şükela:  tümü | bugün
  • dogru mu yazdim bilmiyorum ama duyussal tazammum* manasina gelen ve hazirlik orta1 gibi zki dasagi yayip takilmamiza imkan veren bir ders bicimi idi. genellikle ingiliz vesaire olan hocalar ellerinde o donemin favori hareketli muzik seti moving sound ile kasetleri takar, sarar, dinletir on siralarda oturan dombili kiz disinda kimsenin cevaplamaya tenezzul etmedigi sorular sorardi.

    dinleme parcalarinin metinleri su sekilde olurdu

    - ekskuz mi hev yu siin may bayk?
    - em ay di muhtar of yor bayk? daz eni sayn seys so?
    - no bat ay em efreyd ay kent fayn it
    - sooo?
    - so du yu nov ver it iz
    - it iz ver yu put it hadi kamon lets go
  • bi de turk bir hanim kizimiz bazen araya girer mevzuyu aciklardi, duruma uygun ambiyans seslerin arasinda, nerede oldugumuzu , ne yasandigini bildirirdi.

    seli pazardadir, iki kilo bas sogan, 3 demet gobek marul alacak.

    - helo
    - helo madama kam best in di envayrmint
    - hav mac?
    - trififti iic it iz sugir kam teyst
    - tu mac
    - yu nov madama yu nov (sen bilirsin manasinda)
    - ooo yu ar robbin men
    - go ehed madama don meyk mi engri yu klos di vending eriya
  • cok da guzel sarkilar soylenir nesemize nese katilirdi. do you have a lot of money(i dont but joneses do) isimli eserle sosyal adaletsizlikler ve paranin mutluluk getirmedigi come and see my car ile araba ile insanin gotunun hemen kalkabilecegi fikri asilanirdi.

    misal come and see my car in sozleri su sekildeydi (track course booktan)

    "come and see my caaar
    it s great its fantastic
    i like it i like it
    its great its fantaaaaastic"

    iyi de boyle cigirtkan gibi bagirilir mi?
  • istek vakfi'nın şahane okullarında ise listening and speaking versiyonu bulunan bu joker ders aramızda listening and sleeping (kahkahalar) diye adlandırılır, haftada 4 saat neşe dolunurdu. zira adı üstünde o derste olur olmaz şaklabanlık yapılır, asla ilgi alaka gösterilmez, kim nerede kiminle ne yapıyor oyunu oynanıp sınıf arkadaşlarımızın hazırlık sınıfına göre müstehcen (öpüşüyor) maceraları ile coşulurdu.

    görüyorum ki kimse tree or three kitabını kaale almamış. ondandır herhalde türk insanının ingilizce'yi yazıldığı gibi okunduğu yanılgısına düşmesi.
  • ingilizce bölümünde okuyanlara haftada 4 saat zorunlu olarak verilen bir derstir kendisi. devlet okullarında ahı gitmiş vahı kalmış eski roadstar marka teypler ile bir şekilde o 4 saat geçirilir. öğretmen gelmeden teybi öğretmenler odasından alan öğrenci illa bir muzurluk yapacak ki direk tape off - fm on yapar, öğretmen fişi taktığı anda sınıfta inanılmaz bir gürültü kopar, çılgınlar gibi gülünüp eğlenilir. ders bitiminde sınıfta unutulan teyp ile türlü şaklabanlıklar yapılabilir.
    işin en ilginç yanı bu dersten bir de sınav yapılmasıdır ki, yapılan sınavda öğrenciler bir bok anlamadığından, öğretmen elindeki zımbırtıdan okur teypte konuşulanları.
  • toefl adi verilen gavur icadinin bir bolumune verilmesi uygun gorulmu$ isim.
    zira bu $eytan icadi testin bir bolumunde kasetten (ya da doneme uygun plak, cd, dat, mp3...) bir dialog, bilemedin bir konu$ma dinletilir, hemen akabinde kasettekilerle ilgili sorularin test kitapciginda -ki artik bilgisayarla yapiyorlar testleri- ogrenci tarafindan cevaplanmasi beklenir. boyledir evet.