şükela:  tümü | bugün
  • çanakkale'deki anzac savaş anıtlarından biri. yüksekçe, kaidevi(?) bir taş binadan mütevellit bir yapıdır. bulunduğu tepede tek tabanca göveren çam ağacından almıştır adını.
  • ahanda budur;

    http://img86.imageshack.us/…86/7505/pict00267za.jpg
    http://img86.imageshack.us/…p?image=pict00212ri.jpg

    hikayesi de şudur;

    anzac askerleri bu tepeye çıktıklarında tek bir çam varmış ve diğer tüm ağaçlar kesilmiş haldelermiş, askerler savaştan arta kalan zamanlarında bu yalnız çam ağacının altında dinlenmişler ve bu sebeple de adı lone pine olmuştur.
    şu anda bu bölgede bulunan çam ağacı o eski ağaç değildir, eski ağacın torunudur.
    askerlerden biri eski ağaçtan düşen bir kozalağı yanına almış ve memleketine götürmüştür. daha sonra da o askerin ailesi kozalağı türkiye'ye yollayıp buraya gömdürmüşlerdir.
  • gelibolu yarımadası tarihi milli parkında bulunan bir anzak mezarlığının adıdır.
  • yarattığı huzur dalgasına kapılmamak elde değil.
  • içerisinde 14 metrelik kireçtaşından bir şapel ve hatıra defteri bulunduran (bkz: gelibolu yarımadası tarihi milli parkı)nda bulunan anzac mezarlıklarının en büyük ve en kapsamlısı.

    aslında bir şaşırtma harekatı olarak başlayan 6 ağustos hücumunun lone pine ayağının başarılı olmasının ardından sırtı ele geçiren anzaclar muhtemelen yoğun bombardımanın ardından başlayan yangın ve yıkımın neticesinde tepede ayakta kalabilen tek ağaçtan yola çıkarak buraya lone pine demişlerdir. o gün orada bulunan ve tepeye ismini veren çam ağacı (bkz: 25 temmuz 1994 gelibolu milli parkı yangını) neticesinde yanmıştır yangını söndürmeye çalışan dönemin çanakkale orman bölge müdürü talat göktepe'de söndürme çalışmaları sırasında hayatını kaybedip lone pine mezarlığının yakınına gömülmüştür.

    bugün mezarlığın ortasında yer alan ağaç avustralyadan gelmekle beraber 1915 yılındaki ağacın bir nevi torunudur. şöyle ki, anzac askerlerinden biri tepeye ismini veren çam ağacının kozalaklarından birini avustralyadaki evinin bahçesine götürüp dikmiştir. 1994 yılındaki büyük yangının ardından avustralyadaki evin bahçesindeki o ağacın kozalaklarından biri geliboluya getirilip mezarlığın orta noktasına dikilmiş ve günümüzde lone pine mezarlığının ortasındaki ağacı meydana getirmiştir.

    olayın savaştan falan çıkıp tamamen vahşete döndüğü bu sırtta iki tarafın askerleri de daracık siperlerde silahlarını atarak kimi zaman yumruk yumruğa dövüşmüş kimi zaman taşlarla birbirlerini öldürmeye çalışmışlardır. ortalama yaşam süresinin ön hatlardaki askerler için dakikalarla ölçüldüğü bu siperlerde, cesetler kimi yerlerde 3 metre yüksekliğine ulaşmış askerler bu ceset dağları üstünde savaşarak kendileri de bu ceset dağlarının bir parçası olmuşlardır. ortaya çıkan kıyım o kadar korkunç boyuttadır ki avustralyalılar gelibolunun ardından gittikleri her yeri lone pine la kıyaslamışlardır. türklerse o güne kadar ismi olmayan bu yere o günden sonra (bkz: kanlısırt) demişlerdir. (bkz: bloody ridge)

    bu cephedeki türk ve anzac siperlerinin arası 80-100 metre civarındadır. anzaclar 30 metrelik yer altı tünelleri kazarak bu mesafeyi kısaltmış ve yoğun bombardımanın neticesinde henüz savunma pozisyonuna geçememiş ve üstleri bombardımana karşı kalaslarla kapatılmış türk siperlerine onlarca el bombası atarak sızmayı başarmışlardır. ardından siperlerde başlayan göğüs göğüse mücadelenin neticesinde ortaya korkunç kayıplar çıkmış iki taraf da 3 gün boyunca birbirini tüketmeye çalışmıştır. anzaclar yaklaşık 7 taburla gerçekleştirdikleri bu saldırınının neticesinde bugün şapelin olduğu yere kadar ilerlemeyi başarıp türk tarafını tükettiklerini düşündükleri sırada ardı ardına gelen türk karşı taarruzlarıyla conk bayırını ele geçirme düşüncesinden sıyrılıp eldeki hattı tutmaya çalışmışlardır. verilen büyük bedellere karşın o günden sonra lone pine cephe üzerinde herhangi bir önem teşkil etmemiş ve anzacların yarımadayı tahliyesine kadar buradaki siperler aynı şekilde kalmıştır. lone pine şapelinin olduğu yerde savaştan sonra sırtı kahramanca savunan ve büyük kayıplar veren 16. tümenin askerleri için bir anıt dikilmiş ancak mütareke döneminde gelibolu'ya tekrar gelen ingilizler pek çok türk mezarını, anıtını yok ettikleri gibi bunu da yok etmişlerdir.

    barındırdığı korkunç hikayelere ve tarihe nazaran bu gün huzurla eş değer anılabilecek bu yerde, bugün 7000 i türk 4000 den fazlası anzac olmak üzere büyük çoğunluğu mezarsız olan 13000 insan yatmaktadır. anzac koyundan geçerek (bkz: shell green) mezarlığı üstünden lone pine a tırmanan patikada bugün hala mermi, şarapnel ve hatta insan kemiği bulmak mümkündür.