şükela:  tümü | bugün
  • ken loach 2009'da gösterime girecek bu filmle eric cantona'nın hayatını anlatacakmış. senaryo yine paul laverty. insan merak ediyor, ne olacak diye.
  • fragmanı çıkmış ve son replikle yardırmıştır. joga bonito serisinden tahmin edebiliyorduk cantona'nın ne kadar klas bir oyuncu olduğunu.

    http://www.korrner.com/insan-degil-cantonayim/
  • yakalar havaya kaldırılarak izlenecektir.
  • film afişinde çok klas bir kelime oyunu vardır.

    (bkz: king eric)
  • sadece futbol değil hayata dair bir film. bunu yaparken de futbolun içinde bulunan hayata dair her şeye birer gönderme yapıyor.

    haşmet babaoğlu köşesinden "hayır! futbol hayata benzemez, hayat "gol yemek", "gol atmak", "faullü oynamak", "kırmızı kart görmek" gibi deyimlerle ifade edilen benzerlikler (eğretilemeler) kadar basit olsaydı, anlardım" diye oldukça yüzeysel bir yorumla bu gerçeği gözardı etmek isteyeduyrsun, ken loach bir kez daha bunu suratımıza çarpıyor. loach bunu daha önce de yapmıştı "my name is joe" ile. o filmi izleyip beğendiği filmler listesine atanlar bunuda beğenecekler mutlaka. yine işçi sınıfının, hayatı başaşağı giden bir temsilcisi. o filmde de görüldüğü üzere oturtmaya çalıştığı bir özel hayatı ve bulaştığı bela. yani babaoğlu'nun "olsaydı" dediği her şeyin "olduğunu", hayatın bize gol attığını, faul yaptığını, kırmızı kart gösterdiğini anlatıyor. eric cantona'nın varlığı da burada önem kazanıyor zaten filmde. takım olmak, pes etmemek, risk almak, beklenmeyeni yapmak, önce kendini eğlendirmek, isyan etmek, hayata bağlanmak gibi bir dolu şeyin, futbol sahasının içinde bir maç sırasında, hem de aynı maç içinde gerçekleşebileceğini gösteriyor bize.

    benim gibi, çıplak gözle izlediği futbolcular arasında, gördüğü en iyi oyuncunun eric cantona olduğunu düşünenler içinse bir hazine...

    http://vliegendenederlander.blogspot.com/…eric.html
  • jenerik bitiminde "it all began with a beautiful pass. from eric cantona" cümlesiyle giriş yapan güzel bir film.
  • filmekimi 2009 kapsamında dün akşam izleme fırsatına eriştiğimiz, en en en özetle, eric cantona hayranı bir postacının son derece umutsuz durumdaki hayatını ve o hayatın akışının nasıl değiştiğini anlatan bir film.

    son derece başarılı ve eğlenceli.. hele ki futbolsever, bir otobüse doluşup maça gitme heyecanını yaşamış, o gazı almış, eric cantonanın efsane dönemlerine tanıklık etmiş bünyeler için tam bir lezizat.

    yalnız arkadaşım, bir ara orjinalden takip etsem mi dedim, 5 dakika bile dayanamadım. o nasıl bir aksandır, nasıl bir konuşmaktır. cantona'nın fransız menşeli, s eklemeli ingilizcesi zaten mümkün değil anlaşılmıyor, diğerlerinin konuştuğu da ingiliz aksanıysa pes.

    çok güzel film. gidin izleyin.