şükela:  tümü | bugün
95 entry daha
  • başka bir başlıkta, bu başlığın konusuna girdiğimi fark edip geldim buraya.

    lise arkadaşlığı, birbirini gerçekten seven, birbirine kötü niyet beslemeyen, samimiyetini veren, cebinde olanı birbirine harcayan-hiç hesap yapmaksızın birbirinden sakınmayan, içinde tüm olanı korkmadan birbirine anlatabilen, birbirini güldüren, kötü günde destek veren, arayan-soran ve birbirini görmediğinde içten özleyen arkadaşlıklardı...

    hangi ara bu kadar yaş aldık da anı oldu şimdi bunlar. ve hangi ara bu arkadaşlıkları kurmak imkânsız oldu bu kadar. insan inanamıyor ya.
    şimdi şimdi dank ediyor insanın kafasına.
    birbirini görmek için heyecanlanmak diye bir şey vardı o zamanlar. vakit kollardık buluşmak, bir araya gelmek için. aynı yatağı, aynı su bardağını, aynı sigarayı paylaşırdık. derdi kederi anlatır, rahatlardık. aşk acılarını ya da sevgililer ile geçirilen her dakikayı atlamadan dinler ya da dinlenirdik. hakikaten beraber ağlar beraber gülerdik. ne çok şey bulurduk anlatacak birbirimize... gece evde geçirilen saat bitsin ve sabah olsun da yine bir araya gelelim isterdik.

    şimdi sabahları 5 dakika fazla uyumanın hesabını yapan ben, farklı lisede okuyan arkadaşımla okul saatinden önce biraz görüşebilmek için gün ağrımadan kalkar, yeri gelir kar kış demeden yürüyerek o saatlerde (sabah 6'da) açık olduğunu keşfettiğimiz bir börekçide buluşurdum. yahu yok o muhabbetin tadı hiçbir yerde.

    sözün özü, bitti o enerji, o dönem. ama hayatımda, boğazıma şimdi şimdi düğüm olan çok güzel lise arkadaşlıklarım oldu. lise arkadaşlığının güzelliği başka.

    her neredeyseler, umarım hepsi çok mutludur ve belki ben de akıllarına geliyorumdur.
  • benim için,
    elekte kalanlar sağlam çocuklardır.
    çok iyi anlaşırız, leb- demeden leblebiyi anlarlar. aramızda samimiyetle karışık hassas bir saygı çizgisi bulunur.
    kırmamak için hatalarınızı pek yüzünüze vurmazlar.
    hafiften gaz verir, yükselmenizi sağlarlar.
    kötü günde arar sorarlar.
    velhasıl kelam severim lise arkadaşlarını,arayıp sorarım hatırlarını.

    bir de, hala görüşüyorsanız, ilk okul arkadaşları vardır.
    samimiyet tavan, saygı 0 dır.
    lakin kötü gününüzü iyi eden olurlar.
    yanlışlarınızı yüzünüze vurur, kendinizi "göt" gibi hissetmenizi sağlarlar.
    yüzüne övmez, arkandan konuşturmazlar.
    çok kavga eder, ama küsemezsiniz.
    arayıp sormam aylarca, bir gün bir telefon çalar,
    -"niye aramıyon göt" diye çıkışır.
    mahçup eder seni.

    cenazeniz olduğunda,
    lise arkadaşlarınızın hepsi yanınızda durur,
    başka memleketten gelen ilk okul arkadaşınız misafir ile ilgilenir, tabutu da o kaldırır.
    işini bırakıp gelemeyen annesini, babasını gönderir başsağlığına.
    (öyle ki annemin cenazesinin 3. günü şerefsiz patronlarım yüzünden yarım gün çalıştım,ben yoktum onlar vardı)

    şöyle bir şey var , benim çocukluk arkadaşlarımı (ilk ve orta okul) tanıyan bütün lise arkadaşlarım onlara hayran.

    çocukluğum çok şanslı geçti benim. çok sağlam dostlar edindim.
    lise arkadaşları ise, dediğim gibi elekte kalan 3-5 kişi, sağlam çocuklar ama bir "ilk okul" arkadaşı değil benim için.
  • birkaç tanesi hariç alayı orospu çocuğuydu lan.
  • bir tanesi var benim için; geride kalan tüm insanlara bedel.
  • her ne kadar kırılsak küssek de hayattaki gerçek dostlarımdır. her ne kadar birbirimizden uzak mesafelerde de olsak bir telefon kadar yakındırlar.

    lisede saf duygularımız vardı galiba , dostluklara saflıkla yaklaşırdık. o yüzden böyle güçlü kuruldu bu arkadaşlıklar. yıllar geçse de hala ilk günkü gibi samimi ve içten.
3 entry daha