şükela:  tümü | bugün
  • bu seneki film festivali kapsamındaki küba!da bir otobüs durağında geçen filmin adı.
  • bir mikro-küba olarak yansıtılan mekanıyla yönetmeni olan juan carlos tabio(bkz: çilek ve çikolata)nun ülkesini eleştirdiği film.
  • orijinal adı lista de espera* olan, juan carlos tabionun yine vladimir cruz*u başrole koyduğu filmdir. bir terminaldeki yolcuların ortak hayalleri üzerine kurulu bir hikayedir. izlemeye başlamadan önce çilek ve çikolata*daki gibi bir karamsarlık içine gireceğini düşünür insan ancak inanılmaz keyifli bir yapım olduğu ortaya çıkmıştır. yine bir açıdan küba'daki sosyal durumun eleştirisi hakimdir filme. ancak bunu daha keyifli bir biçimde aktarır.
  • belge film tarafindan vizyona sokulan film.
  • şu an cnbc-e de yayınlanmakta olan şirin film..

    (şirin dedim ya.. ne tatlıyım di mi..hihi)
  • bir transit küba otobüs terminalinde otobüs bekleyen bir gup insanın hikayesi.
    daha fazlası spoiler olacak.
    aldığı ödülleri kesinlikle hakeden bir küba-ispanya-fransa ortak yapımı.

    yalın, keyifli ve izleyiciye tebessüm ettiren bir film.
  • küba'daki yaşamı, günlük hayatı ve o hayatta ki sorunları iyimser bir dille eleştiren güzel film.
  • türkçeye otobüs durağı olarak çevrilmiş, 2000 yılı yapımı juan carlos tabio filmi. film 2001 yılında havana film festivalinde en iyi senaryo ödülü almış olup , gösterildiği istanbul film festivalinde de büyük övgüler almıştır. çok iyi oyuncu kadrosu ve mütevazi bütçesiyle sıcacık bir eser.
    instela sözlük yazarı setheleh'in mükemmel tahlili.
    '' bir grup insanın mahsur kaldığı bir istasyonda yaratılan mikro küba tasviri ile bir tren istasyonu ve orada kısılıp kalmış insanlar üzerinden sosyal eleştiri yapan ve bunu üçüncü dünya sineması hareketi bağlamında perdeye aktaran enfes juan carlos tabio filmi.
    filmi konumlandırarak başlamakta fayda var. bireysel sorunlara odaklandığı için üçüncü dünya sineması kapsamında değerlendirilmeyen nouvelle vague (yeni dalga) yönetmenleri temsile dayalı anlatıyı kıran, her objenin ve her tavrın anlatının tamamlayıcısı olmadığı, kendinizi yabancılaştırdığınız ve bu sebeple pasif seyirci değil de yönetmenle aynı hizada birine dönüştüğünüz filmler üretiyordu, (biraz da brecht'in tiyatroda yaptığını yapıyordu) oysa üçüncü dünya sineması hareketi seyirciyi harekete geçirmeyi, politik bir bilinç ile filmin tartışmasına katılmayı şart koşmuştu. bu bir latin amerika filmi olmak zorunda değildi, bir amerikan filmi de olabilirdi. bu yüzden üçüncü dünya sineması çerçevesinde yapılan filmleri yapıldığı coğrafyadan bağımsız olarak ; text, context açısından değerlendirmek lazım. tabio'nun filmi ise bariz bir politik tavrın hissedildiği o filmlerin uzantısı , elbette ki daha konvansiyonel ve daha popüler bir yoldan gideni.''