şükela:  tümü | bugün
  • yazmamak için uzun süre direndiğim saçmalık.

    daha önce de buna benzer işkembe-i kübra mahsülü saçmalıklar olmuştu.
    (bkz: #26521510)

    mesnetsiz, dayanaksız bu zırvalara inanabilirsiniz. ancak tarih bir bilimdir ve inançla değil belgelerle hareket eder.

    arşivler açıktır. belgesini gösterir ve kanıtlarsınız. işte o açık arşivlerden bir kaç belgeyi aşağıya aynen aktarıyorum.

    "yasal hükümeti (istanbul) yasa ve düzeni sürdürmede destekleriz; dolayısıyla padişahı destekleriz ve herhangi bir ihtilale karşı çıkacağız....
    ..... m. kemal erzurum ve sivasta kongreler topluyor. ferit paşa(damat ferit) telkinlerimizle illere gönderdiği bildiride, bu toplantıların yasa, anayasa ve irade-i şahaneye (padişahın isteğine) karşıt olduğunu belirtmiştir." calthorpe'dan ingiliz dışişleri bakanlığına ivedi ve gizli telgraf. istanbul, 23.06.1919

    "alınan raporlara göre silahlı çete kurmak ve müttefik çıkarlarına aykırı eylemde bulunmak amacıyla sivas ve konyada ciddi hareket başlamıştır.bu hareketler osmanlı hükümetinin bilgisi olmadan başlamıştır. başlıca iki kışkırtıcı sivasta m. kemal ile konyada cemal paşadır. her iki generalin müfettiş olarak atandığı biliniyor. 6 haziranda harbiye nezaretinden m. kemalin görevden alınmasını diledim. bu güne kadar m. kemal emre itaat etmedi. bu akım çok gelişmeden onu durdurmanın önemi göz önünde tutularak yukarda sözü edilenlerin ivedilikle istanbula çağrılmasını osmanlı hükümetine direktif ile iletmeniz doğru olacaktır." jaeschke
    ---bu yazı calthorpe'dan hariciye nezaretine 17.06.1919 da mektup olarak iletilir. paşalar dönmemekte ısrar edince bu kez curzona 3.7.1919 da iletilir. yani mustafa kemalin askerlikten istifasından 6 gün önce.-----

    "8.7.1919 da padişah adına calthorpe ile görüşen sadrazam ve hariciye vekilleri egedeki durumdan sızlanmış yunan işgalinin sınırlanmasını, yunanlıların ingilizlerce denetlenmesini istemişlerdir. padişah düzeni ancak ingilterenin sağlayacağını söylüyor. kanaatimce yunanlılar özgür bırakılırlarsa türk sorununu kökünden çözme yeteneğine sahiptirler." toplantı notları... c.e.s. palmer dan ingiltere dışişlerine ivedi gizli telgraf. 8.7.1919

    yukarda saydıklarım yeterince kanıt değilse buyrunuz efendim:

    ingiliz yüksek komiserliği elemanlarından andrew rayan'ın dışişleri bakanlığından forbes adam' yazdığı gizli yazı..
    kayıt yeri: ingiliz devlet arşivi
    kayıt bölümü: foreing office
    kayıt numarası: 371/4161/161872 (bu numara ile aratırsanız derhal bir suretini size teslim ederler)

    26.11.1919
    " türkiyenin hiçbir bölümü denetsiz olarak türk yönetimine(ankara) bırakılmamalıdır. bu barış konferansının görevidir. aksi ingiliz çıkarlarına aykırıdır."

    kayıt yeri: ingiliz devlet arşivi
    kayıt bölümü: foreing office
    kayıt numarası: 371/4227/166948
    ingiliz askeri istihbarat şefliğinden savaş bakanlığına gizli yazı. londra. 1.1.1920

    "ilk olarak istanbulda ve hatta padişahın maiyetindekilerin öncülüğünde (padişah yaveri m. kemal)
    başlayan isyan büyümektedir. ingiliz yanlısı siyasa uygulanması için padişahın buyruk vermesini istirham ederiz. ferit paşa(damat ferir) önderliğinde bir kabine kurulması gereklidir."
    --- hani anadoluya kaçırılmasın diye 90 bin sandık cephaneyi marmaraya döken ferit paşa----

    kayıt yeri: ingiliz devlet arşivi
    kayıt bölümü: foreing office
    kayıt numarası: 371/5046/e 3543
    ingiliz gizli istihbarat raporu, no:17 15-21.03.1920
    "padişah istanbulun işgaliyle beraber başkentteki millicilerin ekarte edilmesine pek sevinmiştir. biz yapmasaydık bizzat padişah harekete geçecekti. elindeki az sayıdaki jandarma belki muvaffak olamayacak, padişahın saygınlığı ile bizim saygınlığımız tehlikeye girecekti."

    ve daha niceleri.... kopyala yapıştır yapamadığımdan yazmak epey güç oluyor. özellikle kayıt numaralarında hata yapmamaya gayret ettim.

    bir gün tarih önünde yargılanmayacağınızı sanarak attığınız bu iftiralardan son derece memnunum. çünkü bu iftiralar, sahip olduğunuz kafalarınızı ebediyyen bu milletten uzaklaştıracak yegane tarihi belgelerdir.
    yazınız efendim. daha çok yazınız... kusunuz içinizdeki irini. ilerde çocuklarımıza bu cerahati gösterip sizinle tanıştıracağız...
  • bu yazı -türkiye şartlarında- gazetelerde okunabilecek en cesur yazlardanmış. lan öyle bir türkiye şartlarında yaşıyoruz ki adamı bulsanız ağzına edeceksiniz, cesur yazıymış, peh.

    aynısını tayyip hakkında yazan adam hapiste yatıyor 4 senedir tutuklu yargılanıyor ayağına.
  • laf kalabalığı marifetiyle, aralarından hiçbir sebep-sonuç ilişkisi bulunmayan hakiki tarihi olguları sanki birbirleriyle ilintiliymiş gibi göstermeye çalıştığı için sakat niyeti aşikar olan bir gazete yazısının konusu.

    bu iddianın yer aldığı köşe yazısını okuduğunuzu varsayarak devam edeyim:

    böyle bir iddiayı ortaya atmanın sebebi nedir? mustafa kemal atatürk'ü itibarsızlaştırmak ve dolayısıyla misler gibi altı yüz yıllık osmanlı imparatorluğu dururken hiç de hesapta yokken anadolu ve trakya topraklarında birdenbire doğan ve miskin tekkelerindeki şeyhlerin keyiflerini kaçıran türkiye cumhuriyeti'nin aslında bir emperyalist ülkenin projesi olduğu fikrini aşılamak. özetle böyle.

    yani diyor ki milli irade veya liderlik denen bir şey mevcut olamaz. bunlar mutlaka birilerinin maşası ve kuklası olmuştur; başka türlüsü mümkün değil. anadolu'ya geçiş vizelerini işgal kuvvetleri onların emrinde hareket etmesi için vermiştir ve tarihi olgular mustafa kemal'in tam da ingilizlerin emrettiği gibi hareket ettiğini ortaya koymaktadır. başka türlü olabilemez. eh, ne diyelim; kişi herkesi kendi gibi bilirmiş.

    yani demeye getiriyor ki milli mücadele yalan. kurtuluş savaşı ise kurnaz bir ingiliz kurgusunun, iplerin kimin elinde olduğunu bilmeyen kuklalar tarafından sahneye konmasından ibaret.

    niyet belli. o halde biraz da usul ve usluptan söz edelim. lafı çok uzatmamak için, yazının tamamına değil sadece temsil kabiliyeti taşıyan bir kısmına eğilelim:

    müellifin köşe yazısının bir kısmında sözünü ettiği tarihi olaylar (1983 tarihli gazete yazısı, 1919 tarihli samsun'a yolculuk, 1516 tarihli mısır seferi, 1908 tarihli ittihat ve terakki darbesi) birer vakıadır; geçmişte gerçekten bu olaylar vuku bulmuştur ve bunlar okuyucuya iddiaların da aynı şekilde gerçek olduğuna dair bir izlenim vermek üzere metnin içine serpiştirilmiş ve gerçekdışı iddialar ile harmanlanmıştır. bu, ucuz bir kızıldereli numarasıdır. lakin olguların aralarındaki ilintinin noksan olduğu açıktır; ya mevcut değildir yahut iddia edilen perspektife oturmamaktadır. maharet, bu noksanlığı gidermek için lagaluga yapabilmededir.

    sırf britanya'nın bölgeye ilişkin 1900 yılndaki tahayyüllerini 1983 yılında bir gazete yinelemiş diye mustafa kemal atatürk'ün ingilizler - dolayısıyla siyonistler (çünkü ingiliz demek, muhakkak ki benjamin disraeli üzerinden siyonist demektir) - tarafından görevlendirilmiş olduğunu söylemek bel altından vurmanın daniskasıdır. türkiye cumhuriyeti'nde seksen senedir süregelen karşı devrim işte tam olarak böyle yazılarla gerçek yüzünü göstermektedir.

    sultan selim o tarihte mısır'a sefer düzenledi mi, düzenledi. 1983'te ingiliz gazetesinde kürdistan'ın haritasından söz eden bir yazı yazıldı mı, yazıldı. 1919'da mustafa kemal istanbul'dan samsun'a gitti mi, gitti. 1909'da hareket ordusu selanik'ten istanbul'a doğru yola çıktı mı, çıktı. ingiliz, emperyalist tabiatı itibarıyla, orta doğu dahil olmak üzere dünyanın tamamı üzerinde yüzyıllardır tahakküm planları yapmakta mıdır, yapmaktadır. ve dahi, fırsat buldukça da bunları hayata geçimekte midir, geçirmektedir.

    haydi bakalım, şimdi bu beş benzemez iplik arasında bir senaryo örüntüsü dokuyalım. aralarında onlarca, yüzlerce yıl bulunan münferit hadiseler arasında hakikat bağları kurabilmek için uzun atlamada olimpiyat rekortmeni olmak lazım. bu yazı, komplo teorisi denen macera kurgularından hoşlananlar için enteresan bir zihin egzersizi olabilir. veya alternatif tarih denen roman türüne bir örnek olabilir. ama bu bir köşe yazısı olamaz. şayet olursa da sorumsuzca bir şey olur. veya türkiye cumhuriyeti'nin ortadan kaldırılması çabalarında benim de tuzum olsun diye hisseden birinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi olabilir.

    bu iddiaları yazan kişinin, savlarının gerçek dışı olduğunu ve yayınlandığı gün derhal çürütüleceğini, konumu itibarıyla, bilmesi gerekiyor. yani kendisinin bu iddialara samimiyetle inanması söz konusu olamaz. bu açıdan, nazarımdaki en büyük suçu işliyor; muhatabını, yani okuyucusunu, aptal yerine koyuyor.

    esasen gönlüm isterdi ki böyle suiniyetli bir tavrın sürdürülebilir bir gayret olmadığına söyleyebileyim. ama gelin görün ki binlerce yıldır insanoğlunun türlü türlü masallar ve yalanlarla kandırılabildiğinin üzgün bir şahidi olarak, bireylerin ve toplumların kandırılmaya dirençli olduğunu rahat rahat söyleyemiyorum maalesef.

    bu noktada sorulması gereken soru için (bkz: sen neyin peşindesin)

    troll'den betermiş.

    .

    meraklısına, o dönemde ingiliz'in doğuya bakışı için (bkz: the east is a career/#18934622)
  • linkteki z-a-m-a-n harflerini görünce açmaya bile değer olmadığını fark ettiren haberdir.
  • bu olayda bi fransız bi de temel olacaktı. yanlış aktarılmış.

    tarihe taraflı bakışın bir örneğidir.
  • bu tezi savunmak türkiye'de demokrasi yüzünden normaldir. ama adamın akıl veya ruh sağlığını tartışırlar.

    bu adamlara öym, kpss veya hizmetin amerikan uşağı olması konusunda bir şey dediğinizde cevabı basittir komplo veya her şeyin altında cemaat mi var... (ama gazetelerinde her boka ergenekon yakıştırması yaparlar)

    ancak türk kurtuluş savaşını lekeleyecek her şeyi kesin doğru diye kabullenmeleri ne kadar analitik!!! düşündüklerine örnektir.

    evet ingilizler vize vermiştir ancak anadolu'ya geçmek için ingilizlerden vize alınacak kadar düşen devlet ve onlarla işbirliği içindeki pahdişah kimin eseridir.

    (bkz: bir psikoz olarak şakirtlik)
  • aynı amaç uğruna, sovyet rusya, m. kemal'e 3 savaş yetecek kadar silah, muhimmat ve para yardımı yapmıştır! sonuçta bu ingiliz, yahudi ve kominist aynı bokun soyudur ve bu gizli amacı dünyada herkesten önce tavi ki bir türk bilim adamı ortaya çıkarmıştır. evet. cibilliyetinizin amk sizin!
  • "dahili bedhahlar"ı görmemizi sağlamış iddiadır
    bu ahval ve şerait içinde dahi üstelenmemiz gereken vazifelerimizi bizlere hatırlatmaktadır.
  • (bkz: türkiye cumhuriyeti'nin gerçek kurucusu/@escherichiacoli)

    ne yazık ki türkiye pozitif bilimler ve sanat alanlarında olduğu kadar tarih ve sosyoloji gibi alanlarda da bilgiden, muhakemeden ve gerçeklerden kopuyor. nereden nereye.