şükela:  tümü | bugün
  • lozan antlaşması'nı eleştirmeyi gelenek haline getiren rte'nin lozan hakkındaki son demecidir.

    "milletimiz istiklal harbine başlarken misak – ı milli hedefi ile çıktı yola. lozan tartışılmaz bir metin değildir. kutsal bir metin asla değildir. elbette tartışacağız. daha iyiye ulaşmanın çabası içinde olacağız. birinci dünya savaşı, ikinci dünya savaşı, soğuk savaş geride kaldı. buna rağmen bizi hala lozan’a hapsetmeye çalışıyorlar. kusura bakmasınlar. bizim milletimize sözümüz var. tüm şartları zorlayacağız."

    http://www.mynet.com/…al&utm_campaign=haberwallpost

    kimse lozan kutsaldır demedi; kimse sana lozan'ı tartışamzsın da demedi. sen kendince kutsallık üzerinden atatürk'e laf soktuğunu düşünüyorsan, atatürk'ün 1 kasım 1937'deki tbmm konuşmasını gözden geçirmeni tavsiye ederim;

    aziz milletvekilleri,

    dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet yönetimimizdeki ana programımız, cumhuriyet halk partisi programıdır. bunun kapsadığı prensipler, yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir. fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.
  • sevri geri getirmeye çalışanların düşüncelerine özet geçen demeç...
  • (bkz: bir gündem değiştirme aracı olarak lozan)

    bu oltaya gelecek en az 100 tane ekşi sözlük yazarı birazdan yorumlarıyla buraları şenlendirecek.
  • lozan antlaşmasının ekonomik başarılardan biri için (bkz: tarihimizle yüzleşmek) sayfa 74 - 75
  • kanla kutsanmış bir metindir diyerek karşı durduğum önerme.
  • malum yasa tasarısı rezaletini unutturmak için ortaya tekrar atılan durumdur.
    (bkz: #geriçekmekyetmeziptaledilsin)

    lozan'dan önce imzalanan sevr antlaşması ile verilen/kaybedilen topraklar konusunda edecek tek kelimeleri yoktur sevr sonrası elinde sadece orta anadolu'nun bir bölümü kalmışken. sevr'i tartışmazlar çünkü padişah efendileri kabul etmiştir bu antlaşmayı. lozan bir kazanımdır sevr ise teslimiyettir.
  • lozan'a laf eden adamların övdüğü şeyin yunan işgali ve sevr olduğunu düşünürsek tam bir saçmalama.

    ama bir de bu adamın başkanlık diye tutturduğunu düşünürsek, son dönemeçteyiz beyler. akkıllar da bize "bölücü" desin bakalım!
  • cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'ın açıklamasıdır.

    sadece sözlükte değil, ülkenin sözde aydın geçinen lümpenleri tarafından her fırsatta devletin cumhurbaşkanına laf sokmak için kollanan fırsatlardan sonuncusudur aynı zamanda.

    her yerini adeta ateş çemberi gibi çevirmiş onca pislik, savaş, hainlik arasında hala ayakta kalabilmeyi başarmış bir ülkede, doların 3.40 olmasına gizliden, gizliye sevinen, bir devletle veya ab gibi topluluklarla arası kötü olduğunda evde porno dergilere bakarken osbir çektiği ortamlarda zil takıp oynayan bir sevinen bir kitle ile beraber yaşıyoruz, güzel cümlelerle yaptıkları yorumları okuyoruz. tabii buna aklınız, havsalanız ne kadar yetiyorsa. bu osbirciler çok değil 15-20 yıl önce yönetildikleri iktidarlarla şu ortamı yaşamış olsalardı, acaba hiç başımıza ne geleceğini düşünmüyorlar mı?

    sanki ülkeyi karıştıran gizli bir el yok, sanki yabancı istihbarat örgütleri gizli kapaklı işler peşinde değil de, ülkeyi bir başına bırakmış gibi davranıyorlar. bence gayette güzel idare ediliyor, bunca soruna, bunca düşmana rağmen. elbette lozan hakkında da konuşacak, ülkenin geleceği hakkında da.

    henüz 20. yüzyılın başında, o dönemin şartlarına göre gayette başarılı bir devlet kurulmuş, yoktan var edilmiş bir devlet. ama o günün şartları ile, bugünün şartları bir mi? adamlar facebook'la, google'la fas'ta başlayan, sonra bir yangın misali tüm ortadoğu'ya kadar yayılan sözüm ona "arap baharı"nın mimarı değil mi? yahu bildiğin sosyal medya ile devletlerin kurulup, devletlerin yıkıldığı bir dönemde yaşıyorsunuz ve hala 20. yüzyılın başındaki paradigmaya göre devletin var olması gerektiğini iddia ediyorsunuz. ki öyle bir zaman olmuş ki, 2-3 yılda bir yepyeni paradigmalar hayata geçiriliyor, bunun dışında kaldığınız an yerle yeksan oluyorsunuz.

    keşke bir çekiç başı gibi bu coğrafyaya girsekte, oradan hiç çıkmasak, kökten çözümü olur herhalde, yaşadığımız bir çok sorunun...