şükela:  tümü | bugün
  • hatırlıyorum. antalyadaydık. kırmızı bi kapsül babam içiyordu her gün. rengi hoşuma gidiyordu. ben de içcektim bir gün ama annem içirmedi sonra beni dövmüştü. okuma yazma öğrendikten sonra adının lithuril olduğunu öğrendim. babam hala içiyordu. largactril ve tegretol diye iki kankası vardı o zamanlar. ikinci sınıftaydım evde lithuril kapsüllerini buluyordum sürekli. sonra babam annemi beni ablamı dövmeye başladı. işlerimiz bozuldu. alacaklılar geliyordu. bir gün annem dedi " üç defa tıklanmayan kapıları açma" dedi. bir kaç ay sonra babamı hastaneye yatırdılar. annem grip olduğunu doktorun babamı çok sevdiği için orda kalması gerektiğini söyledi. bu arada kimsenin benim artık okuduğumdan haberi yoktu. artık okuldan sonra hastaneye gidiyorduk. babam hep yatıyordu. bi de sürekli beni öpüyordu. bi gün babamı çok özlemiştim ama beni almıyorlardı hastaneye. annemde beni penceresinin altına götürdü. babamı pencerede görmüştüm ama yerde o kırmızı lithuril ilaçlarını da görmüştüm. anneme gösterdiğimde annem bayıldı. ben ağladım sonra insanlar geldi. annemi de götürdü. hatırlıyorum bir kaç ay babamı göremedim o günden sonra. babamı göremediğim süre zarfında evimizden taşındık ve başka bir yerde kalmaya başladık. sonra bi gün babam geldi. ve taşındık antalyadan. babam yine eskisi gibiydi hala lithuril içiyordu. onların yanına bir kaç yüz ilaç daha eklendi.

    yıllar geçti aklım başıma gelmişti. annem bir gün beni karşına çekti. dedi ki: baban o ilaçları içmezse delirir. korktum ama o benim babamdı. neden o böyle diye düşündüm. kabullenmedim ilk başta. büyüdükçe kabullendim. ama ne olursa olsun o adam benim babamdı. ve babamı babam gibi yapan öyle durmasını sağlayan da lithurildi.

    şimdi 20 yaşındayım. ve babam 51 yaşında. lithuril artık işe yaramaz olmuş. 3 tane içiyor günde. elleri çok titriyor. ve her geçen gün babam gibi olmaktan uzaklaşıyor babam. ve bu arada annem çok yıpranıyor. ikisi de 50 li li yaşlarda ama 60 ı devirmiş gibi gözüküyorlar. korkuyorum lithuril iyi yap babamı.

    edit: gittiğin yerde iyileşmişsindir inşallah babacım.

    huzur içinde uyu..
  • sanılanın aksine antidepresan değil mod düzenleyicidir, bir tür dalga kıran işlevi görür, yani ruh haliniz normal olduğunda etkisini fark etmezsiniz bile ancak o ruh halinin mantıklı bir neden olmaksızın aşırı uçlara gitmesini engeller, yüksek dalgaların kıyılarınızda yıkıcı etkiler yapmaması için dalgaların önüne set çeker.bir avuç da alsanız kafa yapmaz ama zehirlenme yapma ihtimali vardır, zehirlendiğinde kafası oldu sanan varsa bilemiyorum gerçi.kan serumundaki miktarı kontrol edilmelidir, bu da 3-4 ayda bir kan verip test yaptırmanız demektir.ilaç dozajının ayarlanması döneminde bir kaç hafta,haftada 1 kan vermeniz sözkonusu olabilir.kullananlara özellikle hatırlatılması gereken kan testlerini yaptırsanız bile büyük ihtimalle 2 -3 senelik kullanım sonucu tiroid problemlerine yol açar, bu durumda doktor doktor gezip boynunuza ultrason gibi bişeyle baktırıp falan uğraşmaktansa psikiyatristinize danışın, zira tiroidde bir problem olunca kıpırdayacak enerjiniz olmaz ölü gibi olur depresyondayım sanırsınız halbuki sorun tiroidedir falan.bir de tedavide yanında antidepresanlarla desteklenir, genelde acaip yan etkiler yaratan bu antidepresanlardır çünkü lithuril bir antidepresan değildir.doğru ilaç kullanımında yani güvendiğiniz bilimsel yaklaşıma sahip bir psikiyatrist kontrolünde insanı mala çevirmez.çünkü sanılanın aksine bipolar, depresyon vs. tedavisi duyguları bastırıp hastayı mallaştırmak şeklinde tedavi edilmez, duyguların mantıklı bir hale gelmesini sağlar, yani durup dururken bir nedene dayanmayan aşırı duygu yükselme ve alçalmalarını her insanın hissetmesi normal olan çeşitli uyaranlara verilen duygu yükselmesi ve alçalmalarına çevirmek şeklinde tedavi edilir.yolda araba çarpmış bir yavru köpek görünce ağlıyorsanız bu normaldir ama yolda yavru köpek görünce zavallı yavrucak şehir hayatında yapayalnız kesin araba çarpıcak deyip sahneyi kafanızda canlandırıp ağlıyorsanız mesela bu normal değildir, amaç ikinci durumu minimum hale getirmektir.lithuril de bunu sağlar, sorunlu durumların tekrarını önlemek için bir önlem olarak da kullanılır.
  • lityum içeren ilaç . ayrıca (bkz: lithium). 300 mg. lık kapsül ve 400 mg.lık tablet formunda piyasadadır. mood düzenleyici olarak. bipolar veya unipolar bozukluklarda kullanılır. terapötik kan düzeyini ( 0,6- 1,2 meq/l) tutturana kadar doz yavaş yavaş arttırılır. tedaviye başlamadan önce böbrek fonksiyonları, karaciğer fonksiyonları ve tiroid fonksiyon testleri yapılmalıdır. su ve tuz kaybı yaptığından yaz aylarında yeniden doz ayarlaması yapılması gerekir. diüretik alanlarda, böbrek ve karaciğer bozukluğu olanlarda kullanılmamalıdır.
  • manik depresiflerin hayat arkadaşı, kırmızı kapsül.
  • lithium carbonate. antidepresan etkilidir. manik depresif hastalıkların ve endojen depresyonların tedavisinde endikedir. mania gecmisi olan manik depresif hastalarda koruyucu olarak vakaların siddetinin azalmasını ve ortadan kalkmasını saglar.
  • büyük cam ambalajda satılmaktadır. bu lithuril denen hedenin öyle bir leş kokusu var ki şişeyi açıp pamuğunu aldığınızda bile burun direğini sızlatır. bir de doktor tek kullanımda iki doz uyguladıysa hah o zaman yuttuğunuz tek hap lithuril değil. ben ilk zamanlar ekmeğin iç tarafını etrafına kaplayıp yutmayı deniyordum. bildiğin ekmek arası lityum hüplettik vaktinde. farmakoloji dünyasında çığır yeni bir boyutum adeta.

    başlarda deli mide bulantısı yapacaktır ekstra bir de depakin kullanıyorsanız o zaman katmerli bulantılara da hazırlıklı olun. uzun vadede etkileri oldukça başarılıdır. bazen doktor uygun gerektiği zamanlarda bahar vs dönemi gibi dozları artırıyor. gerektiğinde düşürüyor. bir ara kan değerlerim sıçızladığından bırakmak durumundada kaldım. bu ay yine geri döndüm kendisine 2007 den beri 'bazı zorunlu dönemler dışında' kullanmaya devam ediyorum. bipolar bozukluğunuz varsa kaçarınız yok gibi birşey alacaksınız bu zımbırtıyı.
  • lithuril yıllardır recetesiz satılan bir ilactir. sanılanın aksine kafa yapmaz. kanda ki duzeyinin mutlaka 3 er ay arayla olculmesi gerekir ve bu aranın uzatılmaması tavsiye edilir. aksi takdirde birdenbire karşınıza böbrek fonksiyon bozuklukları hypotroidi vb çıkabilir.
  • ulan tıp alemi çok garip. (bkz: bipolar bozukluk)un tedavisindeki en etkin preparatın (bkz: farmakodinami)sini bilmiyoruz. hastaya al kullan diyoruz. o da kullanıyor. ve harbi iyi hissediyor. gel gör ki neyi nasıl hangi ara düzeltiyor belli değil. şimdi ben hasta olsam bunu nasıl kullanayım aklı başında bir insan olarak anasını satayım.

    ağzınıza sıçmak sureti ile sikilmiş ruh durumunuzu cıncık gibi yapabilme potansiyeli yüksek ilaç

    piyasaya (bkz: emetik) olarak sürülse yeri

    bi de (bkz: depakin)le kombini herkesi bilmem ama bana bu hikayeyi anlatan arkadaşta akıllara zarar bir (bkz: tremor) şeetmişti. o eller nasıl titriyor öyle arkadaş.

    *tremor / titreme
    *emetik / kusturucu

    bi de not. mal gibi bunları okuyup ay kusturuyomuş almiim modlarına girmeyin yarrağı yersiniz. hele hele mani yahut hipomani atağında verildiğini göz önüne alırsak ay çok mutluyum hayat çogsel yeaaa ne diye ilaç alcam diye sakın almamazlık etmeyin. sonra gelecek çöküntüyü iyi düşünün. yok lan yalandan değil. cidden bi oturun düşünün. dr verdiyse alın afiyetle yutun. çok daha stabil olacaksınız. bir de rutin kontrol yaptırmak lazım lityum alıyorsanız. drunuz anlatacaktır. o kontrollere gidin.

    kilo aldırır diyenler var. nein davut. yemek yemeden kilo almak diye bişi yok. kortikostreroidleri tenzih ederim. gıdaya dikkat.

    akne, sivilce vs. evet yapabiliyor.

    bir de leş kokuludur. tıkayın burnunuzu.

    ama bunlar fasa fiso. bulanma kusma faslını geçerseniz bayaa bayaa kullanırsınız. nefis de olur. bunun için de yemekle ya da tok alın. çok da heveslenmeyin. yine de ööyykk bööyyykk.
  • eeg, kan tahlilleri ve regl gozlemleri ardindan basladigim yeni mod duzenleyicim. 10 gun 300 300 sabah aksam kullanip kan degerlerimi yeniden kontrol ettirdikten sonra dozu ikiye katlayacagiz eger hersey beklendigi gibi ilerlerse. kendisi kirmizi tatlis kapsuller icinde cam bir kavanozun icinde yatiyor. iki gundur elimde olmasina ragmen cesaret edip baslayamamistim ki bu sabaha kadar. korkunun ecele faydasi yok dedim ve ekmek arasi peynirle bir tanesini gommus bulunmaktayim. bipolar tedavisinde en sık kullanilan ilac ve en etkili oldugu soylenmekte. nitekim durulmayan bir kafa'dan da kendisini yakinen tanimis bulunuyorum. yine de lityumla ilgili ciddi kafa karisikliklarim var. hem artik dogru ilaci bulup onunla devam etmek bu deneme yanilma sureclerinden kurtulmak istiyorum hem de bir ilaca omur boyu bagimli kalma fikrinden inanilmaz korkuyorum. ayrica titreme konusundaki yorumlar da gerdikce geriyor. calistigim sektor nedeniyle elimin titremesi issizligi de beraberinde getiriyor cunku. gerci doktorum el titremesi calismami engelleyecek duzeyde olursa depakinle takviye yapabilecegimizi ve titremeyi onleyebilecegimizi soyledi ama iste. amalar. bakalim bu 10 gunluk surec beni nerelere tasiyacak, neler gorecegiz. ardindan editleyecegim. eyyorlamam bu kadar.

    600 mg ile 2. gun: manikligin dibindeyim. yerimde duramiyor, kahkahalarla guluyor, yeri geliyor yolda kendi kendime rembetiko soyleyerek saatlerce yuruyorum. yetmiyor tabi. bir enerji ki, duvarlari yikasim sonra yeniden yapasim ve ardindan bu ne lan gotum gibi olmus diyerek yeniden yikasim var. oyle cok gulme istegim var ki yururken arkadaslari ariyorum, deliye bak amk kendi kendine gulup duruyor demesinler diye. bu maninin ardindan gelecekleri bildigimden tirsmiyor degilim ya. yine de ne bileyim, ozlemisim.