şükela:  tümü | bugün
  • marie myriam'ın 1980 yapımı etkileyici ve dokunaklı şarkısı. ispanyolca "unutulmuşlar - unutulmuş insanlar" ya da "unutulan insanlar" anlamında. şarkı sözleri fransızca. türkçe aranjmanını nilüfer seslendirmişti "ah sensiz olmaz" şarkının ismi, ya da nakarat kısmı en azından.

    ayrıca 1952 ya da 1953 yapımı bir luis bunuel filminin adı. bu film 2 - 3 yıl önce istanbul film festivali'nde gösterilmişti, sanırım trt2'de yayınlandı birkaç kere.

    los olvidados, oubliés des hommes et de dieu
    los olvidados, n'ont plus d'étoiles dans leurs yeux
    pour tout royaume, ils n'ont que le pavé des rues
    et leurs fantômes bien avant eux marchaient pieds nus, pieds nus

    (unutulmuşlar, tanrı ve insanlar tarafından unutuldular
    unutulmuşlar, gözlerinde yıldız yoktur artık
    sokaklar ve kaldırım taşları onların tüm imparatorluğudur
    ve hayaletleri onların önünden çıplak ayak yürürler, çıplak ayak)

    los olvidados, brûlent de fièvre même quand il pleut
    los olvidados, ne jouent qu'à des jeux dangereux
    ils ont la rage au fond du coeur au bout des mains
    ils n'ont plus d'âge, leur nuit n'a pas de lendemains

    (unutulmuşlar, yağmurda bile ateşten yanarlar
    unutulmuşlar, sadece tehlikeli oyunları oynarlar
    yüreklerinin derinliğinden ellerine kadar öfkeyle doludurlar
    yaşları belli değildir artık, gecelerinin yarını yoktur)

    los olvidados, même si mendiants de grands chemins
    los olividados, tendent leurs bras mais pas la main
    et s'ils vous volent ils se sont fait voler aussi
    c'est dent pour oeil qu'on leur a volé leur vie, volé leur vie

    (unutulmuşlar, onlar uzun yolların dilencileri olsalar bile
    unutulmuşlar, ellerini değil kollarını uzatırlar
    sizi soyarlarsa kendileri de soyulmuştur
    göze göz dişe diş; onların da hayatları çalınmıştır, çalınmıştır)

    los olvidados, quand ils fument un peu d'herbe bleue
    los olvidados, c'est pour faire croire qu'ils sont heureux
    ils vous méprisent si vous leur caressez la joue
    elle est sale et grise au point de tomber à genoux

    (unutulmuşlar, biraz esrar çektiklerinde
    unutulmuşlar, kendilerini mutluymuş gibi gösterirler
    yanaklarını okşarsanız size kızarlar
    dizlerinin üstüne düşmek üzereyken yanakları kirli ve gridir)

    los olvidados, petits pierrots tombés du ciel
    los olvidados, n'ont pour ami que le soleil
    ils vous regardent plus fiers que ne peut l'être un roi
    et sous leurs hardes, ils ont un coeur gros comme ça, gros comme ça

    (unutulmuşlar, gökten düşmüş küçük serçeler
    unutulmuşlar, onların güneşten başka dostları yoktur
    size sanki bir kral havasında gururla bakarlar
    sefil elbiselerinin altında kocaman bir yürek taşırlar, kocaman bir yürek)

    los olvidados, ont des printemps de fins d'automnes
    los olvidados, ce sont les enfants de personne
    los olvidados, entre les vagues d'un terrain
    los olvidados, savent bien qu'ils sont nés pour rien
    los olvidados

    (unutulmuşlar, sonbaharın sonu onların ilkbaharıdır
    unutulmuşlar, onlar hiçkimsenin çocuğu değildir
    unutulmuşlar, ortalıktaki dalgalar arasında
    unutulmuşlar, bilirler ki bir hiç için doğmuşlardır
    unutulmuşlar...)

    na na na na na na na na
    los olvidados, oubliés des hommes et de dieu
    los olvidados, n'ont plus d'étoiles dans leurs yeux
    los olvidados, brûlent de fièvre même quand il pleut...
    los olvidados na na na na,los olvidados na na na na
    los olvidados na na na na,los olvidados na na na na na

    (çeviri : comandante )
  • luis bunuel'in meksika donemi filmlerinden, sene 1950.
  • meksika caddelerinde geçen, sokaklarda ya da fakir aileleriyle yasayan bi avuç çocugun hikayesini anlatan rahatsiz edici film.. luis bunuel, sapkinliklarla dolu aile yasantilari, toplumsal düzeni elestirmistir; insanin pesini birakmayan aci geçmis, bencilligi ve umursamazligiyla sinir bozan anne, düzen bozanlari elestiren ama kendisi de ufak bir kiz çocuguna sarkan kör adam ile gayet de güzel basarmistir.. esas oglan'in gördügü bi kabus vardir ki, bitince siz de derin bi ohh çekersiniz.. jaibo karakteri de sinema tarihinin en kil karakterlerinden biri olmaya aday..
  • fakir meksikanin cocuklarina bir bakis gibi gozuken ama yine de ince ince buñuel'in anlatim tarziyla islenmis bir filmdir. bu filmde de yine vazgecilmez dus sahnelerini ve garip iliskileri gormekteyizdir. (cocugun annesi ve arkadasi arasinda) buñuel'in sakinlesmeye(1) basladigi filmler arasinda sayilabilen bir ornektir.
  • luis buñuel'in sahsen hoslanmadigini soylemeye bayildigi toplumsal gercekciligin kralini yaptigi filmdir.

    film boyunca buñuel kimseyi tamamen suclamaz. ama bir yandan 'suclu olan toplumdur!' klisesinin arkasina da saklanmaz. filmin basindaki girisle kimseyi mutlu son gorme umuduyla kandirmaz. los olvidados tam anlamiyla duygu somurusune, masala, abartiya, izleyiciye ders verme cabasina pabuc birakmayarak yapilmis son derece durust bir filmdir. sonuc olarak bu filmle buñuel'in ders verdigi tek kesim elestirdigi toplumsal gercekci yonetmenlerdir denebilir.

    pedro'nun ruya sekansi buñuel'in filme attigi imzasidir.
  • iyi de; bunuel'in en incelikten yoksun, bodoslama filmi. dördüncü duvarı yıkma noktasına varan saldırgan anlatım 'rüya' sahnesiyle renklense de söz konusu bunuel olduğunda los olvidados'a kadar sayılacak çok film var. bu filmi sevenlere nacizane tavsiye: (bkz: chop shop)
  • bunuel'i biliyoruz. fakat los olvidados'u bunuel filmleri içinde belki ayrı bir yere koymak gerekiyor. yine de ben bu filme toplumsal gerçekçi diyemeyeceğim. ki zaten bunuel her zaman toplumsal gerçekçilikten nefret ettiğini söylemiştir. belki de bu filmi ayrı bir yere koyma isteği, bunuel'in kamerasını burjuvaziye değil de daha alt sınıflara, hatta yerin dibine yöneltmesinden geliyor. kabul, los olvidados alıştığımız bunuel temalarından birine sahip değil. fakat yine de rüya sahneleriyle veya karakterlerin psikolojilerine eğilişiyle filmde bunuel'i görebilmek mümkün. filmin temasını da bir ölçüde yönetmenin meksika dönemi filmleri ölçütleriyle birlikte ele almak lazım. bunuel, endülüs köpeği ve altın çağ'ın ardından, ne kadar övgü almış olsa da o kadar kolay bir şekilde film çekme şansı yakalayamamış. hollywood macerasının ardından geçtiği meksika'da da bir ölçüde her şeye sıfırdan başlamak zorunda kalmış ve sinema yapabilme koşullarını yeniden oluşturmaya çalışmış. bunlardan dolayı da o her zamanki temalarına geçişte biraz zorlanmış. nitekim çoğu kişi bunuel'in, gran casino'yla başlayan ve robinson crusoe ile biten (daha sonra ara ara yeniden film çekmiştir meksika'da) 13 filmlik meksika serüvenini her ne kadar yönetmenin olgunlaşma evresi olsa da, daha sonraki ispanya, amerika, italya ve fransa dönemindeki filmleri kadar önemsemez. halbuki tema olarak olmasa da bunuel gözü her zaman için bu filmlerde de vardır. örneğin los olvidados da her zamanki bunuel kötümserliğiyle başlar, daha film başlarken yönetmen dış ses yardımıyla bu filmde hiç bir şekilde iyimserlik olmadığını söyler. ki yoktur da. film meksika'nın belki de en alt sınıfının çocuklarını anlatır. pedro, jaibo, küçük göz ve diğerleri. bunuel çocukların yaptığı insanlık dışı davranışları (bacakları olmayan bir adamı dövüp giysilerini çalmak veya kör bir adamı soymak gibi) göstermekten hiç kaçınmaz ama onları yargılamaz da. filmde çocuklar hem iyi hem de kötüyken yetişkin karakterler tamamen kötüdür. normalde acınabilecek kör karakter insanlığını çoktan kaybetmiştir ama sürekli "kötü" olarak nitelendirdiği gençleri öldürmek gerektiğinden bahseder, hatta daha doğmadan öldürmek gerektiğinden. nitekim jaibo'yu öldürür de filmin sonunda. jaibo film boyunca vahşi olarak resmedilir. fakat en sonda, ölmek üzereyken, bunuel'e özgür bir gerçek/gerçeküstü karışımı sahneyle onun da çocuk olduğunu hatırlarız. boyu uzun, kasları gelişmiş olsa da, hatta pedro'nun annesiyle ilişkiye girmiş olsa da o da ölmek yerine uyuması gereken bir çocuktur. jaibo'nun hayatını kararttığı pedro filmin umut yolculuğunun nesnesidir bir anlamda. iyi bir çocuk olmadığını çoktan kabul etmiştir ama iyi olmak istemektedir. bu konuda gayet samimi olduğunu da çokca görürüz. her seferinde de iyi olma hayalini çoktan yitirmiş jaibo önüne engeller çıkarır. yani çocukların iyi olmasını engellemek için artık yetişkinlerin bir şey yapmasına gerek kalmamıştır. onlar çocukları kendi hallerine bıraktığı sürece, yaşamın daha önceden öğüttüğü çocuklar diğer çocukları öğütmek için yeterlidir. bunuel'in "bu filmde hiç bir şekilde iyimserlik yoktur" sözü her daim aklımızda bulunsa da, pedro çiftlik okuluna gönderilince ve oradaki eğitmenleri görünce "acaba" deriz. fakat bunuel de sözünün eridir, hayat da. fakat çok zorlarsak, gerçeküstücü bunuel'in yine gerçeküstü iyimserliğini pedro'nun ölümünde bulabiliriz. pazarda "şanslı görünen" çocukları eğlendirmek için kurduğu salıncakta pedro'ya iş veren adam, çok yorulduğunu söyleyen küçük bir çocuğa "öldüğün zaman dinlenirsin" der. ölüm bunuel için hiç bir zaman çözüm olamaz fakat pedro ve jaibo'nun dünyasında başlarına gelebilecek en iyimser şeydir malesef.
  • luis buñuel'in, meksika varoşlarından hareketle beynelmilel* bir arza ulaşmış rahatsız edici filmi.

    --- spoiler ---

    http://www.youtube.com/watch?v=7o08wfx9eb8

    --- spoiler ---

    yukarıdaki sahneler, metaforik olarak sadece bu videoda gözükenden çok daha fazlasını anlatıyor esasen. her ne kadar alt ve üst metin birlikte müthiş rahatsız edici olsa da haddiden fazla acı, haddinden fazla zulüm, haddinden fazla trajedi var burada ve filmin genelinde. işte bu yüzden anlatılanların hepsi haddinden fazla gerçek.
  • üzerinden 62 yıl geçmesine rağmen, hiç eskimeyen bir başyapıt. luis bunuel italyan yeni gerçekçiliğini sevmese de, gerçekçiliğe eleştirel bir bakış açısı getirerek, nası olması gerektiğini söylüyor. bunu da işin içine şiir ve düş katarak yapıyor. sürreal öğeler de yerli yerinde ve son derece stilize.

    filmin sosyal içerikli olup da doğrudan mesaj vermeyen yapısı ise takdire şayan nitelikte gerçekten. sanatçının anlatmak istedikleri açısından da önemli. keza bu yapıyı kurabilecek çok az yönetmen vardır şu sinema tarihinde.

    sürreal sahneleriyle, seyirciye karşı son derece agresif yapısı ile, unutulmaz sonu ve başı ile izlenmeye değer o özel eserlerden biri bu film. son olarak, bunuel' in filmi 21 günde tamamladığını da ekliyim.
  • bu aralar joy fm'in çok çaldığı dokunaklı maria myriam şarkısı.