şükela:  tümü | bugün
  • benimdir. bu dünyada en gurur duyduğum özelliğimdir. dünyanın en rahat kıyafeti bile logosu görününce bana huzursuzluk verir. ayrıca fazla seçeneği olmayan insandır. hangi mağaza gitse kafası kadar logoları görünce kafayı yer. hepsi de birbirinden kötü, zevksizlik abidesi logolar... spor ayakkabı kısmında bunun için markası gözükmesin diye tek seçenek olan siyah modelini tercih eder. buradan üretici firmaların kel ceolarına sesleniyorum; argenizi ayrı marka tutundurmanızı ayrı sikeyim azıcık da logosu görünmeyen ürün üretin yavşaklar.
  • son model telefon alınca, bir süre ortamlarda çıkarmaya utanan insandır ayrıca. çalmasın diye dua eder.

    böyle öğrendik biz.
  • aynı zaman da kendisini yürüyen reklam panosu olarak hisseden insandır.
  • reklam panosu gibi görünmeyi sevmeyen insandır.
  • kenarda köşede ufak tefek olan logolara lafım yok, sonuçta üreticinin hakkı ürettiği mala imzasını atmak lakin koca koca logoların olduğu, büyük puntolu harfler ile yazılmış markalı kıyafetler, ayakkabılar, şapkalar beni delirtiyor.

    parasını son kuruşuna kadar ödediğim malı giyerken üretici firmanın reklamını niye yapıyorum anlamıyorum, malı bedavaya dağıtırlar ve bu yolla ayaklı reklam tabelasına dönmüş insanlar sayesinde reklamlarını yaparlar tamam.

    dönemin insanı giydiği şeyden çok markası ile hava atmayı sevdiği için markanın ve logosunun deve pabucu kadar basıldığı ürünlere yoğun bir talep olduğunu biliyorum, millet istiyor ve firmalar da hem işlerine geldiği için hem de talep olduğu için üretiyorlar, ama olan benim gibi sadelik seven insanlara oluyor, iki mağaza geziyorum, ne alırsam alayım bazı markaların damgalı eşeğine dönmek zorunda kalıyorum, garip.

    pazardan alışveriş yapsam orada vaziyet daha beter, hem tepeden tırnağa satılan her şey marka-logo dolu, hem de çakma olmasının verdiği garip bir his de oluyor bünyede, tişörtün üzerinde üreten fabrikanın adı olan bilmemneoğlulları a.ş yazsa önemsemem ama çakma lacoste yazınca sinir oluyorum.
  • (bkz: nike)
  • -o kadar para verip aldık ele güne göstermeyelim mi yani ?

    sorusu ile mücadele halinde olan insan da olabilir.
  • zara’yı tekstilde dünya devi yapan yegane şeylerden birinin bu olduğunu düşünüyorum şahsen. çünkü leonardo da vinci’nin de söylediği gibi “sadelik en yüksek gelişmişlik düzeyidir”
  • şık giyinmek ile reklam panosu olmak arasındaki farktır.
  • çoğu giysinin logosu vardır, bazıları gözü rahatsız edecek kadar büyüktür. bazıları önemsizdir.

    yalnız bir marka vardır ki direkt sizi reklam tabelasına çevirir. (bkz: gap) özellikle, tişörtleri, pamuk eşofmanları (alt eşofmanda bacak boyunca koca puntolarla gap yazıyor resmen), şapkaları...