şükela:  tümü | bugün
  • orijinal adi 'little children' olan, amazon.com'da 2004'un en iyi
    10 kitabi listesine girmeyi basarmis bir 'tom perotta' romani.
  • bu aksam beyoglunda bir kitapcida gordugum, hastasi oldugum kitap kapaklari siralamamda bir numaraya oturan ve sirf bu yuzden aldigim, mumkunse birazdan okumaya baslayacagim kitap.
  • hasta olunasi kapagini hasarli bir tasarim cevheri olan cem ozkurt'un tasarladigi kudurtucu kitap.
  • etrafımdaki herkesin ayıla bayıla anlattığı da bir kitap ayrıca. alacağız, okuyacağız.
    bu arada; eleştirmenlerin bu kitap hakkında yazdıkları, bana zamanında tony kushner için soylenenleri anımsattı.
  • kucucuk yazilmis sayfa numaralari, yumusak sari sayfalari ile nedense elime alir almaz sempati besledigim bir kitap oldu. ilk sayfalardan itibaren gusel mi aglasam mi karar veremedigim bir ruh haline soktu beni ki aynen yuzume yansidigina eminim.
  • ask bir varmis bir yokmus adli kitabin orjinal ismi.
  • patlayan amerikan rüyasi kokan, kolay okunan bir kitap. dikkat! barindirdigi yüksek dozda umutsuzluk etkileyebilir.
  • tom perrotta'nın aynı adlı romanından uyarlanan ve başrollerini kate winslet, jennifer connelly ve patrick wilson'ın paylaştığı film.
    henüz gösterime girmemiş olmasına rağmen, buram buram oscar koktuğu hakkındaki buzz* daha şimdiden interneti sarmış. kadroya bakınca da buna şaşırmamak gerek.

    filmin yönetmeni todd field'ı ise in the bedroom'dan hatırlayabilirsiniz.

    daha detaylı bilgi ve seyrettiğim anda beni sersemleten trailer'ı için:
    http://www.littlechildrenmovie.com/
  • yılın en merak edilen filmi olmuştur bünyemde. bunda da tek faktör hayranı olduğum kate winslet değil, ayrıca filmin aldığı muhteşem eleştirilerin de büyükpayı var. bi de filmi izlemiş bi arkadaşımın söyledikleri. bi de oscar tahminlerinde şimdiden ön sıralar da olması. bi de annemim rüyası. bi de bu sene mezun olmam. bi de geçen gün evden kedimin kaçması falan filan...
  • kitabı okumadım ama filmi seyrettim. filmi seyredince de kitabı iyi ki okumamışım dedim. şayet kitabı okumuş olsaydım, filmi seyrederken bu kadar tedirgin ve bu kadar da merakla seyreder miydim bilemiyorum. böyle trenlerin çarpıştığı, şehvetli bir yasak aşk hikayesi ve fonda da günahsız, masum küçük yavrucakların olduğu bir trailer'ı seyrettikten sonra, hele ki kate winslet'ı bu kadar özlemişken, filmin kendisinin de trailer'ın bir kaç adım ötesine geçerek, sağ gösterip sol vurması takdire şayan bir deneyimdi. "şu canımın içi kate böylesine akıllı, böylesine güzel projeler seçen bir kadın mıdır ya rabbim" diyorum mütemadiyen.

    neredeyse herhangi bir desperate housewives bölümü formatındaki girizgahın ardından, kadraja kate'in sureti girdiği anla senkronize olarak narrator'ın tok sesini duyduğumda irkildim:

    "smiling politely to mask of familiar feeling of desperation, sarah reminded herself to think like an anthropologist. she was a researcher studying the behavior of typical suburban women. she was not a typical suburban woman herself..."

    sanırım şimdiye dek hiç bir filmdeki narration, beni little children'daki gibi etkilemedi. kitap mı okuyorum yoksa film mi seyrediyorum, bir an için kararsız kaldım. ve film ilerledikçe gerildim, gerildim, sürekli tansiyon arttı, diken üstünde oturdum. her an bir trajedi yaşanmak üzere. şimdi değilse bile birazdan. ve aynı zamanda komik bu film, yer yer güldüm. sonra feci seksi bir kaç sahne de mevcut, kate'i cesaretinden, patrick wilson'ı da performansından ötürü kutladım. jennifer connelly ise her zaman olduğu gibi nefis bir göz banyosu. ve trailer'da seyrettiğim o oyuncak trenler çarpışmaya yaklaştı çuf çuf çuf. belli, bir climax adım adım geliyor. ve sonrasında, kalakaldım öylece.

    thomas newman'ın finalde çalan score'una saygısızlık etmek istemem ama, nine inch nails'den right where it belongs çalsın istedim, işte tam o an.

    "see the animal in it's cage that you built
    are you sure what side you're on?
    better not look him too closely in the eye
    are you sure what side of the glass you are on?
    see the safety of the life you have built
    everything where it belongs
    feel the hollowness inside of your heart
    and it's all
    right where it belongs..."

    benim gönlüm tabi hep kate'den yana ama mahallemizin sapığı rolündeki jackie earle haley'e de en iyi yardımcı erkek oyuncu adaylığı vermezlerse, allah bu akademi'yi bildiği gibi yapsın. adam, filmin hoş sürprizi jane adams'ın o patlak-sevimli gözleri önünde hayatının performansını sergiliyor. işte o zaman o pervert karaktere acıyorsunuz ama kızamıyorsunuz.