şükela:  tümü | bugün
  • hürriyet'in haberine göre hakaret suçundan izmir 18'inci asliye ceza mahkemesi tarafından verilen hükümdür.

    "izmir 18'inci asliye ceza mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına sanık y.k., şikayetçi olan doktor kaan ataman ve tarafların avukatları katıldı. üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyen ve sadece serzenişte bulunduğunu öne süren y.k., "ben doktora hakaret etmedim, tehditte bulunmadım. sadece bizim verdiğimiz vergilerle bize hizmet etmek zorundasınız, diye serzenişte bulundum. beraatimi talep ediyorum" dedi.

    mahkeme heyeti, 'tehdit' suçundan delil yetersizliği dolayısıyla sanık y.k.'nin beraatine karar verdi. y.k., hakaret ettiği gerekçesiyle 304 gün hapis cezasına çarptırıldı. cezanın 2 yılın altında olması nedeniyle 304 gün hapis cezası 6 bin 80 liralık adli para cezasına çevrildi."

    haber: http://www.hurriyet.com.tr/…ti-agir-fatura-40841339 (bu da archive kaydı: http://archive.is/jchx8)

    ayrıca mahkeme heyeti karar vermiş demişler. asliye ceza mahkemesi'nde ne heyeti yahu? haber metni bir tuhaf olmuş.

    sonuçta karşılaşılan hoş olmayan bir tavır, ama neden suç?

    hizmet sektörü çalışanı böyle çıkışlara dirençli olmalı, zaten işinin bir parçası bunu göğüslemek. ayrıca yargıtay 18. ceza dairesi esas no:2015/42629 karar no:2017/11101'e göre tartışılabilir.

    ilgili ilamda;

    "öte yandan kendilerine belirli idari yetkiler verilmiş görevlilerin, sözlerine ve eylemlerine getirilen eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermeleri gerektiği aihm içtihatlarında kabul edilmektedir. aihm, kamu görevlilerine karşı yapılmış hakaret içerikli ifadelerle ilgili bir başvuruda, başvuruya konu sözlerin, kamuoyunun söz konusu görevlinin performansına duyduğu güveni ortadan kaldırmaya yönelik gerçek bir tehlike meydana getirip getirmediğini incelemektedir."

    "yargılamaya konu somut olayda; sanığın, katılana hitaben söylediği sizin maaşınızı ben veriyorum, benim vergilerimle maaş alıyorsunuz, siz fetullah'ın adamlarısınız, bu kararınız yanlış, bu kararınızı değiştirmenizi istiyorum şeklindeki sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, ağır eleştiri niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkumiyetine karar verilmesi..." gibi noktalara değinilmiştir.
  • yanlış olan nedir anlamadım herhangibir konudan hapse atılmamak için hiç konuşmamak gerekiyor herhalde
  • hırsıza hırsız demenin suç olmasından daha acıklı değildir.
  • biraz sert yazdım demin de. hakaret kavramının sunekligini ortaya koyuyor.

    bu laf nasıl bir hakaret olabilir, hakaret suçu için nasıl bir emsal olabilir? avukat'in bu bir emsal olabilir lafına cildiriyorum.

    "seni pis yaparim"dan ceza verilmemiş, boş konuşmanın zirvesi olan laftan hakaret var diye karara baglanilmis. hakaretten hüküm verildi diye seviniliyor.
  • lakırdıymış deniyor. lakırdı olabilir, ama hakaret midir?

    hakaret ceza doğuran bir suçtur. "maaşını vergilerimle ödüyorum" demek suç mudur?
  • yerinde bir karar.
  • davada mahkum edilen vatandas maasini vergileriyle odedigi doktordan hizmet alamayip bunu yuzune vurdugunda maasini vergileriyle odedigi hakimden maasini vergilerimle oduyorum dedigi icin ceza aliyor. o hakim de maasini vergilerimle oduyorum isini dogru durust yap lafini hak ediyor ama onu da dese kimbilir ne kadara cikacak cezasi.

    halk icinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sihhat gibi lafini ikinci yarisini keserek kirpik anlamis ve devleti halk icin degil, halki devlet icin goren bir mahkeme kararidir. devlet, tum bagli organlariyla, tum calisanlariyla, doktoru, ogretmeni, cumhurbaskani, bakanlari, belediye baskanlari, valileri, memurlariyla halk icindir. ve evet hepsinin ama hepsinin maaslarini vergilerimizle oduyoruz. hepsinin makam arabalarini, belediyelerin bininci kaldirim ihalelerini, refujlerdeki lale ihalelerini, ucaklari, helikopterleri, saraylarin elektrik faturalarini. hepsini ama hepsini eksiksiz biz oduyoruz.
  • türkiye'ye yakışan olay. hakim elbette bu kararı verecek çünkü kendi maaşında bizim vergilerimizle ödeniyor. şu halk verginin nasıl bir şey olduğunu ne haklar doğurduğunu anladığı gün yükseleceğiz.
    özel hastanede de ses edersin, devlet hastanesinde de. bir tarafta nakit ödüyorsun diğer tarafa da maaşından, yaptığın harcamalardan vs. kesilen vergilerle ödeme yapıyorsun.
  • bu cümle kalıbı ülkemize yabancı değil. zira bu ithamı polise çok yaparlar. ayrıca doktorun yerinde olsam hasta yakının maaşına etki ettiği vergiyi hesaplar yüz katını verir siktir git hadi derdim. bu itham suç değil suç olsa polise dendiği içinde cezalar olurdu. bu olayda olsa olsa çarpıtma ve gerçekleri saklama vardır. bunlarda çok ciddi suçlardır.
  • hekimler yaklaşık 5-6 bin türk lirası kazanıyor. evet evet.

    size canınızı bağışlayan bu insanların aylık kazancı 5-6 bin.

    ortalama ayda 8tane 24 saat nobeti tutuyorlar. her nobet 300 hastaya bakiyorlar.

    kaba bir hesapla baktiklari hasta basina 2 lira aliyorlar.

    bir daha benim vergilerimle maas aliyorsunuz dediğinizde 2 lira ettiğinizi unutmayın. 2 liralık tatava yapın.

    ben hekimlerin yerinde olsam masama bir kavanoz bozuk para koyarım.

    "bömöm vörgölörömle " diyen olduğunda

    "aç güzel kardeşim avcunu." der, 2 lirayı veririm. "al vergini, hadi şimdi siktir git." derim.

    edit: @bonisnocetquimalisparcit mesaj atmış. "pratisyen hekimler 10.000tl maaş aliyor." demiş. bordro gönderebilirim kendilerine. 657'li kadrolu hekimler 5.000.
    sözleşmeli hekimler 6000tl alırlar.

    edit 2: hekim olduğumu zanneden arkadaşlar olmuş. öyle anlaşıldıysam özür dilerim. hekim değilim. ancak sektörün içerisindeyim