şükela:  tümü | bugün
  • yirmidorduncu uluslararasi istanbul film festivali'nin ustalara saygi bolumunde gosterilen alain robbe grillet filmi.
    ''ustam kusura bakma ama ne yaptin sen? neydi bu film?'' demek istiyorum kendisine.
  • turkiye'deki ismi "olumsuz kadin" olan 1963 yapimi alain robbe grillet'nin yonettigi fransiz filmi. bir fransiz'in istanbul'da gizemli bir hatunla tanismasi ve akabinde olanlar anlatiliyor.. "gizemli turk kadini" rolunde sezer sezin var.
  • inanılmaz bir film.. çekildiği zaman düşünülürse özellikle..
    bir david lynch filmi gibi, bir nuri bilge ceylan filmi gibi. çok özel görüntülerle bezenmiş sahneler vardı. bu filmi izlemek her yönetmen için bir ders niteliğinde olmalı.
  • lütfi akad'ın reji asistanlığı yaptığı, vahi öz, sezer sezin gibi türk sinemasının ünlü oyuncularının ufak rollerde arz-ı endam ettikleri; ilk izlediğimde ne olduğunu anlamadığım için "bu ne lan?" dediğim; ikinci izleyişimde ise hayran olduğum, daha önce izlediğim hiç bir filme benzemeyen film. seyirciyi zamana ve mekana yabancılaştıracak, zaman akışını bilinç akışına çevirecek, anladığını sandığı her sahneye bir dakika sonra şüpheyle yaklaşmasını sağlayacak öğeler filmde ustaca kullanılmıştır.
  • seyre doyum olmayan görüntülerle bezeli, şiirsel bir istanbul'un siyah beyaz karelerde arz-ı endam eylediği bir film.
  • 29. uluslararası istanbul film festivali'nde de, ''istanbul: içeriden ve dışarıdan'' adlı seçki kapsamında gösterilmişti.

    istanbul'un karanlık ve esrarengiz sokaklarında geçer, tuhaf bir ilişkiler ağıyla doludur. fransız romancı ve sinemacı alain robbe-grillet'nin en etkileyici çalışmalarından biridir. 1960'ların başındaki istanbul'u gerçeküstücü bir biçimde sergiler. daha önce bir yerli yönetmenin sergilemediği tarzda farklı bir istanbul portresi ortaya koyduğu söylenebilir.
  • filmin yapımcısının belçika'lı bir arkadaşı varmış ve işadamı olan bu arkadaşın parası kalmış türkiye'de. o tarihlerde -menderes'in asıldığı çalkantılı zamanlar- türk lirası başka bir kura dönüştürülemediği için de adam samy halfon'a "git bari orda bir film çek de param ziyan olmasın" demiş olabilir. yapımcı da, grillet'ye hiroshima mon amour'un bir benzerini istanbul'da çekmek fikrinden bahsetmiş. grillet eşi olan catherine ile istanbul'da tanıştığından ve şehrin üzerinde bıraktığı etkisinden dolayı da, harika bir film olacak olan l'immortelle'in çekimi için her şey hazırmış. kader ve sık dokunmuş ağları denir buna işte.
  • film müzikleri arasında münir nurettin selçuk'tan nat i mevlana da mevcuttur. pek etkili kullanamamış bence.

    http://www.youtube.com/…v=tjtmvyum0iq&feature=share
  • bir yeni roman akımı filmidir. böyle düşününce sinematografi daha anlaşılır hale geliyor.