şükela:  tümü | bugün
  • happy feetdeki shamanvari karakterdir. bomba repliklerle kişiyi kahkahadan kahkahaya sürükler.

    --- spoiler ---
    - i come to think of it, why dont we all multiply?

    - theres a power, that makes me stand on this tower
    --- spoiler ---

    *
  • deep throat'un yıldızı linda lovelace’in hayatını konu alan film. rob epstein ve jeffrey friedman'ın yönetmenliğini üstlendiği yapımda, lovelace’i son dönemde bir türlü istediği çıkışı yakalayamayan ve başarısız projelere imza atan, lindsay lohan canlandırıyor.
  • james franco'nun hugh hefner'ı canlandıracağı film.
  • linda lovelaceamanda seyfried canlandıracaktır.
  • muhteşem amanda seyfried için çıkar çıkmaz izlemeyi planladığım film.
  • fragmanı gelen film.

    http://www.youtube.com/watch?v=9vjadeckl-4

    bu da amanda'nın film hakkında conan'da yaptığı komik söyleşi.

    http://tvarsivi.com/….php?y=3&z=2012-12-20 00:43:00
  • imdb puanının sizi aldatacağı filmdir. halbuki kusursuz bir başyapıttır. özellikle peter sarsgaardın oyunculuğundan etkilenmemek imkansız. amanda seyfried filmde vucüdunu cömertçe sergiliyor ve bir çok izleyici bu yüzden filmdeki ağır dramı farkedememekte. bizim bayıla bayıla seyrettiğimiz filmlerin arkdasında nasıl bir zorbalık ve şiddet yattığını öğrenebileceğiniz film. izleyin özellikle babasının kızının porno filmini seyrettikten sonraki telefon konuşmaşı çok acıklıdır.

    - orada ki benim küçük kızımmıydı ?
  • spoiler

    sharon stone'u epey dindar yapmış filmdir bu. bir zamanların seksi aktrisi (bkz: temel içgüdü) yaşlanmış, anne ve dindar olmuş. biraz daha kassa kökten dinci olacakmış. filmdeki anne eminim çoğu kişiye bizim anneleri hatırlatacaktır.

    -kocam beni dövüyor.
    -kocandır o senin. sever de, döver de.
    -anne lütfen, bir kaç gün burada kalayım.
    -doğru değil kızım. millet ne der sonra? bir kadının yeri kocasının yanıdır.
    -anne lütfen?
    -evine git ve iyi bir eş ol

    (sabaha cenazesi gelir)

    yukarıdaki diyaloglar yüzlerce anne-kızı arasında geçti. parantez içindeki yüzlerce, binlerce kez gerçekleşti. babası, annesi tarafından dayakçı kocasına gönderilen kadın sabahı göremez genelde ülkemizde. film de bunu işliyor aslında. fazla dindarlık veya çevreyi ("el alem ne der sonra?") fazla önemsemek iyi değil. filmdeki bu dram, yani kızın kocası tarafından erkeklere peş keş çekilmesi, kocasından ve annesinden 20'sine gelmiş olmasına rağmen şiddet görmesi, ayaklarının üzerinde durma çabaları ülkemize cuk oturuyor dediğim gibi. tüm o erotik sekansları, esprileri, şan şöhreti çıkarırsak geriye bir dram kalıyor. ailesi (filmde de üzerinde iki defa duruluyor: "eşine itaat et" diyor anne) ve kocası (annesinin dediklerini yapıyor ve eşine itaat edip pornocu oluyor linda) yüzünden pornocu olan bir kızın dramı. biraz klişe geliyor kulağa ama değil. tabi bile isteye bu işi yapanlar da var.

    criticker'da birisi filmin iyi başladığını ama sonra dümeni kırıp pornoculara "bırakın bu işleri, evinize dönün" dediğini, hatta bunu dikte ettiğini, o yüzden filmden tam anlamıyla hoşnut kalmadığını yazmış. ben buna katılmıyorum. aslında çok daha açık bir din eleştirisi beklerdim. muhafazakarlıkta sınır tanımıyor anne. linda'nın hayatı bu yüzden kayıyor zaten. her ne kadar linda'nın pornocu olmasının nedenleri arasında annesinin baskısı gösterilse de açık bir din eleştirisi yok. pek cesur davranmamışlar bu konuda. öte yandan yönetmenlerden pornoculuktan kurtulun diyorlar, ki hak vermemek zor. en iğrenç sektörlerden birisi. ayrıca yönetmenlerin bunu dikte ettiklerini düşünmüyorum. linda'nın yaşadıkları yansıtılmış.

    filmin yıldızı ses tonuyla, stiliyle, beden diliyle açık ara peter sarsgaard. amanda seyfried ise vasat kariyerinin en iyi performansını sergilemiş. wes bentley, chloe sevigny, james franco, juno temple kısa rollerle filmi zenginleştiriyorlar. sonuçta ortalamanın üstünde bir film.
  • bir üst tanıma ek olarak, boris karloff'un frankenstein'inden beri gördüğüm en başarılı canavar makyajı bu filmde yapılmış. şoklardayım. (bkz: sharon stone)

    filme gelirsek... gelen gelmiş zaten, hiç başlamayın. inside deep throat belgeseli -ki onun da ilk yarısı yeterli ve gerisi bayıcıdır- çok daha doyurucudur dönemi ve ilgili şahısları anlatmak bakımından. boogie nights nere, bu nere. zamanınıza yazık.
  • cinsel devrim diye nitelendirilen deep throat filminin yıldızı linda lovelace'ın hayatını konu alan biyografik film. amanda seyfried her ne kadar fiziksel olarak linda'ya benzemesede (çünkü çok daha güzel) iyi bir performans ortaya koyuyor. kariyeri için önemli bir rol diyebiliriz. filmin esas yıldızı ise chuck traynor rolündeki peter sarsgaard, kesinlikle döktürüyor. film o dönemi oldukça iyi yansıtmış ve belki birçok kişinin bilmediği gerçekleri sunmuş. izlerken benim de aklıma bu konuyu çok iyi işleyen bir film olan paul thomas anderson başyapıtı boogie nights geldi.