şükela:  tümü | bugün soru sor
  • rowland s howard ile shotgun wedding, birthday party ile honeymoon in red, die haut ile der karibische western, einsturzende neubaten ile thristy animal albumlerini yapti. the bad seeds'in related artists section'larinda adina rastlamamizin sebepleridir bu kayitlar. sonic youth ile ortak calismasi death valley 69 ve thurston moore'a kendini emanet ettigi the crumb da diskografisinin onemli noktalarini teskil eder.
  • sonic youthun death valley 69ına katkıda bulunmasının yanı sıra, einstürzende neubautenın das schabendan sonra çıkardığı durstiges tier adlı single'da da adını görmek mümkün.
  • richard kern'ün right side of my brain filminde clint ruin'in organına bir güzel oral `sex` yapan enfes kadın. filmin senaryosuna kern ile birlikte katkıda bulunmuştur aynı zamanda. bir röportajında 90 sonrası en çok sevdiği iki filmden birinin blair cadısı olduğunu söylüyor. sen daha güzel bir cadısın demek geldi içimden...
  • (bkz: roll) dergisi kasım sayısındaki röportajı derslerde okutulması gereken, super kadın
  • lydia-lunch.org sitesinden müzikleri, filmleri, enstalasyonları ve diğer şeyleri hakkında bilgi alınabilen, siyahkırmızı kadın. aysonu kanaması için nefesimizi tuttuk, ölüyoruz...
  • rock kralicesi falan diye lanse edilmesine birturlu anlam veremedigim bayan muzisyen lydia lunch,kanimca sozlerini anlamadan yenip yutulmasi,sinidirilmesi cokta mumkun olmayan bir muzik icra etmekte,garip garip albumler cikarmaktadir.champagne cocaine nicotine stains albumunu dinledikten sonra,biraz degisti galiba dedirtir,konser performansini da hat safhada merak ettirir konumdadir.
  • roll daki röportaja göre aslında soyadı koch muş.16 yaşında evden kaçtıktan sonra yemek bulmak için restoranlardaki arta kalan yemekler için dilene dilene sonunda oradaki çalışanlar tarafından benimsenmiş.bir gün öğle yemepi için tekrar uğradığında bir restorana çalışanlardan biri "lydia,lunch?" demesiyle beraber bu isimle özdeşleşmiş.ilginç bir bilgi...
  • gittik gördük neymiş kimmiş. vox ta çok da fazla olmayan bi dinleyici kitlesi vardı. ben pek anlayamadım müziğini gerçi. doğaçlama mı yapıyodu yoksa şarkılarının formları hep böyle uçarı mı bilmem. yalnız konserin sonlarına doğru seyircilerden birisi "she is torturing meee, heeellppp" diye bağırıyordu. onu duyduk.yalnız olmadığımızı anladık
  • (bkz: touch my evil)