şükela:  tümü | bugün
  • devletin sadece üst düzey siyasi ve askeri yöneticilerinin bildiği iddia edilen maddeler...

    ama şurası bir gerçek ki daha lozan antlaşmasındaki gerçek maddelerin bile neler olduğu bilinmiyor. çünkü lozan antlaşmasının imzalanan metni elimizde bulunmuyor.
    geçen gün okuduğum bir gazete haberi büyük puntolu bir başlıkla istiklal harbinden bu yana geçerli tek antlaşma olan lozan antlaşması'nın madelerini ihtiva eden tek belgenin bir yazarın evinden çıktığını duyuruyordu. ve sonraki günlerde o haberi tekzip eden bir haber de görmedim. bu ne demek anlamadım ki bize yıllardır içeriği ne olduğu bilinmeyen bir antlaşmayı mı öğrettiler. ve bu anlaşma hala geçerli...
    umarım gerçekler zamanla anlaşılır.
  • taraflar götünden element uydurmak mevzuunda karar yeter sayısına ulaşamadıklarından bu gizli maddeler bir türlü yazılamamıştır.

    bari wikipedia'ya bakaydın be yurdum insanı.

    (bkz: aramaya inanmak)
    (bkz: bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak)
  • aynı geyiğin kaynakları 2038 hatay referandumu gibi efsaneleri de yaratmıştır.
  • varolması imkansız olan maddelerdir. bir anlaşma imzalandığında meclis tarafından onaylanması gerektiğinden (bazı şartlarda referandum da yapılabilir) gizli madde olma ihtimali yoktur. tabi anlaşma imzalanıp, üst düzey yöneticiler ve askerler kendi aralarında makara yaptılarsa o ayrı mevzu.
  • uluslararası antlaşmalarda gizli maddelerin bulunması ve hatta gizli uluslararası antlaşmalar yapılması wilson ilkeleri'ne aykırıdır. lozan antlaşmasının metni olmamasına gelince; lozan antlaşması -her ne kadar utanç verici de olsa- dışişleri bakanlığı'na ait arşivler düzenlenirken oksijen kaynağı ile açılmış bir kasada üzerinde yağ lekeleri ile bulunmuştur.

    (bkz: wilson ilkeleri)
    (okuyunuz: lozan/@ali naci karacan )

    lozan antlaşması'nın bulunması ile ilgili metne buradan ulaşabilirsiniz
  • entryde ahmet çakar tandansı yakalamaya çalışarak varlığı kanıtlanamayacak maddelerdir.

    tahsil cehaleti alır eşşeklik baki kalır diyenin bal dudaklarını yiyeyim. lan, oğlum, lan kızım, hukuken bir iddia iddia sahibi tarafından ispatlanır, mantıkta önerme ancak aksinin yanlışlığı ispatlandığında doğrulanır.

    diplomasi ve siyasette de tarafları az olan ve her bir tarafın kendine düşen paya razı olduğu durumlarda* yapılan bir anlaşmada gizli maddeler olur. çok fazla tarafı olan anlaşmalarda paylaşım üzerine ancak anlaşılabilmiş ise gizli madde nasıl olsun? kimin çıkarları nasıl korunacak? kaldı ki, bu gizli maddelerin ifşası nasıl engellenecek?

    keza, lozan öyle çok da üzerinde çoğunlukla mutabık kalınmış bir paylaşım ortaya koymamıştır; hatay, musul-kerkük, boğazlar gibi. bunca sorunlu mevzu varken gizli maddeler üzerinde mutabık kalındı yani, öyle mi?

    lan, ben sizin postmodernizminizi yiyeyim be. lan oğlum, lan kızım, daha az taraf, daha az zaman falan okuyun, oturun, sakinleşin, geçer bunlar.
  • son günlerde herkesin diline pelesenk olmuş maddelerdir.

    - olm lozan anlaşmasının gizli maddeleri gereği madenlerimiz çıkarılamıyomuş
    - olm lozan anlaşmasının gizli maddeleri gereği hatay'da problem varmış
    - olm lozan'da bi anlaşma yapmışlar acayip gizli.

    he amk o derece gizli bi anlaşma, hepinizin dedesi ordaydı. gizli maddeleri günlük gazete bile okumayan adamlar kesin bir biçimde biliyor.

    sonra kızdı mı kızdı oluyor insan sözlük.
  • lozan antlaşaması'nın gizli maddeleri var diyen gizli adamlar turnusolu.
  • murat bardakçı tarafından ifşa edilmiş maddelerdir.

    madde 2: türkiye, boğazlar üzerindeki hâkimiyetinden 24 nisan 2023'ü 25 nisan 2023'e bağlayan geceyarısı tamamen vazgeçecek ve bölge, anlaşmada imzası bulunan diğer devletlerin hâkimiyeti altına girecektir.

    madde 7: türkiye 24 nisan 2023 tarihi itibariyle bütün yeraltı servetlerini ve doğal kaynaklarını kullanma hakkından feragat edecek, bu hak anlaşmada imza sahibi olan diğer memleketlerin olacaktır. iş bu maddeye ormanlar, madenler ve bütün enerji kaynakları da istisnasız dahildir.

    madde 9: türkiye, fener patrikhanesi'nin ekümenik olduğunu kabul edecektir.
    patrikhane 24 nisan 2023'ten itibaren milletlerarası hükmî şahsiyete sahip
    olacak, aya yorgi kilisesi merkez kabul edilerek 25 kilometre çapında ve
    ayasofya'yı da içine alacak olan arazi bedelsiz olarak patrikhane'ye
    devrolunacak ve burada daha sonra kurulacak olan vatikan benzeri yeni devlet,
    geçmişin bizans'ının hatırasını ihyâ edecektir.

    madde 10: ayasofya yeniden kilise hâline getirilecek ve yeni bizans devleti'ne ait olacaktır.

    madde 13:hristiyan dünyasının organize edeceği her türlü misyonerlik faaliyeti serbest bırakılacak, türkiye din değiştirmek isteyen vatandaşlarına her türlü desteği verecektir.

    madde 17: bu anlaşmanın imzalanmasından önce yürürlükte bulunan ama
    türkler'in 1919 ile 1922 seneleri arasında sürdürdükleri silâhlı başkaldırı
    yüzünden uygulama imkânı kalmayan sevr anlaşması'nın bazı maddeleri de yine 24 nisan 2023'ten başlamak üzere hayata geçirilecek; öncelik ermenistan, lâzistan ve kürdistan projelerine verilecektir.

    madde 21: işbu anlaşma 24 temmuz 1923 günü lozan palas oteli'nin kömürlüğünde türkiye hariciye vekili ismet ile istanbul'daki ingiliz yüksek komiseri sir horace george montagu rumbold tarafından gizli olarak imzalanmıştır.

    "yoksa inandiniz mi?
    lozan'ın nasıl kan ve gözyaşı ile dolu senelerin ardından ve hangi şartlar altında imzalandığını düşünmeyi bir türlü akıl edemeyip yıllardan bu yana "lozan'ı zafer falan zannetmeyin, apaçık bir yenilgidir", "bağımsızlık belgesi falan değil, türkiye'yi ele geçirme planıdır", "imzalanmasının üzerinden hele bir asır geçsin, bilmem nemizi işte o zaman göreceğiz" diye geveleyenler var ya... aslı astarı olmayan hayâlî bir gizli protokolün maddeleri imişçesine yukarıda yazdığım maddeleri bu zavallıların verdiği ilhamla uydurdum... ama uydurduklarım da birşey mi? bunlar "lozan zafer değil, hezimettir" diye geveleyenlerin daldıkları rüyada saçmaladıklarının ve etraflarını sarmış birkaç zavallıyı da ikna ettikleri palavralarının yanında zemzemle yıkanmış gibi kalır!"

    yazının linki

    (bkz: tarihi kadir mısıroğlu'ndan öğrenmiş zavallı insan)