, biz de şirketlerden aldığımız vergileri daha da düşürelim.

    evet, 1970'lerden bu yana lichtenstein'da şirket vergileri avrupa'nın en düşük oranlarına sahip.

    sonuç: 1970'lerden itibaren birçok yabancı şirket lichtenstein'a gelmiş. yani solcu bakış açısına göre lichtenstein halkı yabancıların kölesi haline gelmiş. (yabancı şirketler gelip, onlar için çalışınca köle oluyordu insan ha, bak bunu hiç akıldan çıkarmamak lazım).

    el netice: lichtenstein halkının gurur duyacağı bir ordusu, milli projeleri, dev havalimanları, kısacası devletin kötü yatırımlarla parayı çarçur ettiği hiçbir itibar projesi yok. aya bile gidemiyorlar zavallılar.

    ama lichtenstein dünyanın en zengin vatandaşlarına sahip.
  • 80 kisilik ordu nihiho diye bir saatte gidip isgal edecek milliyetcilerin aklindan gecer diye soyluyorum; lichtenstein'a dokunani ciss yapmaya yetkili buyuk abisi isvicre'dir (yamulmuyosam).