şükela:  tümü | bugün
  • mumford & sons'ın ilk albümü sigh no more'un ilk single'ı, "folk you!" diye bağıran nefis şarkı. kendiyle bolcana uğraşanlara.

    *

    kendini ölç-biç, kendine tecavüz et-dur. al kalan cesaretini. kafanda yarattığın problemler(l)e harcadığın cesareti. bunca dert neye yaradı? her şey zaten kafandaydı.

    *

    weep for yourself, my man,
    you'll never be what is in your heart
    weep little lion man,
    you're not as brave as you were at the start
    rate yourself and rake yourself,
    take all the courage you have left
    wasted on fixing all the problems that you made in your own head

    but it was not your fault but mine
    and it was your heart on the line
    i really fucked it up this time
    didn't i, my dear?

    tremble for yourself, my man,
    you know that you have seen this all before
    tremble little lion man,
    you'll never settle any of your score
    your grace is wasted in your face,
    your boldness stands alone among the wreck
    learn from your mother or else spend your days biting your own neck

    but it was not your fault but mine
    and it was your heart on the line
    i really fucked it up this time
    didn't i, my dear?
  • muthis bir folk rock sarkisi, insani sokrat'a kadar goturebilir nitelikte know thyself ,bayildim

    uzun zamandir bu sarki benim icin yazilmis dedigim tek sarki
  • 53. grammy ödüllerinde en iyi rock şarkı kategorisinde aday olmuş. aferin evlat. önemli olan yarışmak.
  • "didn't i, my dear?" deyişlerine hasta olduğum şarkı..
  • bu kadar hareketli melodisiyle hüzünlenen, loop'a alıp sigara üstüne sigara yakan, içtikçe içen bir ben miyim bilemediğim mumfordgiller şaheseri.

    "but it was not your fault but mine
    and it was your heart on the line
    i really fucked it up this time
    didn't i, my dear?"
  • kaybedenlerin eğlenmek için dinlemesi gereken şarkı. zaten kaybetmişsin, dinle de eğlen bari di mi.
  • enteresan bir şekilde karşılaştım bu şarkıyla ama muhtemelen rastgele değildi. sözlerine göz attım önce, çok sevdim, yakındı çünkü her daim aldığım öğütlere, ağır, yavaş bi' şarkı bekledim açıkçası ama tempolu, hoş bi folk şarkı çıktı. ne de güzelmiş, ilk dinleyişte aşık olunan şarkılara bir numaralı adayımdır kendisi.
  • kendisiyle 2010 yazında günde en az 12 saat çalışmakta olduğum bir eğlence parkındaki oyun standında tanıştık. standın arkasında çalışanları ve potansiyeli müşterileri etkileyebilmek için çalan radyo günde en az 3 kere bunu çalardı. ezberlemiştim sağolsun o radyo kanalı. beklerdim çalacağı vakiti, hatta sonlara doğru, ne zaman çalacağını doğru tahminlemeye bile başlamıştım.

    şimdi eski forsu kalmadı tabi, dimağlarda hoş bir anı olarak kaldı.
  • şöyle de güzel bir cover'ı olan şarkıdır.

    "i really fucked it up this time" kısmını bağıra çağıra söylemek gerekir.