şükela:  tümü | bugün
  • terry gilliam'in yillar boyu hayallerini kurdugu, don kisot hikayesinin uzerine kurulu 'the man who killed don quixote' adli filmi cekmeye calismasinin ve bin turlu talihsizlikten sonra basaramamasini anlatan bir eglenceli bir belgesel film. bu basarisizlik da birilerine 5 milyon dolara malolmustur, o da ayri bir konu.
  • terry gilliam'in aslinda bir don kisot oldugunu anlatan belgesel.
  • eğlenceli ama bir o kadar da göz ya$artan bir film. nasıl gitmi$ bu güzelim film çöpe, nasıl elin bokçu sigortacılarına mahklum olmu$ bu proje diye ağlayası geliyor izlerken insanın. lakin i$in birebir içinde yer almak isteyen herkesin izlemesi gereken bir yapım olduğu kesin...
  • cok acikli bir film hakikaten. ispanyol collerinde yagmur, sel ve dolu manzarasi merak edenlere ozelikle tavsiye edilir.
    ayrica (bkz: the man who killed don quixote)
  • tam bir kara mizah. bu kadar talihsizlik nasıl üstüste gelebilir, bir insan (ibowan ın da tabiriyle ) nasıl bu kadar cenabet olur.
    eh artık bundan da kötüsü olamaz derken her seferinde daha beter bir felaketin vuku bulmasıyla, izlerken bizleri, sırasıyla, göt ardından dumur eden belgesel.
    çizgilerle terry gilliam kısmı da ayrıca pek hoştu.
  • saglık sorunlari,hava muhalefetleri,yanlis yerde yapilan cekimler,salak produktorler,firsatci/cikarci sigorta sirketleri ve yitip giden nefis bir gilliam senaryosu.
    the man who killed don quixote bitseydi avrupada cekilmis ve produksuyonu yapilmis en pahali film olma ozelligini tasiyacakti.
    terry gilliam in kendine ait senaryosunu zaptetmis olan sigorta sirketleriyle hala bogustugu,script i geri alip filmi cekecegi soyleniyor.
    (bkz: insallah)
  • belgeselin yonetmenleri keith fulton ve louis pepe'dir. making of cekmeye gitmisler ama bu ortamin icinde kalip butun faciayi belgelemislerdir. sonunda da terry gilliam'in onayi ile film piyasaya cikmistir. daha sonra da yine gilliam'in onerisi ile bu belgesel "unmaking of..." olarak pazarlandi.
  • (bkz: louis pepe)
    (bkz: keith fulton)
  • izlerken hüzünlendiğim, hüzünlenirken güldüğüm, gülerken coştuğum (johnny depp in ilk göründüğü çekim, off ) belgesel , kaç yönetmen onun kadar özen gösterir filmine acaba şu ülkede ,dehşete düşmedim desem doğru olmaz . önce vanessanın gecikmesi ,ardından doğal afet ,ardından başrol oyuncusunun zamansız hastalığı falan filan feşmekan derken , terry gilliam bi daha ki sefere inşallah diyerekten olay yerinden hızla uzaklaşmıştır. ama 2006 mayısında gene çekimlere başlanması muhtemelmiş ,duyunca pek bi sevindim.