şükela:  tümü | bugün
  • babam bırakmıştı. okulun önündeki hatunları görünce '' tekrar lise mi okusam'' demişti . bana yeni okul hayatımda başarılar diledi. güzel bir harçlık verip işine gitti. okula girdim. o günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı :)
  • insanın hayatında önemli kırılma noktaları yaşayabileceği bir dönemin ilk günü. okuduğum lise tam gündü. daha önceden tam gün okulda eğitim görmediğim için saatler, dersler ve öğle arası geçmek bilmemişti. eve geldiğimde horul horul uyumuştum. o gün hoşgeldin sessizlik diye yaşanmış bir şizofreni hikayesini anlatan karamsar kitaba başlamıştım. tam olarak her anlamda bunalım bir gündü.
  • okula annemle gittiğimi hatırlıyorum. "onno bon tok boşomo gotmok ostoyorom" şeklinde iğrenç bir ergenlik yapmamış olmam gerçekten takdire şayan.
  • makam aracı ve korumalar eşliğinde giriş yapmak zorunda kaldığım, doğal olarak tüm dikkatleri üzerime çektiğim saçma sapan bir gündü!
    not: silmek istenen anılar listemde ilk 5’te yer alır.
  • istanbul'un boktan bir düz lisesinde geçen ilk gündür. mahalleden arkadaşımla son düğmeye kadar iliklenmiş gömlek, kravat, süveter ve kundura ayakkabı tamlamasıyla gittik. okulda herkesi beyaz yakalı tişört, siyah pantolon altına da adidaslarla görünce biraz zoruma gitmişti. benim hayalimdeki lise böyle bir yer değildi.
  • ifade yanlışı olan cümle. birkaç gün boyunca başlayamazsın liseye. sadece 1 gün, o gün içinde de sadece 1 an içinde "başla"yabilirsin. başladıktan sonrasına "devam etmek" denir.
  • herkesin birbirini tanıdığı bir yerde, herkese yabancı tek kişi olmak.
  • her genç liseli adayına denildiği gibi bana da “olm kızlar teklif ediyor” denilmiştir.
    şimdi benim yapımda genel olarak herşey erken başladığı için ergenliğe de erken girdim bunu sivilceden ve iskanlar ergenden ziyade libido seviyemden algılamıştım.

    lise’ye başlıyorum daha gitmeden annem daha okulun ilk günü dedi ki olm bak dikkat et, kızlardan uzak dur orası lise vesaire. şimdi bu laf, bu psikolojide olan birisine söylenmemeliydi.
    ohooo olm kızlar gelecek kafasıyla kalkıp okula girdim. sınıfa girdim, kimse kimseyi tanımıyor haliyle suskun takılıyorlar derken bir süre sonra kaynaştılar falan ama gelip teklif eden yok.

    zaten ortamı da sevmediğim için ilk dönem okulla beraber devamsızlıkları da boşladım. güzel bir devamsızlık ve 9–10 tane boncuk içeren karneyle eve geldikten sonra akşama boks maçı oldu. sonra toparlanmam gerekti.

    lise 2’te libidomu kontol etmeyi öğrendim, yoksa sıkıntılı durulmlara girebilirdim.

    üniversiteye giderken de “kızlar teklif ediyor” olm denildi. yav he he dedim üniversite’ye de başladım. evet, teklif eden olmadı ama 3’üncü sınıfa kadar. 3.sınıf başladığında sanki iddiaya girmiş gibi kızlar iyiden iyiye yazılıyordu. okula o dönem jilet gibi gitmeye başlamıştım, imajıma çeki düzen falan vermiştim. gelen teklfileri reddetmek durumunda kalmıştım. pişman mıyım evet! sonradan dank ediyor bazı şeyler.
  • lisenin son günü ile arasında dağlar kadar fark olan gündür.

    istediğim liseyi çok az farkla kaçırıp tripler içinde başladığım lisemin ilk gününde ortaokul yıllarından tanıdıklarımla aynı sınıfta olduğumuzu öğrendik. o zaman hepimiz çok mutlu olmuştuk.
    ama gelin görün ki mezun olurken karambolde kepimi kimin kafasına fırlatsam diye bakıyordum.
  • ıstanbul pendik'te bilenler bilir endüstri meslek lisesi'ni. heh işte oraya başlamışız biz tabii a.m.l öğrencisiymişizde peder baştan öğrenmemiş banada gitmiş endüstri ceketi falan almış. lisede var 7k öğrenci ben ne yapacam ne bok yiyecem diye düşünürken gel gelelim başladı öyle. e sonrada biz alıştık ve bi bakmışım onlardan beter olmuşuz ilk günü; ceket,beyaz gömlek, kumaş pantolon, kundura ayakkabı ve sonuna kadar çekilmiş kravat sonraları; dar paça pantolon :d beyaz dar gömlek, deri ceket ve bi takım süperstara bıraktı kendini :d ve hala duygulanırım aklıma geldikçe lise son sınıfın son cuması :)