şükela:  tümü | bugün
  • 7 aralık 2017 tarihli müyesser yıldız yazısı, bir bölümü aşağıdaki gibidir;

    emperyalistlerin ajandası

    bunları niye hatırlattım? erdoğan yunanistan'a gitti ve “lozan güncelleştirilmeli” dedi ya, ondan. sadece bu mu?

    “birkaç ada yüzünden hemen ortalığın karışıtırıldığını, medyasıyla vesaire halkını tahrik eden yapıdan kurtulmamız gerektiğini” söyledi...*

    “yunanistan'ın da rahatsız olduğu bazı madde başlıkları” olduğunu, bunların oturulup, konuşulabileceğini açıkladı...

    kıta sahanlığındaki sıkıntıların aşılmasından söz etti...

    yunanistan'ın ege'deki kara sularının mesafesini tek taraflı olarak 6 milden 12 mile çıkarmasını “savaş sebebi-casus belli” sayan meclis kararı için, “bırakalım teknik kadrolarımız bunları en iyi şekilde çalışsınlar. bunları da aşalım” dedi...

    hava sahasındaki it dalaşlarını, “zaman zaman maalesef oluyor. pilotlar genç, heyecanlı. komuta kademeleri, 'sakın bunlara tevessül etmeyin' diyor. bizim de söylediğimiz hep budur” diye izah etti...

    açın bakın, okuyun; bunların tamamı abd ve ab'nin yıllardır türkiye'ye dayattığı başlıklar!..

    ege yunan gölüne çevrilmiş, yunan parlamentosu, “ermeni, rum, pontus soykırım” kararları almış, yunanistan'ın her tarafına sözde “soykırım anıtları” dikilmiş, daha geçen mayıs'ta yunan savunma bakanı atatürk'ü “soykırımcı” ilân etmiş*, kıbrıs'taki türk askeri için “işgâlci” denmiş, abd, israil, fransa, italya vs ile doğu akdeniz'i parsellemiş, batı trakya'daki soydaşlarımız en temel insan haklarından mahrum edilmiş, kendilerine “türk” demeleri bile yasaklanmışken, erdoğan şunu da söyledi:

    “türkiye ile yunanistan arasındaki olumsuz ilişkiler tarih oldu.”

    kaynak
  • ırak, suriye, mısır, filistin derken daha kendi vatan topraklarımıza sahip çıkamıyoruz. sözde yerli ve milliciler yunan işgalinde ki türk adaları ve kuzey kıbrıs'ta ki sorunlar için kıllarını kıpırdatmamakta ve bunların medyaya yansımasının yanlış olduğunu açıklamaktalar.

    keşke yunanlılar yenseydi diyen bir zihniyete ancak 'lozanı yanlış yapılan bir antlaşma, doğrusunun sevr olacağı' düşüncesi içinde olmaları gayet normaldir. sözde yerli ve millicilerin tek dert ve niyetleri ümmet zihniyeti altında topluluğu bir arada tutmak. böyle olunca da ne vatan ne millet ne de bayrak kalmakta.