şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: küf yeşili)
  • belki silerler diye, bu şiirin altında yapılan tartışmaları aynen paylaşacağım. çünkü bu paylaşımlarda ismet özel'in anlaşılmaz mısralarına itiraz eden benim.

    bana neler neler demediler ki. sen türk olmadığın için anlamıyorsun diyen mi, parlak ifadelerle yazmışsın ama ele avuca sığar hiç bir şey diyememişsin diyen mi, neler neler...

    siz şiirin ne olduğunu bilmiyorsanız, ben napayım?

    ---

    keşke ismet özel’in bütün şiirlerine şiir diyebilseydim. diyemiyorum. "of not being a jew" kitabında o kadar anlamsız, keşke kaleme dokunmasaydı dediğim nazımlar var ki, bunlara şiir demeğe şahit bile istemez. şiirden anlayan insan bunların büyük çoğunluğunun şiir olmadığını anlar. ne şiiriyet var, ne vuzuh var, ne de vahdet. 600 sayfalık boş bir kitap olmasındansa, bir mısra-ı berceste söylemek, türk şiirine katkı yaptırabilirdi size lakin bunu yapamamışsınız ismet bey. kendinizi türk şiirine katkı yaptım diye kandırmayın. karacaoğlan’dan, yunus emre’den dem vuruyorsunuz ama onların yolunda bile gidemiyorsunuz. söyleminiz başka, şiir anlayışınız başka. orhan veli ve ahmet haşim’in yolu, yol değildir efendim… hele ki ikinci yeni, türk şiirine ihanet eden bir akımdır. saçmalıklar senfonisi. kuranı kerim'in tehdid-i ilahisine maruz olan güruh! bunların kitapları nasıl çok satıyor, efsus ki ne efsus! bunu biz anladık çok şükür, bizden sonraki nesiller daha iyi anlayacaktır. şiirin ne olduğunun hükmünü, fuzuli ye, baki ye, nabi ye, tahir ül mevlevi ye nazire yazanlar verecektir. bu tür boş ve uzun laf ü güzaflara, lakırdı saçmalıklarına şahit oldukça kahroluyorum. ismet beyi bir çok yönden severim ama şiir bu değil, asla ve kat'a! sözü çar çur etmenin ne alemi var. cumhuriyet şiiri şiir değildir, şairi de şair değildir vesselâm! şair ne dediğini biliyor mu ki şiir okuyucusu ne dediğini anlayabilsin. ben diyeceklerimi dedim, anlayan da anladı.

    ---

    +eşşeğin ayağı adlı kişiye cevabım ( bana ismet özelin şiirini anlayamadığımı, saraydan çıkmadığımı söylemişti ama arkadaş yazdıklarını silmiş, ya da ben yazılanları göremiyorum, ona verdiği cevap da budur)

    edebini takın evvela, basiretsiz sensin. rahatsız oluyorsan ne diye beni delirtmek icin boyle ici bos şeyler yazıyorsun delikanlı? ben rahatsız olmuyorum ki, ismet ozel in bazı şiirlerini severek okumama rağmen ona tanrı gozuyle haşa bakmıyor, onu tenkid ediyorum. edemez miyim? şiir mi bu? neresi şiir? ben tıraşımı oldum, şiir anlayışınızı da, her daim ovdugunuz yarım şairleri de tıraş ettim. sıhhatler size olsun. buna dair uzun uzun makalelerim var, bir gun ben de poetikamı yazınca, siir okuma kılavuzuna karsilik siir yazma kilavuzumu yazinca (allah nasib ederse) anlarsınız... ismet ozel bir siirinde faure ve respighiden dem vuruyor. ben onlari dinlemek zorundamiyim? bilmek zorunda miyim? bana sarayli diyorsunuz ama ismet ozel de gavur muziginden dem vuruyor. ben de rock metal muzik dinlerim, klasik muzik dinlemek zorunda miyim? her neyse... şiir diye size yutturulanın peşinden gittiğiniz icin yediğiniz dolmalar epice yaramış. bu şiirden ne anladığını, sana ne zevk verdiğini soyleyebilir misin? hicbir şey! ismet ozel kotu siir şiir yazamaz. cunku o o gelmiş gecmiş en buyuk turk şairi değil mi? hahahahaaa! oyle demiyorum diyorsan birseyler demelisin. bana gelmiş muhafazakarlıktan/putperestlikten dem vurana bak. esas putperest bakış acisi sizde olandir. ismet ozelle yolunu yurumus olan ismet ozel i ve siirini anlar, gerisi anlayamaz. bu yuzden de okumana gerek yok. bırakın bu laf u guzaflari. yazdıklarım seni rahatsız etti, cunku kendine ve taptigin siir anlayisina calım atıldığını hissettin. buyur sen de bana calım at. atamazsın cunku ben iyi niyetli bir tenkid yapıyorum, tenkidimi yaparken de ismet beyefendinin güzel, hatta beni derinden etkileyen şiirlerinin olduğunu soyluyorum (karli bir gece vakti bir dostu uyandırmak gibi). iyi olanlar da ne soylediği anlaşılan, okudukça daha cok sevilen şeylerdir. gerisi de boşuna kaleme alınmış şeylerdir. mesela ben turk dediysem eger adli siir mükemmel. ezberledim onu. yorgun siirini de ezberledim. ikinci yeniyi sevmem ama yorgun siirinde farkli bir güzellik var. koru korune bir eleştiri yapmıyorum. cok övdugunuz bu manzumenin şiir olduğunu ispat et diyorum. bana birisi bu kitabi hediye etti sagolsun, of not being a jew kitabında şiir diyebileceğim birkac manzume var. fakat hepsi oyledir, yani ustun siirlerdir dersem, hem kendi kalemime, hem de evvelde yaşayan hakiki turk şairlerine ve onların bize bıraktıklarına ihanet etmiş olurum. bana geleneği ovduğum için sarayli diyorsun. oyle değil. cunku ben artik eskisi gibi tek tarafli bakmıyorum. yoksa bu siiri dinlemezdim. acaba sen o saraydan girebilecek kadar şiirin ne olduğunu biliyor musun? ayrıca; yolunu yurudugunuz adam, tenkid edilemeyecek biri midir, haşa ismet ozel evliya mi ki ben onu eleştiremiyorum? hadi diyelim ki ismet ozel size gore veli birisi. siz gazzaliyi eleştirince iyi, hallaç mansuru çelimli calimda tenkid ve hatta tekfir edince iyi de, biz bunu yapinca (ki ben sadece bazi siirlerine siir değildir diyorum, insanligina laf etmedim ismet özelin, hatta evliya da olabilir, ben ona da bir sey demedim, ama tenkid edilebilir siir anlayisi) kotu mu olduk? ismet ozel hem yunustan karacaoğlandan dem vuracak, hem de bu ovduğu bu insanlarin siir anlayisina muhalif şiirler yazacak? ben muhafazakar değilim, turkum. bu dinlediğim siir de turk şiiri falan değildir. şairin ne dediği anlaşılmadığı zaman o şiir olmuyor. yıldız sarayı kadar bu ovduğunuz şiire de şairlere de (amiyane tabirimi mazur gor) taş dussun. benim sarayla işim yok, boyle muğlak şiirler yazanların esasen hep sarayda yer aldığı belli oluyor, yani divan şiirinin sebk-i hindisi bile bu kadar muğlak değildi. hadi yavrum, turk şiirine ihanet eden ikinci yeni şairlerini oku sen, hadi, hadi hadi... orhan veli bile masum kalır sizin yanınızda. hic olmazsa orhan veli nin ne dediği anlaşılıyor. ikinci yeni, turk şiirine atılmış en buyuk kazıktır. modernlik ile turk şiiri bir araya gelmez. hem modern olacak, hem turk siiri olacak? hem “mi her manastro pruvano” ne demek? "of not being a jew" demek yerine turkce bir isim koyamaz miydi kitabinin ismine? bir turk siirinde yabanci cumlelere ve ozel isimlere, duyulmadik ibarelere gerek var mi? yoksa ismet ozel siirlerini yüksek zümre için mi yazıyor? yani bu siirleri sadece dernektekiler anliyor, biz anlayamiyoruz oyle mi? bunu okuyan insanlar dahi tasvip etmez. bir koylu, avamdan bir insan hic anlayamaz be! bu ne bicim siir evladim der gidin dedeleriniz hayattaysa okutun... tepkisi ne olacak cok merak ediyorum! ben ingilizce ve fransizca, ispanyolca vesaire bilmek zorunda miyim? aydin olmak/mutefekkir olmak; bulmaca cozer gibi insanlari zor sokmak maksadiyla siir yazmak ve onu insad etmek demek mi yani? boyle bir sacmaligi baskasi kabul eder ama ben etmem! siirin sonu buysa, ben buna son da demem. cunku boyle bir sey, siir olamaz ki siirin sonu gelmis olsun! modernlik kelimesini ve yeni turk siirini turk şiiri olarak bize yutturanların hepsini, manevi anlamda, zihniyet anlaminda ayaklarımızın altına alacağız. işte o kadar! şu çelişkiye bak ki, fondaki musiki türk, şiir gavur tarzı bir şiir, seçilen resimler de gavur ressamların falan. bırakın bu çifte tutumu...?

    ----

    aybeg tegin9 ay önce
    senin için şiir nedir? buradan anlaşılmadı pek?

    ----

    birkereyemahsus9 ay önce
    yazdıklarımı iyi okudunuz mu bilmiyorum ama şiir dediğin herkesçe kolay anlaşılabilir olandır. ismet özel'in kolay anlaşılan şiirleri olduğu gibi hiçbir mana veremediğim ve hatta şiir bile diyemeyeceğim manzumeleri var. mesela abdurrahim karakoç'un bütün şiirleri anlaşılır. ne dediğini herkes anlar. yani mehmed akif ersoy da öyle; sözün odun gibi olsun ama hakikat olsun der. tabii ki duygu, mana da olacak lakin değişik imgeler ve söylemler, bence şiir değildir. bu yüzden ben ismet özel'in bazı şiirlerini sevmeme rağmen limon küfü şiirini sevmedim. ne dediği anlaşılmıyor bir kere. bir şiir anlaşılmalıdır. ahmed haşim'in şiir anlayışını kabul etmiyorum ben. orhan veli bile düzyazı gibi yazmıştır ama ahmed haşim'e göre daha tutarlıdır.?

    ----

    aybeg tegin9 ay önce
    +birkereyemahsus yazdığını okudum, bu yazdığını da okudum. ve yine de bazı önemleri veya önemsizleri şairin o özgür dünyasına yani kendisine bırakalım. her şeyi anlayacağız veya onlar her şeyi anlaşılır kılmalı kaidesi olmamalı... kendi adıma çok şey anlıyorum bu şiirden.. müthiş bir dil zevki misali benim için veya çoğu kişi için.. bu şiir ismet özel'in imgelere ne kadar hakim olduğunu gösterir.. o kadar yoğun ki belki bu şiiri anlamak için sadece demi olan üzerine kaynar suyu koyulmayan 10 çay bardağı içmek lazım... asıl gerçek şairlik de bu değil midir? herkesin dil ve mana zevkine hitap edebilmek... ismet özel' de tam da bu var... insanın içinde bulduğu hayatın ta kendisidir ismet özel... ağlarken gülümseyen,severken nefret eden, vuslata ererken ayrılan insanın kendisidir bu şiirler... bazen gelenekçi bazen tanzimat taklitçiliği... bazen olağanca değişimci ve yenilikçi... içinde yaşadığımız hayatı bile tam anlamıyorken bir şaire bu hayatı benim anlayacağım şekilde anlatamamışsın diye sitem etmek ? :) "babalarımız zengin değil, hele uzak akrabalarımız hiç, babalarımızın babaları da.."?

    ----

    +aybeg tegin ... bu hayatta her şey sana göre bana göredir. ismet özel'in "karlı bir gece vakti...." şiirini çok severim fakat her şiiri için aynı şeyi diyemeyeceğim. mesela ismet özel'in şiir isimleriyle şiirin içerikleri arasında da anlam ilişkisi yok pek. karlı bir geceden bahsediyor fakat şiirde anlatılan şey bambaşka şeyler... bir şiir, anlaşılsın diye mi yazılır, imge ile okuyucunun kafasını karıştırmak maksadıyla mı söylenir, yoksa sırf sanat olsun diye mi? ismet özel şiir okuma kılavuzu deyu bir kitap telif etmiş. ahdim var, allah nasib ederse ben de şiir yazma kılavuzu yazacağım. şiirin ne olduğuun türk milleti okusun, öğrensin. biz çayı açık, adamı kaçık severiz. hangi şiirin açık/demli; hangi şiirin kaçık/saçık olduğunu da biliriz çok şükür. öyle olmasaydı ben çay için şiir yazmazdım kardeşim. ben de bir şairim çok şükür! işkembeden tenkid yapmıyoruz... yiğit ismet özel'i öldürürüz ama hakkını da teslim ederiz fark ettiyseniz. fakat şiir, havass zümresi için yazılmamalı. yani sıradan halk, avam imgeden anlamaz. karacaoğlan, yunus emre, eşrefoğlu rumi, mehmed akif, abdurrahim karakoç gibi düz söyleyeceksin ama düz söylerken üslubunu belli edeceksin, yoksa o da olmaz.... ahmed haşim'in göllerde kamış olmayı istemesi beni ilgilendirmez, orhan veli'nin rakı şişesinde balık olmayı istemesi de. ismet özel'in yorgun şiirinden hiçbir şey anlamam ama bu şiiri ezbere okurum, severim. ne dediği anlaşılmasa da iyi fakat şiir bu değildir. şiirde bir anlam da olmalı. mesela hayati inanç diyor ki, "şiirde ille de mana demek, bülbülü eti için kesmek demektir. pilav üstü yaparsın" falan diyor. orhan veli'nin şiir anlayışı da yavan fakat hiç olmazsa dediği anlaşılıyor ve manalı geliyor bana. ikinci yeni belasında ise hiç mana yok. hayal aleminde dolaşmışlar, saçma sapan söylemler. türk şiirine ihanet etmişler. ha, diyeceksiniz ki, bütün halk şairleri ve divan şairleri (ki divan şiiri tabiri yanlıştır, kadim türk şiiri denir ona) üstün şairler mi? elbette değiller ama hiç olmazsa halk onları bağrına basmış, şiirleri bestelenmiş, kâh türkü olarak, kâh yürük semai, şarkı vesaire formunda... şiir illa bestelenmek zorunda değil tabii ama bu cevheri görmüşler. fazla uzatmayayım: ismet bey'in bu şiirinde ve of not being a jew kitabındaki o uzun şiirlerden ne anladıysanız bana ve benim gibi kalın kafalı türklere anlatın da, seviyemiz yükselsin... yani bugün beş para etmez şiir kitapları çok satıyor, hepsinin telif hakkı var lakin fuzuli'nin, mehmed akif'in, yunus emre nin, karacoğlan'ın telif hakkı yok. yayınevleri onların sırtlarından para kazanıyor işte. gerçek şairler yaşarken şiirleriyle para kazanamadı (zaten şiir parayla satılmak için yazılmaz) fakat bizim yerli müteşairler ve ni-şuara, ilamaaşallah telif hakkı zırvasıyla malı götürüyor; beş para etmez şiirlerini 300-500 sayfada topluyor; 50 liraya, 60 liraya satıyor. tahirül mevlevi nin ise daha divanı bile basılmıyor. yayınevlerinin ne kadar kepaze bir durumda olduğu da aşikar oldu böylece... yani bu millet ne şairin ne olduğunu biliyor, ne de şiirin. böyle bir saçmalığa kimse itiraz etmiyorsa ben ediyorum, etmeye de devam edeceğim!?

    ----

    dindar adam5 ay önce
    ne çok şaşalı cümlelerin belini kırmışsınız, halbuki hiçbirşey de söylememişsiniz...varsa da yoksa da eskiler...eskiler eskidi, yenilere alışın artık...?
    ----

    birkereyemahsus5 ay önce
    çok güzel şeyler, yani hakikat size hiçbir şey olarak geliyorsa, bazı şeyleri işinize gelmiyorsa, siz de anlaşılmayan şiirleri okumağa devam edin kardeşim. zorla mı? ben yenilere de alışkınım. ismet bey'in sevdiğim şiirleri de olduğunu söyledim.?
    ---

    mütemadiye n4 ay önce

    şiir tercümede kaybolan bir şeydir. bu sebepten şiirin yazıldığı millete ait değilsen, kültürüne uzaksan anlamaman normaldir. üzülme. artı kedi uzanamadığı ciğere mundar dermiş. ismet özelin şiirini anlamıyorum diyorsun. okumayabilirsin, ağır gelebilir. zorlayan yok. hilmi yavuz felan okuyabilirsin. hermetik şiir diye birşey var. bilmiyorsan google yaz bari. o
    of not being a jew kitabın ismi bile yabancı demişsin: türkçede tam anlamıyla karşılığı olmadığındandır. türkiye de edebiyat üzerine bir tartışma ortamı yok. tartışılacak eser de yok malum. kitap yazacakmışsın tutan mı var. :) ismet özelin yazdıklarını sadece dernektekiler anlayabilir gibi şeyler yazmışsın: bu şiirin bir bölümünde ismet bey onlara da giydiriyor zaten ( allahın günü serçesiz güvercinsiz..) bu video için : okuyan arkadaşın yorumu şiirin durak yerleri fena değil ama görsellerin çoğunluğu şiirle alakasız geldi banada. bu konuda haklısın. zaten ismet özelin söylediği gibi "sanat eserleri birbiriyle örtüşmez..."?

    ---

    birkereyemahsus14 saniye önce

    yazınızı yeni gördüm, geç cevap için kusura bakmayınız. sen dalga mı geçiyorsun benimle? haddini bil, senin karşında ismetine de, nazımına da, necip fazılına da meydan okuyan iddialı birisi var, o geçtiğin dalgaları müsait ve namüsait yerlerine monte ederim. sen kimsin de benim milletimi sorguluyorsun? nâili varken hilmi yavuz da kim? sen beni kendin gibi fetöcü mu sandın, münafık! sen şiir nedir biliyor musun, ömründe kaç tane şairin divanını okudun? ben serbest şiir okumam, bir tek ismet özel okudum, başka bir şairi de okuyacağımı zannetmiyorum. ismet özel'in sevdiğim mısraları da var, baştan sonra sevdiğim şiirleri de vardır fakat of not being a jew deki şeyler şiirden çok satirik, siyasi şeyler. bu kadar basit yani. ismet özelin sahip olduğu sosyalist birikim vesaire kadar bilgili olmayabilirim, onun kadar çok şeyler yaşamadım lakin şiirin ne olduğunu ismet özelden ve sizden mi öğreneceğim yahu? ve ben çok şükür türküm. dinosorous rinosoruslara bitimsiz yakınması mıdır nedir, öyle bir şey vardı, okurken sıkıldım, saçma sapan şeyler, cümle kuruluşları bile anlaşılmıyor. eğer bu türkçeyse, tepe tepe kullan o türkçeyi... anlayabiliyorsan bana da bir anlat da, hangimiz hangi millete aitmişiz, öğrenmiş oluruz. ben uzanamadığım ciğere değil, ciğer olmayan bir yiyeceğe murdar diyorum, var mı itirazın lan?! yallah, yallah... başka kapıya!?

    ---

    ibret-i alem için paylaşıyorum. onu eleştirme, bunu eleştirme, kimi eleştireceğiz? ben sevmediğim insanları değil, sevdiklerimi, ehemmiyet verdiklerimi tenkid ederim.

    ismet özelin düşüncesine (gerçi gazzali hakkında ona katiyyen katılmıyorum ya) lafım yok belki ama şiiri daha çok tenkidi hak ediyor. bana birileri türk değilsin diyecek, türk olmadığın için ismet özeli anlamıyorsun/çatıyorsun ona diyecek, ben de ona cevap vermeyeceğim. teker teker değil, biner biner de saldırsanız, ben şiir olmayan şeye şiir değil diye haykırmağa devam edeceğim, tamam mı? türk şiiri bu mudur yani? buysa, güle güle mi okuyorsunuz, ağlaya ağlaya mı, kararı siz verin...

    of not being a jew adlı kitapta, limon küfü şiiri de dahil olmak üzere, kaç tane ruhunuza işleyen, hatta ezberlediğiniz şiir var? söyleyin yahu? azıcık dürüst ve namuslu/cesur olun lan. fanatizm yapmak eğer bu kadar kolaycılıksa, ben fanatizmi sizden daha iyi yaparım. ama mesele o değil!

    ben o kitaptan bir tane şiiri ezberledim, o da "ben türk dediysem eğer" adlı epigramdır. o da şiir değildir, epigramdır. şiir başka, epigram başka... epigrama şiir denmez, bakmayın siz lügatta yazılanlara.

    "bu bir veda konuşmasıdır."

    hadi bakiyim, hadi, öğrenin gelin şiiri de öyle konuşalım. şiire siz veda edebilirsiniz, ben etmiyorum, etmeyeceğim de!