şükela:  tümü | bugün
  • karbonhidrat oranini dusuk gidalar tuketerek kilo verme ve saglikli kalma temeline dayanan beslenme akimi.
    basta abd olmak uzere dunyada cok populer olmasiyla gida ureticilerinin urunlerindeki karbonhidrat oranini dusurmeye calistigi, marketlerde ozel reyonlar acildigi ve hatta hamursuz pizza uretildigi gorulmustur.
    (bkz: atkins diyeti)
  • insani delirten bir akimdir..eskiden dusuk yag oranina, dusuk kaloriye takmisti insanlar, sutler yagsiz, peynir yagsiz, esek yagsiz, yag yagsiz olarak uretiliyodu, simdide baktilar yag olayinin miadi doldu, dediler o zaman simdide karbonhidrata asilalm.. biralar low carb, cipsler low car, esekler low carb, makarna low carb..

    bu da bir sure insanlari mesgul edip tuketiciyi yanaklarindan opecek, sonra canlari sikilinca bu sefer b12 vitaminine takacaklar, dusuk b12 oranli esekler dolanmaya baslayacak ortalikta.. bir kac sene sonra insallah hic bir besin degeri olmayan low everything isimli suntalar yiyebilicez..
  • abd'de yiyecek icecek firmalarinin pazarlama departmanlarinin artik default olarak hemen hemen her urun icin alternatif bir low carb versiyonu urettikleri yeni hastaliga verilen isim. gecenlerde low carb olarak aldigim bir garlic breadin sadece orjinalinden daha ince dilimlenmes halde satisa sunulmasi firmalarin low carb yuzu suyu hurmetine her turlu saklabanligi yaptigina ve yapacagina delalet etmistir.
  • low fat'ten sonra yeni trend.

    (bkz: low fat)
    (bkz: no carbs)
  • 17 temmuz 2011'de başladığım ve o günden beri toplam 42 kilo vererek 115 kilodan 73 kiloya düştüğüm diyettir.

    işimden dolayı spor yapamıyorum. çoğunlukla masa başı oturmak zorundayım ve hareket şansım yok. sadece şeker ve karbonhidratı keserek hiç olmadığın kadar sağlıklı olacağımı keşke biri bana çok daha önceleri söyleseydi diye düşünüyorum şu an.

    edit: an itibarıyla 44 kilo. 71 kiloluk bir insanım. (boyum 181 cm)
  • diyet süresince yenebilecek şeylerin sanıldığı gibi az olmadığı beslenme şekli.

    gelen mesajlardan yola çıkarak bir liste hazırlayayım dedim.

    yağ olarak tüketmek için tereyağı, zeytinyağı ya da fındık yağı tercih edilebilir. mısırözü ve ya ayçiçek yağı tüketilmiyor.

    süt ve süt ürünleri, yumurta her zaman yenebilir.

    yeşil sebzeler ve domates tüketilebilir sebze olarak. ancak havuç gibi içinde glikoz olan sebzeler listeye dahil değil.

    et olarak her türlü şey tüketilebilir. ancak türkiye'de satılan sosislerin tamamına yakınında, %100 dana eti vs. damgası olanlarda bile şu tip bir cinlik vardır: yüzde yüz dana eti demek, bu sosisin %10'u et ama o %10 etin tamamı dana eti. o yüzden aldanmayın. aynısı sucuk içinde geçerli. yine bir dikkat edilmesi gereken nokta var ki gerçek sucuk olan sucuk "sucuk" ismiyle satılırken, içinde katılmış karbonhidrat olanlar "kangal" adı altında satılıyor. içindeki malzemelerin listesine bakarak et oranı kolaylıkla görülebilir.

    ilk 10-15 gün biraz daha fazla gıda tüketiyor insan karbonhidrat ve şekerin yarattığı tıkama durumuna ulaşmak için ama sonrasında mide küçülmeye başlıyor ve daha az yiyor insan.

    dürüst olmak gerekirse ilk 5 gün "bi gofret, bi çükülat" nidalarıyla ağzınız sulana sulana dolaşıyorsunuz, sonrasında canınız çekmemeye başlıyor ve alışıyorsunuz. eski bir 115 kiloluk tosun olarak söyleyebilirim ki, ekmeksiz oluyormuş.

    edit: sürekli proteine abanılır mı, pahalı oluyor argümanı içinde diyebileceğim bir şey var. evet, bu gıdalar fiyat açısından biraz daha pahalı ama şekerden, çikolatadan, cipsten, mcdonalds'tan kestiğinizi buna yatırınca daha az harcama yapmış oluyorsunuz. bir ay gıda harcamalarımı not alıp karşılaştırdığımda bu sonuca vardım.
  • oldukça dengeli bir versiyonu ile bir ayda 10 kilo verdim. artan yaşla birlikte geçilmesi tavsiye edilen beslenme şeklidir ayrıca. karbonhidrat oranını düşürüp protein ve lif oranını artırmak metabolizmayı hızlandırıyor ve daha hızlı yağ yakmanızı sağlıyor.
    ayrıca ne yerseniz yiyin yanında bir parça limon yemek (tercihen kabuklu) aldığınız gıdaların glisemik indeksini düşürüyor.
    ben yoğun lif oranı için sabahları iki dilim tam buğday ekmeği yiyorum, ona rağmen kilo verme hızım gayet makul.
    edit: agustos 2014 itibariyle toplamda 30 kilo vermiş bulunmaktayım. yani sistem mükemmel çalışıyor.
  • özellikle sınavlarıma denk gelen dönemde 6 ay boyunca uyguladığım beslenme şekli. ben sınavlara geç hazırlanmaya başlayan, bu yüzden ders çalışınca tüm gün kafamı kitaptan kaldırmayan, kısacası hareketsiz kalan biri bu süre içinde kilo almadım, aksine bol bol yememe rahmen zayıfladım.

    low carb iyidir güzeldir zayıflatır ama dikkatli de olunmalıdır. kolestrol üm kısa süre içinde normal değerin üstüne çıktı. birde zamanla alıştıkca fazla kaptırıyorsunuz kendinizi. ben yalnız sebzeden karbonhidrat alıyordum son dönemlerde. ekmeği zaten hayatımdan çıkarmıştım, meyveyide *. baktım ki olmuyor, depresif bir hal alıyorum (çevremde fark etti), kendimi mutsuz hissediyorum, 6 ay sonunda bıraktım.

    aylar sonra elma yiyince kendimi ne kadar mutlu hissettim anlatamam. pastalara keklere hasta, şekerpare kadayıfa karşı koyamayan, elma önüne koyduklarında burun kıvıran biri, yani ben, nasıl zevk aldım o elmayı yerken anlatamam.

    low carb dan sonra eskisi gibi makarna pilav tatlı abur cubur vs zaten yiyemiyorum, besinlere olan bakış açım değişti.
    artık dengeli besleniyorum ve kilomuda koruyorum. et, balık, meyve, sebze, buğday ekmeği ve tabiki hemen hemen her akşam spor*.