şükela:  tümü | bugün
  • elestirmenlikten gelen, this sporting life, "if...." (bkz: if), "o lucky man!" (bkz: o lucky man) gibi filmleriyle ingilizlerin free cinema akiminin onculerinden olmus yonetmen.
  • l'altra solisti...
  • telefon tel aviv'in sound in a dark room şarkısındaki vokallerin sahibi hatun.
  • 1923-1994 yılları arasında yaşamış, if, o lucky man, this sporting life ve britannia hospital filmlerinin ingiliz yönetmeni. öncelikli olarak sequence adlı sinema dergisinde sinema eleştirmenliği yaptıktan sonra, 1956 yılında karel reisz ve tony richardson ile birlikte free cinema akımını ortaya çıkartır. böylelikle yönetmenliğe başlamış olur ve 1957'de bu akımın en önemli örneği olan every day except christmas isimli belgesel filmini çeker.
    bu akım dahilinde yaptıkları filmlerde toplumsal gerçekçi yaklaşımı önde tutarlar ancak buna öznel bakışı da ekleyerek yeni bir gerçeklik yaratırlar. fakat kısa süre sonra lindsay anderson free cinema manifestosundan ayrılır ve daha çok etkisinde olduğu nouvelle vague akımına yakın, kişisel temalara ve çözümlemelere daha çok yer veren bir sinema yapmaya başlar. yeni yönetmenlerin de ortaya çıkmasıyla free cinema akımı değişmeye başlar ve british new wave halini alır.
  • 1950'lerin özgür sinema hareketinde önemli rol oynayan yönetmen, kuramcı, eleştirmen, yazar ve belgeselcidir.
    kendisiyle yapılan bir röportajda o'na şu soru yöneltilmiştir: "tony richardson ve karel reisz ile birlikte ilkeler manifestosuna dayanan bağımsız sinema akımını çok da naif duygularla oluşturmadınız, öyle değil mi?" anderson'ın verdiği yanıt ise şaşırtıcıdır: "filmlerimizi gösterime sunmak için bir akıma ihtiyacımız vardı ve bağımsız sinema manifestosu bu nedenle ortaya çıktı. bu, tamamen yanlıştır diyemeyiz fakat aynı duyguları paylaşan, aynı filmleri yapmak isteyen bir grup insanın bir araya gelerek, sadece manifestoya dayanarak film yapmış olduğu izlenimi oluştu fakat bu doğru değildir. manifesto, elbetteki bizim bir yansımamızdır; fakat ne benim ne de bizim içimizden bir başkasının bu manifestodan etkilenerek filmlerimizi yaptığımızı sanmıyorum."
  • 50'li yillarda gelisen ozgur sinema hareketinin isim babasi ingiliz yazar ve yonetmen.

    1955 yilinda isitme engelli cocuklarin egitimleri uzerine cekmis oldugu thursday's children adli belgesel ile oscar kazanmistir.

    ozgur sinema manifestosunu tony richardson ve karel reisz ile birlikte yayimlanmasinda rol almistir.

    "filmlerimizi gosterime sunmak icin bir akima gereksinimimiz vardi ve bagimsiz sinema manifestosu bu nedenle ortaya cikti. bu, tamamen yanlistir diyemeyiz fakat ayni duygulari paylasan, ayni filmleri yapmak isteyen bir grup insanin bir araya gelerek, sadece manifestoya dayanarak film yapmis oldugu izlenimi olustu; gercekte bu dogru degildir. manifesto, elbetteki bizim bir yansimamizdir; fakat ne benim ne de bizim icimizden bir baskasinin bu manifestodan etkilenerek film cektiklerini sanmiyorum"
  • az evvel izlediğim bir film olan if lindsay anderson isimli bir ingiliz yönetmenin 1968 yılında çektiği bir başyapıt ve resmen biz geleceği yani bugün yaşadığımız günleri haber veren bir muhteşem film . filmi izlemek isteyenle için özellikle final çok çarpıcı o gün için belki saçma ve anlamsız bu son günümüzde defalarca ve defalarca dünyanın her köşesinde özellikle batı ülkelerinde sıkça yaşanadı ve yaşanmakta bir insan ve yönetmen bir film çekerek ancak bu kadar mesaj verebilir ve insanları uyarabilir bu filmi izleyin ve ne denilip ne anlatıldığını anlayın umarım izleme fırsatınız olur.