şükela:  tümü | bugün
  • 1.dünya savasının sonlarında john moses browning tarafından dizayn edilmiş .50 kalibre ağır makineli tüfektir. halen pek çok ülke tarafından kulanılmaktadır.
  • amerikan askeri argosunda ma deuce olarak anılan .50 kalibre makineli tüfek. ilk üretildiği 1918 yılından beri dizaynında pek çok değişiklik olmasına rağmen (ilk örnekler su soğutmalıydı mesela, birinci dünya savaşı amerikan ordusu fotoğraflarında görülen makinalı tüfeklere dikkat edilirse m2'nin klasik kelebek tetik mekanizması ve soğutma suyu zarfına sahip olan makinalı tüfekler göze çarpar. bunlar m2'nin ilk örnekleridirler) temel işleyiş prensipleri aynı kalmıştır. browning .50 cal 4 kilometre menzile sahip ve bir olayda 2500 metre mesafeye keskin nişancı isabet oranında tek atışlar yapmada kullanılmış bir silahtır. bu performans klasik olmuş .50 kalibre mermisinin barrett m82a1 light fifty gibi silahlarda kullanılma nedenidir. m2 dizayn edilirken klasik hedeflerin yanında uçaklara da kullanılabilmesi içn tasarlandığından uzun menzilli isabetli ve güçlü bir silahtır.

    ayrıntılı bilgi için:
    http://en.wikipedia.org/…ki/m2_browning_machine_gun
    http://world.guns.ru/machine/mg04-e.htm
  • bu gün dahi amerikalı pilotlarının korkulu rüyası olmayı sürdürebilen geçen asrın mirası ağır makineli. bakımları düzgün yapıldığında, basit olduğundan dolayı hala mükemmel çalışan bir silahtır. hedefi çok iyidir. 3 ayaklı yer sehpasıyla pek ala nokta atışı yapabilirsiniz. mermisinin bir insanın kolunu koparabileceği vucuduna kol genişliğinde delik açacağı uydurmalarını duyarsınız sağda solda, hepsi yalandır. bu 12.7lik merminin insanla işi yoktur olurda denk gelirse en iyi ihtimalle ikiye böler vucudu. arka arkaya dizilmiş 10 kişi varsa 10 unuda böler farketmez. atış yaparken en tehlikeli şey merminin içinde sıkışıp orada patlamasıdır. bu durumda merminin çekirdeği değil kovan parçalanarak mermi gibi etrafa saçılır ya da saplanır. bir uzmanın kasığına saplandığına şahit olmuştum. elim her tetiğe gittiğinde aklıma o an gelirdi. kolay kolay namlu kızışmaz uzun süre kilitlenmeden ateş edebilirsiniz. boyu 1,65 civarındadır. kendisi yaklaşık 40kg, sehpası 20kg civarıdır. azami menzili yaklaşık 6-7km dir, 2500-3500 metre tesirli mesafesidir. tavsiye edilen tüketici fiyatı 14.000$ dır.
  • muhtemelen yüz yıl sonra insanoğlu mars'ta birbirini yerken bile araçlarının üstüne takılı olacaktır diye dalga geçilen neredeyse ölümsüz makinalı tüfek. abd ordusunun birinci dünya savaşının sonundan beri büyük kalibre ağır makineli tüfek ihalesi açmamasının sebebi.
  • birinci olarak silahlar mühimmata göre tasarlanır...
    yani siz hadi bir silah yapayım diye silah tasarımı yapamazsınız...
    başarılı ve yaygın olan bir mühimmata ihtiyacınız vardır...
    ikinci olarak .50 cal (yani 12.7mm) mühimmat çok ama çok başarılı bir mühimmattır...
    1921'den beri üretilen bu mühimmat 18050j enerjiye sahiptir...
    7.62x51mm mühimmat sadece 3000j enerjiye sahip olduğu düşünülürse 6 kat güçlü bir mühimmat diyebiliriz...
    ama üçüncü olarak .50nin esas parladığı nokta düşük drag coefficient'a sahip olmasıdır...
    bu nedenle .50 mühimmat 1600m'ye kadar etkili kullanılabilir... oldukça uzun bir süre en uzun mesafeden vurma rekoru m2ye aittir...
    simdi bu kadar etkili bir mühimmatı atan, zaten geri tepme mekanizmalı ((ki burada 6 adet 7.62x51mm mermi gücünden bahsediyoruz)
    yani fail proof ve çok basit bir sistemle çalışan bir silahtan bahsediyoruz) bir makineli tüfek tabi ki muhteşem bir performans sergileyecektir...
    bu silahla hafif zırhlı araçlar bile operasyon dışı bırakıla bilinir...
  • hikayeli versiyonları bulunan silahtır.

    yakın zamanda quora'da bir yazıya denk geldim. amerikan askerlerine ırak'ta yakaladıkları ilginç silahları soruyorlardı. birinde, asker bir m2'den bahsediyordu. silah 1937'de amerika'da abd donanması için üretilmiş. ikinci dünya savaşına katılmış (silah üzerine vurulan donanma damgasından anlaşıldığı kadarıyla) sonra 1950'lerde abd sahil güvenlik komutanlığına aktarılmış (silah üzerindeki ikinci damga), sonra bir ara bir şekilde iran'a ulaşmış (üçüncü damga, iran ordusu, muhtemelen bir dönem f-14'lerle birlikte iran'a satılan silahlardan), sonra muhtemelen iran-ırak savaşı sırasında ırak'lıların eline geçmiş ve ırak ordusu envanterine girmiş (dördüncü damga), sonra da 2004 yılında bir tünelde yakalanan mühimmat deposundan çıkmış tekrar amerikan askerlerinin eline geçmiş. amerikalı askerin dediğine göre, ellerine geçer geçmez temizleyip bir humvee'nin üstüne takmışlar, tıkır tıkır iş görmüş, o zamandan beri de yine abd ordusu envanterindeymiş silah.
  • nevi şahsına münhasır çalışır. ağır ağır işler. namlusunu söküp temizledikten sonra geri yerine takmak da beladır. tamamen çevirilirek tüm yivin bitmesi beklenir , sonra 4-5 çıt ters istikamete çevrilir falan...
    mayonu yüklemesi falan son derece kolaydır. en dangalak atıcı bile 400-500 metrede güzel atış çıkartır. ama o ağır ağır çalışması yok mu, herkesin dengesini bozuyor. mg 3’le ikili hatta tek tek atış yapabilen, dehşet hassas parmaklara sahip bir eleman bununla attığı elli mermiden sonra dengeyi kaybetti. sonrasında kadro silahı olan mg3’de 4’lü 5’li salvo çekmeye başladı. öyle de hipnotize eder.

    j.m.browning babaya rahmet olsun , pek çok da kellesi vardır .
  • 25bin atımlık namlu ömrü olmasına karşın hakkında en fazla hurafe, şehir efsanesi üretilen silah. namlu değişir, mekanizma da değişir, geriye eski silahtan eser kalmaz zaten.

    bu söylemlerin genel çıkış kaynağı ise marines genelde en paçoz, ödeneği az birim olmasından, deniz piyadelerinin elindeki silahın kıymetini bilmesi ve ona güvenmesi minvalindedir. motive arttırıcıdır, m14 gibi bunu da süper şahane, eski toprak diye kakalıyorlar işte. alttan alta "biz en leziz silahları üretiyoruz oğlum, siz kimsiniz ki" virali içeriyor.