şükela:  tümü | bugün
  • 2.dünya savaşı'nda elindeki m3, m5 gibi hafif tankları yetersiz kalan amerika'nın mart 1943'te başlattığı yeni hafif tank projesi sonucunda tasarladığı tanktır. takma adını da amerikan zırhlı birliklerinin ilk komutanı olan adna romanza chaffee'den alır. 75 mm'lik bir topa, iki adet cadillac motoruna, hydramatic transmisyona, lego gibi bir tasarıma ve duruma göre 4 veya 5 kişilik mürettebata sahip şirin, sempatik, kutu gibi bir tanktır kendileri. normalde alınıp otobanda gazlamak gelir içinizden, şu sempatikliğe bakın yahu görsel...

    hemen hemen 1 yıl süren tasarım sonucunda tanklar cadillac ve massey harris tarafından üretilmeye başlandı. ancak savaşın neredeyse sonuna gelinmişti ve m24'ler cepheye varmasına rağmen çok fazla savaşa gir(e)mediler. m24'ün en fazla kullanıldığı çatışmalar ise kore ve vietnam'da oldu. elbette hafif tank olduğu için pek zırhı falan da olmadığından modern antitank silahlara karşı çok bir dayanıklılığı da yoktur. vietnam'da fransızların kullandığı m24'lerin nasıl kolayca patates edildiğini (mesela dien bien phu savaşı) görebilirsiniz.

    m24 geliştirilmeye çok elverişli bir şaseye sahip olduğundan amerikalılar tarafından birçok projede kullanıldı. hatta ecnebicesi light combat team olan ve türkçe'ye hafif muharebe grubu olarak çevirebileceğimiz bir kavrama da öncülük etti. peki nedir light combat team hemen anlatalım. amerikalılar m24 şasesini aldılar ve yakın topçu desteği için 155mm'lik bir howitzer taşıyan m41 kundağı motorlu top (görsel) ile ikiz 40 mm'lik uçaksavar topu taşıyan ve özellikle kore'de insan seli hücumu (human wave attack) adı verilen kitlesel saldırıları durdurmada çok işe yarayan m19a1 kundağı motorlu topu (görsel) tasarladılar. bu m24+m41+m19a1'den oluşan üçlünün adına da light combat team denildi.

    bu şirinlik abidesi tankın diğer bir önemi de şudur ki ülkemizin zırhlı birliklerinin ilk gözdelerindendir kendileri. 1930'larda kurulan türk zırhlı birlikleri 2. dünya savaşının sonuna kadar güç bela idare edilmiş, bu süreçte çok az takviye edilebilmiş ve modern araçlarla donatılması pek de mümkün olmamıştır. 1945 itibariyle elindeki en modern tanklar 1943'de alınan panzer iii (türk envanterindeki kaydıyla; t-3), panzer iv (türk envanterindeki kaydıyla; t-4) ve ingilizlerin mısır ordusu kanalıyla elde edilen bir miktar stuart ve sherman (türk envanterindeki kaydıyla; şerman) tankıdır. 1945 sonrasında ise sovyetlerin azmasıyla amerika'ya yanaşmak zorunda kaldığımızdan 1947'den itibaren yeni tankları da almaya başladık ve ilk gelen tanklar m24 chaffee'ler oldu. 1950'lerde çekilen şu videoya bakarsanız çok ilginç bir detay dikkatinizi çekmeli; o tarihlerde artık son günlerini yaşamaya başlayan süvari sınıfı ile birlikte modern zırhlı birliklerin birarada nasıl kullanılmaya çalışıldığını, amerikan yardımları ile alınan diğer silahların (bazuka, .30 kalibrelik makineli tüfekler vb.) da bu eğitimlerde yer aldığını burada görebiliyorsunuz. son olarak videoda m24 ile arazide yanlayan ve tankın o asi, o zaptedilemez ruhunu ortaya çıkartan askerimize helal olsun diyorum.

    m24'leri 20 yıldan fazla kullandık ve sonrasında hurdaya ayrıldılar. bir tanesi etimesgut tank müzesi'nde bulunuyor. onun dışında kıyıda köşede herhangi bir askeri birlik içinde anı tankı olarak ya da bilmemne belediyesi parkında üzerine "berkesu kalp hüsniye" diye isim kazıyan vandalların maskarası edilerek bekleyen yok sanırım. muhtemelen hurdadan satılanlar haricinde geri kalanlar da atış tatbikatlarında hedef olarak kullanılmıştır.
hesabın var mı? giriş yap