şükela:  tümü | bugün
  • ing gibi...hem ing konusmaya yeni baslayanlarin hemde salak kiz repliklerinin ingilizcesinde bolca kullanilan bi kelime...its like, u know, like hmm like diye uzatirlar falan katil ederler insani.
  • ozellikle visual basic varyasyonlarinda olan, database icerisinden bir veriye ulasmak icin yada iki degiskeni karsilastirarak, benzer datalari cikartmaya yarayan komut...
    if x like y then... gibi...
  • ing. beyin yetmezligi nedeniyle cümle kuramayan salak amerikali kizların bir ruh durumundan bir matematik sorusuna** ** kadar her şeyi anlatırken 9 saniye içinde 6 kere kullanabildikleri sözcük.
  • ingilizce'den cikarilmasi durumunda, 17-20 ya$ amerik gencliginin heau..euzu..ayy..puae $eklinde konu$maya ba$lamasina sebep verecek kelime.
  • (bkz: its like)
    (bkz: i was like)
  • konusurken kisa bi dusunme molasi vermek icin kullanilir genelde; i was like'la pek bi alakasi yoktur bu islevinin.
    cumle icinde kullanmak gerekirse: "he was here, like, 3 minutes ago."
  • (bkz: #9158019)
  • dokuzuncu nesil çaylak.
  • ing.
    i.
    sevmek, beğenmek: "i like you, but i don't love you. not yet, anyways."

    beğeni: "i have likes, and dislikes, as anyone."

    (kökeni: esk. ing. "lician")

    ii.
    gibi: "if it walks like a duck and swims like a duck and quacks like a duck, it is probably a duck."

    benzer: "we'll never see his like again." (bkz: lookalike)

    söylenmiş bir şeyi, ya da yapılmış bir hareketi, bir düşünceyi anlatmakta kullanılır: "and i was like, what the hell. and he was like, dude, i didn't mean any harm."

    olumsuzlamak için kullanılır: "like i care." ( çok da umurumdaydı)

    bizim "yani" gibi düşünme zamanı kazandırır: "and i go there all by myself. and, like... there's no one there. i am all surprised. like... i'm not sure what to do."

    (kökeni: esk. ing. "gelic")
  • ing. şuku.

hesabın var mı? giriş yap