şükela:  tümü | bugün
  • hangi lojmanda büyümüş insanı görsem farkettiğim gerçek.
    o aynı renk evler,çoğu fırın gibi yanan kaloriferler.
    herkesin babasının aynı fabrikada çalışması, anneler arası samimi komşuluk ilişkisi, mahalle maçlarındaki çocuklar arası dostluk, çoğu da bahçeli olan evler, ve yeni model vitesli bisikletlerle 90ların lojman çocukları büyüdüğünde tertemiz insanlardır.
  • evi hamama çeviren kaloriferli evlerde oturmuşlardır. pazarları ütünün yaydığı o kokuyla beraber banyo yapmışlardır.
  • valla öyleyim. tanısanız bayılırsınız.
  • askeri lojmanda büyüyen çocuklar için geçerli olmayan durum. köpek maması kokuları , kömür kokuları , babaların rütbesinin çocuklar arasındaki hiyerarşiyi belirlemesi , askeri araçla okula gidip gelmeler . el kadar çocuğu askeri araçla okula götürmek neydi ya ergenekondan içeri alınmışız gibi sağda beslenme çantası.

    lojman arkadaşlarımdan hiç biri iyi değil hepsinin antidepresan kullandığı dönem muhakkak var.
  • emir - komuta zinciri içinde büyümüş, kendini ifade etmekten aciz olan çocuklardır.
    memurluğu veya askerliği, ast-üst ilişkisini lojmanda yaşamaya başlar.
    iyi olduklarını nereden çıkardınız ki?
  • lojmanda yaşayan her çocuğun babası aynı işi yaptığından, her ailenin gelir düzeyi aşağı yukarı aynı olduğundan mantıklı önerme.
  • lojman çocuğu olmak, sınıfta herkes soba'da pişen kestaneleri,patatesleri anlatırken, yutkunup, akşam eve gelince kaloriferin üstüne iki kestane, bir patates bırakıp anneden azar işitmektir. görece bahçeli ya da çıkmaz sokağı olan apartmanlarda oturup, 12342 tane çocukla aynı anda saklambaç, istop, seksek, körebe, yakantop oynamaktır. aileler tüm çocukların ailelerini tanıdığı için, arkadaşlarının evine rahatça girip çıkmaktır. anneler balkonda oturup tüm sokağı görebildikleri için, akşam ezanına kadar sokaklarda gönlünce dolaşmaktır. okula sabahları, cümbür cemaat yürüyerek gidebilmektir. ama işte soba yok, soba önemli.
  • (bkz: biz orospu çocuğu muyuz) dedirten başlık.