şükela:  tümü | bugün
  • 8 kasim 2002 dream theater istanbul konseri'de es geçilmeyen parça. solo kısmına harika eklemeler yapılarak çalınan parça...
  • konserde "neydi lan bu" diye düşünmeme sebep veren 1-2 şarkıdan biri. nasıl mı ? gayet güzel $arkı.
  • sometimes kisminin tuyler urpertici bir soylenisi vardir james labrie tarafindan.
  • zevk adına allah ne verdiyse girişen* dream theater şarkısı. düzenleme itibarıyla çok kalabalık bir şarkı ama akışına alıştığınızda o kalabalıktaki herkesi tanımak istiyorsunuz.
  • yanık vokallerde konuk olarak kings x'ten doug pinnic'in bulunduğu nefis şarkı.
  • kanımca dream theater'ı en iyi özetleyen cümledir.
  • mike portnoyun hi hat ve ride ile harikalar yarattığı şarkılardan sadece birisi.
  • sözleri john petrucci ye ait olan dream theater eseri

    sometimes, for a moment of bliss
    and the passion, we're craving
    there's a message we miss
    sometimes when, the spirits left alone
    we must believe in something
    to find if we've grown

    tragic reflex, shattered calm
    static progress, senses gone
    numb awareness, final psalm

    swept away with the tide
    (swept away with the tide)
    through the holes in my hands
    (through the holes in my hands)
    crown of thorns at my side
    (crown of thorns at my side, yeah, yeah, yeah)
    drawing lines in the sand

    sometimes, if you're perfectly still
    you can hear the virgin weeping
    for the savior of your will
    sometimes, your castles in the air
    and the fantasies you're seeking
    are the crosses you bear

    sacred conflict, blessed prize
    weeping crosses, stainless eyes
    desperate addict, faith disguised

    swept away with the tide
    (swept away with the tide)
    through the holes in my hands
    (through the holes in my hands, yeah)
    crown of thorns at my side
    (crown of thorns at my side)
    drawing lines in the sand

    we fabricate our demons
    invite them into our homes
    have supper with the aliens
    and fight the war alone
    we conjure up our skeletons
    enlist the den of thieves
    frightened from our closets
    then sewn upon our sleeves

    in the stream of consciousness
    there is a river crying
    living comes much easier
    once we admit
    we're dying

    sometimes, in the wreckage of our wake
    there's a bitterness we harbor
    and hate for hatred's sake
    sometimes we dig an early grave
    and crucify our instincts
    for the hope we couldn't save

    sometimes a view from sinless eyes
    centers our perspective
    and pacifies our cries
    sometimes the anguish we survive
    and the mysteries we nurture
    are the fabrics of our lives

    swept away with the tide
    (swept away with the tide, yeah)
    through the holes in my hands
    (through the holes, holes in my hands)
    crown of thorns at my side
    (crown of thorns in my side)
    drawing lines in the sand

    backi vokallerde king's x 'ten doug pinnick yer almakta
  • sevdigim dream theaterin gercekten en iyi uc parcasindan bir tanesidir, ozetin giris paragrafi...
  • grubun en muhteşem sözlere sahip parçalarından biridir. en sevdiğim kısmın türkçesi şöyledir;

    şeytanlarımızı imal ediyoruz,
    onları evlerimize davet ediyoruz,
    yaratıklarla bir akşam yemeği,
    ve tek başımıza savaşıyoruz,
    iskeletlerimizi aklımıza getiriyor,
    hırsızların mağarasına gönüllü oluyor,
    kendi dolaplarımızdan korkar hale geliyoruz,
    sonra da giysilerimizin kollarını dikiyoruz.