*

şükela:  tümü | bugün
  • yunan* yazar plutarkhos 'un [i.s. 45-120] yazdığı meşhur romalı ~~ yunan kişilerinin biyografilerinden lykurgos 'a ait olanın sabahattin eyuboglu ve vedat günyol tarafından çevirisi.

    türkiye iş bankası, kültür yayınları 'ndan (gen. yay. 626) çıkmış çevirinin önsözünde azra erhat, lykurgos 'la ilgili şu lafı eder; "..çevirisini okuyacağınız yazıda insanlığın bir devlet denemesi anlatılıyor; bu denemede toprak, mal mülk, para, eğitim, ahlak, aile, savaş, yemek, içmek, sevişmek, sanat, şiir konusunda insanı belli ve çeşitli koşullar içinde dengeli ve mutlu kılmak için düşünceler ele alınmış, incelenmiş, eleştirilmiş. buna istersek bir soyalizm denemesi diyebilir, istersek bir nazizim taslağı diyebiliriz, ister beğeniriz, ister beğenmeyiz. ama bu denemenin insancı değeri şuradan belli ki, aradan geçen binlerce yılın üstüne bir köprü kurup, kör lykurgos 'la sakallı castro 'yu birbirine bağlayabiliyoruz.."
    [aynı eser, sf:11]

    *: ankara 'da erendiz özbayoğlu hoca başkanlığında yapılan son dönem toplantılardan birinde; antik yunan'a "yunan", günümüz yunan'a da "çağdaş yunan" denmesi kararlaştırılmış. hitabımızı ona göre belirlesek iyi olur.
  • yer yer platon'a ve sparta ordusu'na yaptığı göndermelerle insanı heyecanlandırsa da günümüz anlayışına göre lykurgos'un yönetimi en hafif tabirle, albert camus affetsin, absürddür. üstün toplum yaratma idealine tamamen inanmak o toplumu yaratabilmek için yeterli değil ne yazık ki. krallığından vazgeçse bile (gerçi yaşayıp yaşamadığı bile muamma ya neyse)... plutarkhos'un bu eserinde belli olmuştur ki; toplum mimarisini zamandan ve bireyden bağımsız yürütmek mümkün değildir. aslında, toplum koca bir denizdir. tabii ki mimariye açık kıyıları olacaktır. lykurgos'a kıyılar yetmemiş, denizin dibini de düzene sokmak istemiş. bunun neredeyse imkansız olduğunu söylememe gerek yok sanırım. zaten eski kralının tüm çabalarına rağmen gün geldi sparta da zamanı durduramadı.
  • plutark'ın 23 yunan, 23 roma ünlüsünü incelediği "bioi paralleloi" (paralel hayatlar) adlı çalışmasının yarı efsanevi sparta kanun yapıcısı lykurgos'un hayatını anlattığı bölümü.

    lykurgos tahtta gözü olmadığını gösterip bir de farklı ülkelere geziye gittikten sonra döndüğünde sparta'nın m.ö. 371'deki büyük yenilgisine (ya da 395'de ölen lysandros dönemine) kadar sparta'yı yöneten düzeni sparta'ya getirdi.

    buna göre 28 üyeli (2 kralla beraber 30) senato kuruldu, tüm topraklar eşit olarak vatandaşlara dağıtıldı, paranın kullanımını durdurmak için ağır ve kolay dağılan demir paralara geçildi (ki böylece kimse para peşine koşup zengin olmayı istemeyecekti), herkesin katılmaya zorunlu olduğu ortak sofralar kuruldu (tek istisna av ve kurban etiydi).
    ayrıca kuralların yazılması, her türlü lüks ve bir düşmanla yakın zamanda birden fazla savaşa girişmek (düşman savaşmayı öğrenmesin diye) yasaklandı.

    kızların erkekler gibi, özellikle de topluca katılınan törenlerde üstsüz gezmeleri teşvik edildi. bekarlık hor görüldü; bir kadının birden fazla erkekten çocuk sahibi olması, çocukların ailenin değil de sparta'nın ortak geleceği olduğu düşüncesiyle kutsandı. gençlerin hırsızlıkları kötü görülmek şöyle dursun iyi hatta zorunlu kabul edildi ki gençler çevik ve atak olabilsinler ve bunu başaramayanlar da ayıklansın.

    lykurgos, yarı efsanevi hayatında ona atfedilen her şey gerçek olsun olmasın klasik sparta'ya ki yunan devletleri'nin en güçlüsüydü, yön veren kişi olduğu için çok önemli. şahsen bazı kurumları cazip gelse de yabancılara kapalı, tek tipleştirici, katı disiplinli askeri toplumunda yaşamak istemem ama bu "kara ütopyası"nın neden günümüzde bile çoğu kişiye "ak ütopya" olarak gözükebileceğini anlayabiliyorum.