şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: rigor mortis)
  • (bkz: algor mortis)
  • ölü lekeleri anlamına gelen livor mortisin vücutta görülebileceği yerler ,cesedin bulunduğu pozisyona bağlı olarak değişiklik gösterir. genellikle ölümden sonra kişiler sırt üstü bulunduklarından ölü lekeleri sırtta, bacakların arka taraflarında ve ensede gelişir. cesedin yer ile temas eden bölgelerinde basıdan dolayı kan gelmeyeceği için ölü lekesi de oluşmaz. yüzükoyun pozisyonda lekeler göğüs ön yüzünde ,bacakların ön yüzlerinde ve yüzde, asılmada ayaklarda, ellerde ve genital organlarda görülecektir...
  • ölümden sonraki 0-2 saat arasındaki bölüme deniyor.

    vücut hangi şekilde olursa olsun, bu zaman içinde vücuttaki kan yerçekimine yani aşağıya doğru akıyor ve vücudun aşağıda kalan bölümlerine doğru doluyor. bu kısımlar da dışarıdan leke olarak görünmesine sebep oluyor.

    ölümden sonraki 2-4 saat arası için (bkz: ligor mortis)

    hatta konuyla ilgili çok güzel bir belgesel için;
    http://www.belgeselizle.org/…rg-belgeseli-2059.html
  • ölüm lekeleri. ölüm belirtilerinden biridir. livor mortis kanın vücudun zemine yakın yerlerinde çökmesi sonucu olur, deride kırmızı morumsu renk değişikliklerine neden olur. kalp durduğunda kan vücutta hareketi edemez ve ağır kırmızı kan hücreleri yerçekimi etkisiyle kan serumunun içinde çökerler.

    ölümden üç saat yirmi dakika kadar sonra görülmeye başlar ve 4-5 saat içinde kan kılcal damarlar içinde pıhtılaşmaya başlar. maksimum morluk 6–12 saat arasında gözlenir. kan dolu aralıklarına göllenir. rengin yoğunluğu kandaki indirgenmiş hemoglobin miktarına bağlıdır. renk bozulması, kılcal damarlar baskılandığı için toprak ya da başka bir nesne ile temas halinde olan vücut bölgelerinde meydana gelmez. damar duvarları genişleme nedeniyle geçirgen hale geldikçe, kan doku aralıklarına sızar ve lekeler meydana gelir.
  • ölü lekeleridir. kan ölümden sonra birkaç gün akışkanlığını korur. yerçekimi etkisiyle altta kalan kısımlarda toplanır. kırmızı, morumsu renklerde görülür. hem in yıkımına bağlı kırmızıdan mora dönmeye başlar. adli tıpta, cesedin pozisyonunu değerlendirme açısından önemlidir. örneğin sırtta görülüyorsa lekeler, cesedin sırtüstü olduğu belirlenir. iç organlarda da ölü lekeleri görülür. altta kalan kısımlar daha koyuyken, üstte kalan kısımlar daha solgun renktedir. gluteal ve skapular bölgelerde (kalça ve omuzlarda), yerle temas halinde olduğu için ölü lekeleri gelişmez.
  • ölümden sonraki ilk 10 saat içinde ceset bir yerden bir yere taşınır, yatış ya da duruş
    şekli değiştirilirse, ölü lekeleri cesedin ilk pozisyonunda oluştuğu yerden kalkar ve cesedin yeni konumu ile ilgili kısımlarda yeniden oluşur. doğal olarak, bu durumda cesedin pozisyonunun değişip değişmediğini söylemek mümkün değildir.
    ancak ölümden sonraki 10-15 saat içinde ceset çevrilir ya da taşınırsa, ölü lekeleri hem ilk, hem de sonraki pozisyonuna uygun olarak farklı bölgelerde oluşabilir. bu durumda kesin olarak cesedin durumunun değiştirildiği söylenebilir. örneğin, cesedin hem önünde hem de arkasında ölü lekeleri görülürse, ölümden sonraki 10-15 saat içinde ölünün durumu değiştirilmiştir denir. ölü lekelerinin sabit, değişmez bir görünüm alması, yaklaşık 15-20 saati bulur. ölümden 15-20 saat sonra ölünün şekli ne kadar değiştirilirse değiştirilsin ölü lekelerinin yeri değişmez. çünkü hemoliz olayı tamamlanmış ve bu nedenle boyanan kanın sıvı kısmı doku aralıklarına yayılmıştır.

    kanın rengini veren madde eritrositteki hemoglobindir ve bunun oksijenle olan bileşiği olan oksihemoglobin, açık kırmızı renktedir. eritrositteki hb oksijeni dokuya verir, karbondioksiti alınca rengi de mavi-mor olur. ölümden sonra her ne kadar dolaşım durursa da biyolojik ölüm meydana gelinceye ya da başka bir deyimle hemoliz tamamlayıncaya kadar sağlam kalan eritrositler oksijeni harcar ve böylece ölü lekelerinin mor rengi oluşur.

    kandaki karbondioksit konsantrasyonunun artmasına neden olan kalp yetmezliği,
    solunum yetmezliği, ası, elle ve iple boğma gibi ölüm nedenlerinde ölü lekeleri koyu
    mor renkte olur.kanın sıvı kısmını azaltan kolerada ölü lekeleri koyu mor renkte
    oluşur. hücredeki oksidasyon olayını durduran siyanür zehirlenmelerinde ölü lekeleri
    genellikle açık, pembe-kırmızı renktedir. akciğerdeki oksijenin taşınmasını engelleyen karbonmonoksit zehirlenmesinde, ölü lekeleri oluşan karboksihemoglobine bağlı olarak açık pembe-kırmızı renktedir. soğuktan donarak ölenlerde, ölümden sonra soğuk yerlerde kalan cesetlerde ve cesedin su içinde belli bir süre kaldığı suda boğulma olgularında, düşük ısının oksijen tüketimini engellemesi nedeniyle, ölü lekeleri açık kırmızı renkte olur.

    canlı vücuda yapılan darbe ya da travmanın en belirgin belirtisi kapiller damarların
    yırtılması ile buradan çıkan ve doku arasına yayılarak pıhtılaşan kanın oluşturduğu
    “ekimoz” dur. kişiye canlı iken yapılan travma belirtisi olan ekimoz, bazen ölüm belirtisi olan “ölüm lekeleri” ile karışabilir. kuşkulanılan bölge bir bıçak ile kesilir, kesit yüzeyi ıslak bir sünger ile silinirse ekimoz aynen kalır, ölü lekeleri ise silindiğinde kaybolur. ölü lekeleri cesedin altta kalan bölümlerinde ve boyun yanlarında oluşurken, ekimoz vücudun her hangi bir bölgesinde ve genellikle travmanın isabet ettiği yerde bulunur.