şükela:  tümü | bugün
  • internet sitelerinden aldığım bilgiye göre 1980'ler itibariyle türkiye'de faaliyet gösteren bir kozmetik firması. piyasada gördüğümüz pek çok bilinen markayı bünyesinde barındırıyor. garnier, maybelline, ipek, nyc, lancome, giorgi armani, biotherm, yves saint laurent, kiehl's, victor&rolf, vichy, la roche posay, cera ve, kerastase ve bir kaç marka daha.

    ben burada kendi deneyimimi paylaşmak isterim. geçtiğimi haftalarda bir pozisyon için iş görüşmesine gitmek suretiyle firma hakkında bazı fikirlerim oluştu. üstelik, beklediğimin aksine oldukça güzel fikirler.

    görüşmemin ilk basamağı, departman müdürü ve ik sorumlusu ile tasarlanmış. ik bana elindeki önceden tasarlanmış işe alım soruları sorma, departman müdürü işi anlatma ve cv'im üzerinden beni ve iş yapış şeklimi anlamak üzerine sorular sorma şeklinde bir görev dağılımı yapılmış. görüşme bir saate yakın sürdü ki bu pek çok firmanın ilk görüşme için ayırmadığı bir süre. hal ve tavırları son derece samimi ve kibardı. aday kişisinin üzerine baskı kurmak ve domine etmek gibi herhangi bir girişimleri olmadı. yine de ik pozisyonundaki kişinin sorularımın cevaplarını anlamak ve merak etmenin dışında, bir an evvel zihninde bir karar varma eğilimi olduğunu sezinledim. bu son derece normal bir çalışan psikolojisidir. işe alım yapmak zannedildiği kadar kolay ve sancısız bir süreç değildir.

    bunları anlatıyorum çünkü pek çok iş görüşmesine katılma şansım oldu. küçük detaylar firma hakkında çok fazla şey söyler.

    posizyon ve şirket hakkında öğrendiğim detaylar sonrası görüşmemizi bitirdik ve yaklaşık iki hafta içinde süreci tamamlayacaklarını söyleyerek beni uğurladılar. ben her zaman ki gibi "herkesin herkesten öğreneceği bir şeyler vardır" düsturu ile geri bildirim vermek amacıyla görüşmemizi değerlendirdiğim bir emaili görüşmeyi yaptığımız ik kişisinin asistanına postaladım. mailimin içeriği, bir aday gözüyle görüşmenin artı ve eksi yanlarını kendi perspektifimden değerlendirmekti. pek çok kişi, böyle bir mailin ters tepeceğini, işe alınacak kişi olsam dahi işi kaçırmayı garantilediğimi söyledi. bense benim bu mailimi dikkate almayacak bir firma ile çalışmamın zaten mümkün olmadığını dolayısıyla ortada kaybedilecek hiç bir şey olmadığını düşünüyordum.

    düşündüğüm gibi de oldu. mailimi alan ik kişisi beni telefonla arayarak, geri bildirimim için teşekkür etti ve bazı detayların üzerinden konuşarak geçmek istediğini söyledi. pek çok türk firmasında çalışmış biri olarak söylüyorum ki, bünyesinde bu farkındalıkta ve kendini eleştiren bir maili bir gelişim alanı olarak gören ve bununla yüzleşmeye hazır ik çalışanı barındıran firma sayısı çok azdır. ya da henüz benim çalıştığım hiç bir firmada ben hatasını kabul etmek bir yana, bir de sakince görüşlerini öğrendiği için mutlu olduğunu ifade edebilen bir ik ile çalışma fırsatım olmamıştı.

    bu entryi yazmak için bekledim. çünkü, bildiğiniz gibi, türkiye'de işe alımlar aç iş gücü sürüsünden birilerine nimet vermek olarak değerlendirildiği için, genellikle söylendiği gibi süreç hakkında bilgilendirme yapılmaz, belki aylar sonra siz çoktan umudu kesmiş, başka bir işe başlamışken otomatik bir red yanıtı görürsünüz mail kutunuzda. oysa bu firma, bugün, tam da söyledikleri gibi iki hafta içinde, beni telefonla arayarak süreç hakkında başka biri ile görüşme kararı aldıklarını bildirdiler.

    saygı duyduğum bir iş etiğine sahip kozmetik firması. ofisleri de fena değildi. en azından açık ofis değil.

    iş görüşmesine gitmeden önce internetten arama yaptığınızı biliyorum. keşke bu firmaları ve işe alım süreçlerinde yaşadıklarımızı ifade edebileceğimiz, çalışan memnuniyetini tartışabileceğimiz platformlarımız olsa da artık türkiye'deki firmalar çalıştırdıkları insanlara bedavadan maaş veriyormuş, insanların emeklerini sömürmüyormuş gibi davranmayı bırakmak zorunda kalsalar. işe alanlar kadar, işe girecek olan insanların da beklentilerinin olduğunun anlaşıldığı günler dileğimle.