şükela:  tümü | bugün
  • fiona apple'ın bizi piyanosu ile mutlu ettiği diğer bir şarkısı, ki "not anymore" temasını ne kadar da güzel işlemiştir. öyle ki okumak bile yetecektir, şiir gibi yazmış fifi, eşşek gibi de güzel anlatmış, önemli anlarda isim ile hitap etme sozunlulugu'ndan bile dem vurmuş sanki. bitbitim zötzötüm bebeğim yok artık, jake oldun, george oldun demiş. bakın nasıl demiş:

    love ridden, i’ve looked at you
    with the focus i gave to my birthday candles
    i’ve wished on the lidded blue flames
    under your brow
    and baby, i wished for you
    nobody sees when you are lying in your bed
    and i wanna crawl in with you
    but i cry instead
    i want your warm, but it will only make
    me colder when it's over
    so i can’t tonight, baby
    no, not ‘baby’ anymore - if i need you
    i’ll just use your simple name
    only kisses on the cheek from now on
    and in a little while, we’ll only have to wave
    my hand won’t hold you down no more
    the path is clear to follow through
    i stood too long in the way of the door
    and now i’m giving up on you
    no, not ‘baby’ anymore - if i need you
    i’ll just use your simple name
    only kisses on the cheek from now on
    and in a little while, we’ll only have to wave
    no, not ‘baby’ anymore - if i need you
    i’ll just use your simple name
    only kisses on the cheek from now on
    and in a little while, we’ll only have to wave
  • sözleri feci uyar insana bazen şaşırırsınız.
  • tum 'bitis'i dogumgununde yasayan biri icin daha da vurucu bir fiona apple sarkisi
  • love ridden vazgeçişi, kabullenişi, zincirlerden kopuşu, sevdiğini bırakışı ve ayrılmakla alakalı ne kadar işteşlik kaldıysa onları anlatan(ş) bir şarkı. "bundan sonra sana bebeğim demeyeceğim, benim için dümdüz ahmet'sin" içerikli, klasik bir kalp vs mantık kavgası... spoiler veriyorum, mantık kazanıyor. çok uğraştım, çok yoruldum, artık seni salıyorum diyen bir kadının, esasında salmak istemeyip koşullar gereği mecbur kalışını anlatıyır. salmaktan kastım, yellenmek değil. bi şey uzaya uzaya don lastiğine dönmüştür, o noktadan sonra sevginin pek bir önemi kalmamıştır, neticede sevgiden öte pek çok duygu vardır. bu duygular sevginin önüne geçince, karşındaki ahmet'i salıvermekten başka bir şey yapamazsın. kimse, erimiş donları sevmez. bayramda 3 alana 1 bedava sms'i atıyorlar.

    evet, şarkımız, eskiyen donları yenileriyle değiştirmemiz gerektiğini, uzun süre giydiğinden dolayı garip bir şekilde bağlandığın, ancak pamuklu bile olmayan, sıcakta pişik yapmak dışında hiçbir boka yaramayan, her bir yıkamada şekli şuklu kayan donun artık çöpe atılmasını emrediyor. o dona saygı duyulur mu? gözünde büyütmüşsün. neticede, o bir don. pamuklu bile değil. lastik izi de bırakıyordur. evet.