şükela:  tümü | bugün
  • fransız konsolosluğunun tahminine göre londra'da 300-400 bin kadar fransız varken paris'te hepi topu 12.500 britanyalı yaşar.

    bununla birlikte fransa kırsalında yaşayan yarım milyon britanyalıya rağmen britanya kırsalında neredeyse hiç fransız yoktur.
  • gentrification yakın dönemde paris'in ağzına sıçmıştır. yaratıcı ve sanatçı kesim, çeşit çeşit azınlık, öğrenci tayfası, zanaatkar ve restoranından tiyatrosuna kadar bunların uzantısı tüm işletmeler sürekli yükselen kiralarla şehir dışına itilmiş, 68'de başlattığı akımla dünyayı sallayan paris tüm renklerini ve ruhunu kaybederek bir avuç zenginin servetlerini emlak yatırımı halinde park ettiği sıkıcı bir kurtarılmış bölgeye dönmüştür.

    londra henüz o kadar kötü olmamakla birlikte hızla aynı yolda ilerlemektedir.
  • birinde archer'a "ağça" diyenler bulunur, diğerinde martin'e "mağhtan" diyenler.
  • paris ile eğlenilir, londra ile evlenilir.
  • * paris'te bir köşe başında dikilip gelen geçenden yardım isterseniz, bileklerinizi kesseniz yardım eden olmaz. londra'da bir köşe başında dikilip şapşal şapşal sağa sola baksanız, yardıma mı ihtiyacınız var diye biri yanınıza gelir.
    * paris'te bara gidip dışarda oturursanız biraya içerde oturanların ödediği miktarın 1,5 katını ödersiniz, çünkü size dışarda oturup biranın yanında sigara içebilme şansı tanınmıştır ve minnettar olmalısınızdır. londra'da dışarda oturmak size sunulmuş bir lütuf değil sizin tercihinizdir, birayı daha pahalı satmak akıllarına bile gelmez.
    * paris'te turistik yaratıcılık yoktur, mevcut olanla yetinirler. londra akla hayale gelmeyecek atraksiyonlar yaratarak ziyaretçiletine benzersiz deneyimler yaşatır.
    * paris'te bir kelimeyi yanlış telaffuz ettiğinizde kimse sizi anlamaz ya da anlamamazlıktan gelir, sittin sene uğraşsanız işinizi halledemezsiniz, yanlışınızı düzelttirene kadar ananızdan emdiğiniz sütü burnunuzdan getirirler. londra'da bir değil milyon kelimeyi yanlış telaffuz etseniz herkes sizi anlar ve habire yanlışınızı düzelterek sizi rencide etmez.
    * paris'te yabancı olduğunuzu hissedersiniz. londra yurdum hallerine benzer anlar ve manzaralar sunarak size yabancılık çektirmez.
    * paris büyüleyici ama soğuktur. londra daha sıradan ama sıcaktır.
    * paris aşık olup kavga dövüş ayrılmaktır. londra sevip dostça ayrılmak.
    * paris kaprislidir, londra şımarık.
    * paris ketumdur, londra geveze.
    * paris elitizmdir, londra populizm.
    * paris'te işi yokuşa sürerler, londra'da işi kolaylaştırırlar.
    * paris'in burnu bir karış havadadır, londra övünecek yanlarının farkında bile değildir.
    * paris one night stand'tir. londra yaz aşkı.
    ilaveler:
    * londra kulesi eyfel kulesini döver
    * notre-dame katedrali st. paul katedralini döver
    * londra müzikalleri paris müzikallerini döver
    * seine nehri thames nehrini döver
    * london dungeon paris'i komple döver
    * louvre müzesi british museum'u döver
    * londra harry potter film stüdyosu, disneyland paris'i döver
  • londra'da yaşanılır, paris'te gezilir.
  • şairinde dediği gibi..

    gene çıktı hadise
    doktor bindi tardise
    londra sokar paris'e
    ne güzeldir ingilizlik.

    (bkz: ne güzeldir ingilizlik)
  • birinin asfaltı vardır*, diğerinin yoktur*.

    gerçekte bakacak olursak birçok şehir için doğu'nun paris'i yakıştırması yapılır, da "doğunun londra'sı" dendiğini hiç duymadım.
  • paris metro bileti -> 1,70 €

    ayni mesafe dahilinde

    londra metro bileti -> 4,70 £

    paris e cok pahali diye bok atanlara bilgi.