şükela:  tümü | bugün
  • rnb türü müzik yapan sanatçı.
  • kariyerine 1978 yılında bionic boogie albümüyle başlamış ancak yeteri kadar tanınmamıştır. 2 sene sonra disco/funk grubu change'in solistliğini üstlenmiş ve değişik ve güçlü ses yapısı ile ertesi sene gruptan ayrılarak never too much isimli albümünü çıkartmış, albümle aynı ismi taşıyan parçayla milyonlar satmıştır.. 80'ler boyunca hit albümler devam etmiş, 90'lar ve 2000'lerde de albümlerinin yanısıra diğer sanatçıların da albümlerini prodükte etmiştir.
  • 1 temmuz 2005 gunu 54 yasinda vefat eden sanatci. zamaninda radyolarda cok calan mariah carey ile yaptigi endless love dueti ile hatirlliyorum. rest in peace.
  • vefat ettiğini daha yeni öğrendiğim ve beni derin bir üzüntüye boğmuş olan kadife sesli soul man. çok genç yaşta kaybettiğimiz merhumun ruhuna bir never too much bir de give me the reason çalınsın dilerim.

    edit: ölümünden sonra gay olduğu ortaya çıkmış, kafamdaki imajı bir anda yerle bir olmuştur.. ancak bu yine muammadır çünkü ölümüne kadar bunu gizli tutmuş, öldükten sonra da bruce vilanch isimli gay ve bir o kadar da gereksiz komedyenin 'luther bir gün turnedeyken bana hemcinslerinden hoşlandığını söyledi ve ben de ona yardım ettim' gibisinden pek inandırıcı bulunmayan beyanatları olmuştur. bunun üzerine gay komüniteleri luther'ı sahiplenmeye kalkışmış ancak hayranları buna sert çıkışmışlardır. sert çıkışmalarının nedeni ise luther'ın şarkılarında hep kadınlardan bahsettiği ve kadın imajı üzerine yoğunlaştığı ve gaylerin buna rağmen luther'ı kendilerinden biri gibi görmeleridir. babası ise luther'ın aseksüel olduğunu ve ne erkeklerden ne de kadınlardan hoşlandığını söylemiştir.
  • sekiz grammy sahibi unutulmaz şarkıcı. bugün ölümünün dördüncü yıldönümü...

    1980'lere aşkın yüceliğini anlatan bir hikaye (never too much) ile giriş yapıp sonraları hep ikili ilişkilerdeki sorunları ve hayattaki yaşanamamışlıkları anlatmaya başlamış. babasıyla bir kez daha dans edebilseydi (dance with my father), o kişinin gizli aşkı olmak zorunda kalmasaydı (your secret love), sevdiğine geri dönecek bir neden bulabilseydi (give me the reason) keşke. olmadı. yine de şarkılarında ne dediğini anlamayan insanları bile hüzünlendirecek bir tondaydı vokal performansı.
  • gençliğinde acayip yakışıklı bir adammış. ayrıca marcus miller'ın da kendisine az emeği geçmemiştir.
  • gece gece azıcık üzülmeme neden olmuş süper sesli şarkıcıdır.

    kendisine, sesine hayran olmakla birlikte... ay ne daha fazla yazasım ne de yazdıklarımı silesim var. hakkındaki vikipedia sayfasında "personal life (kişisel yaşam/özel hayat)" bölümünde tek cümle var.

    "vandross never married, had no children, and his three older siblings died before he did."

    yani aşağı yukarı:

    "vandross hiç evlenmedi, çocuğu yoktu ve kendisinden büyük üç kardeşi kendinden önce öldü."

    umarım kulağa geldiği kadar yalnız olmamış ve ölmemiştir.
  • seal ve brian mcknight ile birlikte '80'ler ve '90'lar r&b'sinin en romantik sesli prensi idi. gerçekten de justin timberlake'ler, usher'lar, bruno mars'lardan önceki kuşağın en önemli seslerinden biridir, eminim hepsinin de zamanında büyülenerek izleyip dinlediği, idol bellediği bir adamdır. '70'lerde aranan bir geri vokal iken öz geçmişindeki diana ross, donna summer, chaka khan, david bowie gibi referansların da yardımı ile önce change ve luther gruplarının vokali olması, sonra da never too much albümü ile '80'lerin başında solo kariyerini başlatması r&b'ye bir altın çocuk kazandırmıştır. ilk albümlerinde disco etkisinden hâlâ çıkamazken üçüncü albümü busy body ile post-disco akımını yakalamış ve başarısını katmerleyerek sürdürmüştür.

    r&b'nin zirveyi yaşadığı '90'larda ve 2000'lerin başında kalitesinin de, kariyerinin de zirvesine çıkan luther, arada dönemin gözde tarzları hip hop ve disco'dan renkler ödünç alsa da ağırlıklı olarak kendi tarzının dışına hiç çıkmadı. albümlerindeki balad bombardımanları müziğini yer yer tekdüzeleştirse de kadife gibi sesi sağ olsun, dinlerken pek şikayetçi olmuyorsunuz bu durumdan. eski toprakların en sevilen işleri genelde kariyerlerinin başında ya da ilk yarısında yaptıkları olsa da kişisel olarak tıpkı donna summer'da olduğu gibi* en sevdiğim iki luther vandross albümü son iki albümü olan kendi ismini taşıyan albümü (2001) ve dance with my father (2003). özellikle de ikincisinin kulağımdaki yeri başkadır, (bkz: if i didn't know better/@turuncan53) ile melankoli, albüme ismini veren şarkıda ise hüzün krizlerine girmekten hiç çekinmem.

    kendi sözünü kendi yazıp müziğini kendi besteleyen, düzenleyen bir müzisyen aynı zamanda luther; aretha franklin gibi bir divaya kendi şarkısını* söyletebilecek kadar iyi hem de. diva demişken, zamanında your secret love diyerek anlayana ipuçlarını verdiği eşcinselliğinin yanı sıra mariah carey*, janet jackson*, beyonce*, dionne warwick** gibi gay ikonalarıyla yaptığı düetler ile lgbtq+ dünyasının da kahramanlarından biri o.

    r&b'nin en hası '90'larda yapıldı, bu adam da en hasının en hasını yaptı. nefis müziğin için teşekkürler, luther. toprağın bol olsun.