şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bunu alanlar bunu da aldi: 'ekonomik buhran'dan alkollu icki sektorunun etkilenmemesi' ve hatta iskandinavya'dan son gelen istatistiklere goz attigimizda, 'ekonomik buhran zamani yukselen icki satislari'

    meali: buhran zamani cogu tuketim mallarinin tuketimi dusse de, tam da herkes isini kaybedip sokaklar 'buhran'li insan kayniyorsa, etrafiniza bakiniz, siritarak sokaklarda yuruyen kravatini gevsetmis adam, yeni 'budweiser satis muduru' pozisyonuna getirilmis husnu husniye'dir, satislar buhran zamani ne de tavana vuracaktir kimbilir. ya da estee lauder'in sirketi baskani leonard lauder'in pek pariltili adamlarindan biridir, kadinlar kendilerini buhran'in yarattigi sikintilardan bir nebze olsun kurtarmak icin estee'nin kavun kokulu yeni dudak parlaticisinin aynadaki parlamasina teslim ederken, isini kaybeden/kaybetme stresiyle yasayan erkek/kadin kismimiz, her stresli -belki de isyerlerindeki son- gunden sonra kosedeki bara gunluk hac ziyaretleri sirasinda, bir, iki, uc bilemedin bes budweiser esliginde basedemedikleri stresin her bira sonrasi ziyaret ettikleri tuvaletin sifonuyla birlikte kaybolmasini beklerler.
  • ekonomik duraksama* ve hatta buhran* dönemlerinde gözlemlenen ilginç bir fenomendir lipstick effect veya türkçeleştirilmiş haliyle “dudak nemlendirici effect”. ekonomideki gidişatın pek iç açıcı olmadığı zamanlarda, tüketiciler – özellikle de kadın tüketiciler - keyfi harcamalarını kısarlar, ve de mali durumlarını gözönünde bulundurarak pahalı giysilerden, mücevherlerden, seychelles adaları’ndan uzak dururlar. ama enteresandır ki, lüks mal tüketimindeki düşüşe paralel olarak, ruj, dudak nemlendirici ve benzeri ürünlerin satışında dikkat çekici bir artış görülür. bunun sebebi de, normalde alacağı pahalı ürünlerden bir süreliğine de olsa feragat eden kişilerin, lipstick gibi küçük, ucuz, rahatlatıcı ürünlere yönelmeleri, bu tür bütçeyi zorlamayan tüketimlerle teselli bulmaya çalışmaları, yepyeni bir vizon kürk gibi büyük mutluluklara kavuşana kadar böyle ufak tefek şeylerle kendilerini avutmalarıdır. mesela, amerikan ekonomisinin uzun süren bir büyüme döneminden sonra tökezlediği 2001 yılının ikinci yarısında, ruj ve dudak nemlendirici satışlarında önceki seneye göre %11’lik bir artış gözlemlenmiş; aynı şekilde ekonominin durağanlaştığı 1990-91 yıllarında da “ruj ve yüze sürülebilecek diğer ıvır zıvır şeyler” endüstrisi çok başarılı bir performans sergilemiş. bu fenomenin altında “pahalı veya gösterişli bir şeyler alamasam da, en azından hala keyfi alışveriş yapabiliyorum” diyebilmenin sakinleştirici etkisinin yattığını tahmin etmek güç değil. insanlar maddi olanaksızlıklar yüzünden bir takım zevklerinden mahrum kalsalar ve her istediklerini alamasalar da, hala kendilerine küçük hediyeler verebileceklerini görmek, akıllarına estiği gibi harcayabilecekleri bir gelirleri olduğunu teyit etmek hoşlarına gidiyor, içlerini rahatlatıyor sanırım.

    kavramımız ilk defa 2001 kasim'inda emily watson isimli bir gazeteci tarafından the wall street journal’daki bir köşe yazısında kullanılmış. daha sonra èstee lauder şirketinin başkanı leonard lauder bir adım daha ileri gitmiş, ve de ruj satışlarının incelenmesi sonucunda ekonominin gidişatının anlaşılabileceğini ve kısa-orta vadedeki ekonomik durum hakkında tahminler yapılabileceğini öne sürmüş; buna da “lipstick indicator” ismini vermiş. soyadı “lauder” olan ve bu sayede èstee lauder şirketinin üst düzey yöneticiliğiyle hayatını kazanan birisi için söylemesi kolay tabii, benim emektar halkım düz ekran sony televizyon alamıyor, 2001 model arabasını yenileyemiyor, rujlarla, el kremleriyle, bir takım kaygan zerzavatla yetinmek zorunda kalıyor, ona ne?
  • ekonomik krizin yaşandığı zamanlarda insanların daha az lüks mal/ürün tüketme eğiliminde olduklarını ileri süren bir teori. çok pahalı bir kürk almak yerine pahalı bir dudak nemlemdirici ya da ruj almak buna örnek verilebilir.

    peki neden ruj etkisi denmiş ve kadınların konuyla ne alakası var derseniz; sebebi evrimsel psikoloji. yani kadının çiftleşme psikolojisi, tüketici davranışları ve bu ikisi arasındaki ilişki.
  • bu teorinin doğruluğunu ülkemizdeki sephora, watsons, gratis benzeri mağazaların son zamanlarda iyice artmasından, satışlarından anlayabiliriz. nüfusa paralel istatistiksel olarak mağaza sayısı artıyor diye düşünebilir ama tekstil, teknoloji mağazaları bu ivmeyle artmıyor. hatta marketlerde de gitgide kozmetik bölümü genişliyor. botoks, nail art, protez tırnak, kaş kaldırma, saç ektirme gibi bir sürü estetik uygulaması acayip popülerleşiyor. estetik, güzellik sektörü krize rağmen büyüyor. çalışan arayan sitelere biraz sektör araştırması yapayım diye baktığımda güzellik, estetik sektörünün çok fazla istihdam sağlayan bir sektör haline geldiğini görüyorum. artan şekilde çalışan alıyorlar. sonuç olarak var böyle bir şey, gözlem yaparak yüzde yüz katıldığım önerme.