şükela:  tümü | bugün soru sor
  • blakmore's night'in ghost of a rose albumunde yer guzel sarkilardan bir tanesi. sozleri ise su sekilde:

    merrily we sailed along
    though the waves were plenty strong
    down thr twisting river rhine
    following a song...
    legend's faded storyline
    crossed the waves and over time
    oh, they called her "loreley"
    careful or you'll fall...

    oh, the stories we were told
    quite a vision to behold
    mysteries of the seas in her eyes of gold...
    laying on the silver stone, such a lonely sight
    barnacles become a throne, my poor loreley...

    *and the winds would cry, and many men would die
    and all the waves would bow down to the loreley...

    you would not believe your eyes, how a voice could hypnotize
    promises are only lies from loreley
    in a shade of mossy green, seashell in her hand
    she was born the river queen, ne'er to grace the land...

    oh, the song of loreley
    charms the moon right from the sky...
    she will get inside your mind, loveley loreley...
    when she cries "be with me until the end of time"
    you know you will ever be with your loreley...
  • (bkz: lorelei)
  • ritchie blackmore'un canlı performanslarda listeye almadığı parçadır. nitekim kaos yaşanmaması adına doğru bir karar vermiştir. bu parça insanı kıçüstü oturtmuyor.
  • kipir kipir super ne$eli parca..
  • new york'ta bir biergarten. sigara içilir, açık havada damacanayla alman birası gövdeye indirilir bir mekandır.
  • ismiyle olsun, melodisiyle olsun bu yine blackmore's night grubunun türklerden oluştuğunu düşünmeme sebep olan bi şarkı. açsan bunu kına gecesinde filan, gavurca sözler yerine de "benim mor menekşem, mis kokulu çiçeğim, bahar geldi oyy ne güzel, seni sevdim ay can kız" filan gibi bir şeyler uydursan, yemin ediyorum kalkar 50 yaşındaki teyzeler göbek atar bu şarkıda hiç yadırgamaz. dinlerken oturmak bile zor yahu, kıpır kıpır bi halde entry yazıyorum.
  • adama yaşama sevinci veriyor bu şarkı.
  • almanya'nın st. goarshausen kasabasında, ren nehrinin geçtiği bölgedeki ünlü kayalıklardır.
    efsaneye göre, bu kayalıkların üzerinde bulunan bir deniz kızı, denizciler buradan geçerken onları şarkılarıyla büyüleyip kaza yapmalarına sebep olurmuş. ancak kazın ayağı öyle değilmiş. bu bölge ren nehrinin en dar ve en derin olduğu, dolayısıyla akıntıların çeşitli olduğu bir bölgeymiş.
    günümüzde bu efsanenin etkisiyle ren nehri turlarının önemli bir ayağını oluşturuyor.
  • dschinghis khan grubunun 1981 tarihli şarkısıdır.
  • ren nehrinin kıyısında yükselen büyük bir kayalıktır.

    efsaneye göre;
    çok güzel bir kız olan lorelei, bu kayalıklardan ren'e düşmüş.
    işte o günden beri de, bu kayalığın adı loreley olarak anılmış.
    "taş gibi kız" kıvamında espri yapıp kızı mezarında zıplatmayınız.

    bunun dışında;
    loreley'in çok yakınlarında iki tane de ünlü şato bulunmaktadır.

    zamanında;
    bu şatolarda yaşayan beylerin, birbirleriyle ilişkileri aynen kedi-fare ilişkisi kıvamında olduğundan;
    şatolar, kedi şatosu ve fare şatosu olarak anılmaktaymış.

    burayı ünlü hale getiren bir de şarkısı mevcut.
    hemen bir kurcalarsak;

    loreley song and legend

    ıch weiß nicht, was soll es bedeuten,
    daß ich so traurig bin;
    ein märchen aus alten zeiten,
    das kommt mir nicht aus dem sinn.

    die luft ist kühl, und es dunkelt,
    und ruhig fließt der rhein;
    der gipfel des berges funkelt
    im abendsonnenschein.

    die schönste jungfrau sitzet
    dort oben wunderbar,
    ihr goldnes geschmeide blitzet,
    sie kämmt ihr goldnes haar.

    sie kämmt es mit goldenem kamme
    und singt ein lied dabei;
    das hat eine wundersame,
    gewaltige melodei.

    den schiffer im kleinen schiffe
    ergreift es mit wildem weh;
    er schaut nicht die felsenriffe
    er schaut nur hinauf in die höh.

    ıch glaube, die wellen verschlingen
    am ende schiffer und kahn;
    und das hat mit ihrem singen
    die loreley getan.

    heinrich heine

    ------------ ingilizce çevirisi ------------

    loreley song and legend

    (english translation by aaron kramer)

    ı cannot explain the sadness
    that's fallen on my breast.
    an old, old fable haunts me,
    and will not let me rest.

    the air grows cool in the twilight,
    and softly the rhine flows on;
    the peak of a mountain sparkles
    beneath the setting sun.

    more lovely than a vision,
    a girl sits high up there;
    her golden jewelry glistens,
    she combs her golden hair.

    with a comb of gold she combs it,
    and sings an evensong;
    the wonderful melody reaches
    a boat, as it sails along.

    the boatman hears, with an anguish
    more wild than was ever known;
    he's blind to the rocks around him;
    his eyes are for her alone.

    at last the waves devoured
    the boat, and the boatman's cry;
    and this did with her singing,
    the golden lorelei.

    heinrich heine