şükela:  tümü | bugün
  • ilk olarak isviçre'de naziler tarafindan komünistler üzerinde denenmi$ ve ba$arili olmu$tur..hatta ilk örneklerinden biri benim..sieg heil.
  • vazgeçilme sebebi ilkel ve vahşi olması değil, neredeyse lobotomi kadar etkili, adamı sebzeye çevirebilen ilaçların geliştirilmesidir.
  • lobotomi (lobotomy): lobe, parçalı bir organın parçası ve tomy, kesmek anlamındadır. lob-o-tomy ise bir organın bir parçasını keserek ana parçadan ayırmak (kesip çikarmak değil) demektir. lobektomiden (lobectomy, kesip çıkartmak) farkı budur. eskiden ön (frontal) beyin lobunu beyinden ayırarak ruh hastalarını tedavi etme yöntemi olarak kullanılırdı. iki beyin yarısının (hemisfer) birbirini bağlayan parçanın kesilerek ayırlması ise bazı tür sara (epilepsi) hastalarında uygulanır.
  • ruh hastalarini tedavi yontemlerinden biri olarak prim yapan bu uygulama, ilaclar ya da elektrik $oklar vasitasiyla beynin muhtelif bolumlerinin oldurulmesi olarak tatbik edilir.
  • beynin alt kisminda bulunan bolgelerle ( talamus , hipotalamus ..vb) beyin kabugu frontal bolge arasindaki sinirsel baglari kesmeye yonelik cerrahi mudaheledir. gunumuzde bu yontemden siddetli acilar veren kanser turlerinde yararlanilmaktadir.

    hastaligi iyilestirmeyen , bazi belirtilerin acili yanini ortadan kaldiran yontemdir. aciyi yoketmemekte ancak , acinin duygusal gucunu ortadan kaldirarak onu cekilebilir duruma getirmektedir.
  • ilk olarak pozitif semptomları (hiperaktivite, halusinasyonlar, saldırganlık, vb.) çok şiddetli olan şizofrenlerin tedavisinde kullanılan bir yöntem. beynin iki hemisferini* birleştiren yapıların* ayrılması ile iki hemisfer arası kontrolsüzce gidip gelen aşırı uyarıların engellenmesi hedeflenmiştir.

    (bkz: karanlık çağ)
  • beynin ön lobuna bağlı sinir liflerinin kesilmesi şeklinde uygulanan tıbbi tedavidir.

    çağdaş lobotomi 1930 larda başladı. doktorlar beynin ön lobuna bağlı sinir liflerinin kesilmesinin inatçı depresyon ve anksiyete gibi bazı psikiyatrik problemlerde hastaları iyileştirebildiğini fark etti. takip eden 20 yıl içinde bu prosedür basitleştirildi ve yaygınlaştı. genellikle keskin bir aleti göz yuvarnın üstünden sokarak yapılan lobotomi, bir araştırmaya göre hastaların 3 te 2 sinde iyileşme sağlıyordu.

    ne varki lobotomi yi uygulayan herkes aynı derecede dikkatli değildi ve bu teknik bazı hastalarda çok ciddi yan etkiler doğurdu. nöbetler, uyuşukluk, kişilik değişikliği ve kendini tutamama bunlara dahildi. bunun üzerine doktorlar tekniklerini geliştirdiler ve lobotominin yerine singulotomi, anteriyor kapsülotomi ve subkaudat traktotomi gibi daha uzmanlaşmış yöntemleri koydular. bu prosedürler incelendiğinde obsesif kompulsif bozukluk ve depresyon hastalarının en azından dörtte birinde yararlı olduğu görüldü. profesyoneller tüm yan etkilerine rağmen prosedürlerin başarılı olduğunu hala savunuyor. amerikan stereotaktik ve işlevsel nöroşirurji derneğinin başkanı ve chicago daki lllinois üniversitesinde tıp profesörü olan konstantin slavin "bana kalırsa araştırma bulguları ablatif cerrahiyi nispeten temize çıkarıyor ve çok spesifik durumlarda işe yaradığını gösteriyor" diyor.

    1980 lere gelindiğinde lobotomi gözden düşmüştü slavin "genel olarak tüm işlevsen nöroşirurji alanı yok etmekten ablatif cerrahiden uzaklaştı" diyor. o zamanlar yeni olan derin beyin uyarımı tekniğinin ablatif cerrahiyi tarihe gömeceği düşünülüyordu. bu teknikte cerrah hastanın kafasına matkapla delikler açıp sinir dokusuna elektrotlar batırıyor. elektrotlara akım uygulandığında beynin kimi bölgeleri etkinleşiyor ya da devre dışı kalıyor. "işin güzel yanı dokuyu yok etmememiz" diyor slavin. doktorlar aynı etkilerden yakınan hastaların sorunlarını giderebiliyor, akımı düşürebiliyor ya da slavin in deyimiyle "beyne tatil verip" akımı tümden kapatabiliyor.

    çoğu derin beyin uyarım yöntemleri şu anda parkinson hastalığı gibi hareket bozukluklarının tedavisinde kullanılıyor. obsesif kompulsif bozukluk hastalarında cerrahi tedavi çoğu ülkenin sağlık bakanlığı tarafından onaylanmış ancak sadece son raddede başvurulan bir yöntem. slavin ile meslektaşları şu an devam eden bir çalışmada cerrahinin daha geniş kullanımlarını araştırıyor. slavin "önümüzdeki 5 yıl içinde işe yarayıp yaramadığına dair kesin bir yanıt verebileceğiz" diyor.

    -daniel engber

    edit: imla.
  • bir psiko-cerrahi türü. geliştiren, insanlar üzerinde ilk uygulayan ve hatta bu çalışmaları için 1949 nobel ödülü kazanan antonio egas moniz'dir. beyindeki bir takım bağların kesilmesi işleminin köpek ve maymunlar üzerinde uygulandığını duyan moniz, portekiz'de çalıştığı akıl hastanesinde bu işe girişmeye karar vermiştir. ilk hastası 63 yaşında, yoğun depresyon ve anksiyete yaşayan bir bayandır. ameliyatın hastanın şikayetlerinde kesinlikle iyileşme sağladığını kaydetmiş, ne ki hastayı takip etmek ya aklına ya da işine gelmemiştir. moniz'e yöneltilen eleştirilerden biri de, kayıt kuyut tutmaması dolasıyla da lobotominin uzun vadeli etkilerinin en çok uygulandığı yıllarda karanlıkta kalmasıdır.
    günümüzde ancak diğer tüm tedavi yollarından bir sonuç alınamazsa uygulanmaktadır.
    daha ayrıntılı bilgi için okuyunuz: opening skinner's box
  • 40lu yıllarda, aralarında frances farmerın da bulunduğu, düşüncelerinin pek hoş karşılanmadığı bir çok insana uygulanan tedavi yöntemi!! aynı zamanda kazılarda bulunan kafataslarındaki kocaman delikler ve eski çizimlerdeki tirbuşon benzeri aletler vasıtasıyla delinen kafalar teknoloji öyle pek de harikulade değilken insanlara lobotomi yapıldığını kanıtı.

hesabın var mı? giriş yap