şükela:  tümü | bugün soru sor
  • anladığım kadarıyla kokulara fena halde takıntılı olan bir biyolog. kokular hakkındaki teorisi bazı bilim insanları tarafından oldukça sert bir şekilde eleştirilse de izlediği farklı yol onun en azından ticari hayatta başarı kazanmasını sağlamış. pek çok parfüm yaratıcısı, kokunun içeriğini gizlemek için kendinden başka kimseyi laboratuarlarına sokmazken; turin henüz bu konuda teorilerini geliştirmeden önce bile farklı düşünceleri ve iyi koku alma yeteneği sayesinde pek çok laboratuara girip çıkmayı başarmış.

    kısacası turin'in teorisine göre bir kokunun bizim tarafımızdan koklanmasını sağlayan şey, o kokunun içindeki moleküllerin titreşimleriyle ilgiliymiş.
    uzuncasını şuradan izleyebilirsiniz:

    http://live11.ted.com/…on_the_science_of_scent.html
  • değişik bir eleman, koku reseptörü dediğimiz şeylerin aslında kızılötesi bölgede titreşim ölçtüğü gibi bir teorisi var. bu teori gördüğüm kadarıyla sinirbilimcilerin bir kısmının sinirlerini felaket gerebiliyor, doğru mu değil mi konusunda hararetli tartışmalar var. merak edenler amcanın kitabı the secret of scent'i okuyabilirler.

    adamın belirli bir adresi yok, o lab senin bu lab benim geziyor duyduğum kadarıyla. aslında gittiği her yerde kavga edip ayrılıyor gibi bir ünü var. parfüm şirketlerinden danışmanlık paralarıyla dünyalığını yapmış diye bir dedikodu da var tabii.

    böyle değişik adamlar lazım hem bilime hem dünyaya.
  • bu amcanın kuramlarına başka araştırmacıların bulgularından da destek var:
    http://www.acikbilim.com/…n-gelen-kotu-kokular.html
  • 1953 lübnan doğumlu, biyofizik phd'li biliminsanı.
    dünyaca ünlü bir burun, parfüm endüstrisinin en bilinen bilirkişilerinden bir tanesi.
    bu şöhretinin temelinde koku almanın biyolojisine duyduğu ilgi yatmaktadır.
    turin'in ortaya attığı izotop etki teorisine göre, bir molekülün kimyasal konfigürasyonunu değiştirmeden, sahip olduğu bağ yapıları değiştirildiğinde, aynı molekül iki farklı koku olarak algılanmaktadır. turin basit bir molekülün sahip olduğu tüm hidrojenleri, izotopu döteryumla değiştirdiğinde, molekül şeklini aynen korusa da, döteryumlu bileşiğin hidrojenli ana bileşikten daha farklı koktuğunu gösterdi. öncesinde düşünüldüğü gibi bir koku molekülü anahtar-kilit modeline uygun olarak ilgili reseptörüne bağlanarak koku alma sürecini başlatmıyor, kokuyu özgünleştiren sadece molekülün kimyasal şekli değil, yanı sıra sahip olduğu bağ yapılarının titreşim özellikleri de kokunun ne türde algılanacağını belirliyor.
  • olfaktoloji alanında doğru kabul edilen anahtar-kilit modeline karşıt olarak öne sürdüğü kuramıyla kafaları karıştıran biyolog.

    genel kabule göre koku alma reseptörlerimizi kilit, koku moleküllerini ise anahtar şeklinde varsayan teoriyi tartışmaya açan turin, kuantumun alanı olan kimyasal bağ titreşimleri sayesinde kokuları ayırt edebildiğimizi savunur. her molekülün belli bir yapısal şeması var ancak bunlar kilide uygun anahtarlar olmanın ötesinde atomların aynı frekansta titreşmeleriyle özgünlük kazanıyor.
    deneyleriyle kuramını destekleyen turin, daha da ileri giderek yeniden bir molekül formüle edip özdeş kokuyu yaratmayı başarıyor. erkek ve kadın parfümlerinde kullanılan en eski baz notalardan biri, tonka fasülyesi uzun yıllardır sektörde doğal kullanımı yasaklanmış bir tohum. bu tohuma kokusunu veren coumarin molekülü kanserojen olduğu için ona özdeş bir koku molekülü yaratma çabaları sürerken luca turin kendi teorisiyle bunu başarıyor.
    coumarinin titreşim spektrumunu baz alarak yarattığı yeni molekül tam da aynı şekilde kokuyor ve bu yeni moleküle "tonkene" ismi veriliyor.

    kokulara öznel ve duygusal değil bir bilimadamı objektifliğiyle yaklaşması sebebiyle bugün parfüm sektöründe yorumları neredeyse kanun kabul edilen eleştirmendir.