şükela:  tümü | bugün
  • haftasonu yapılacak derbinin havasına girmeye başlamışken aklıma gelen nostaljik şeydir.

    tribün kovalayan ve yaşı 40'ın üzerinde olanlar daha iyi bilir; 70'li 80'li ve 90'lı yıllarda çok yaygın olan bir uygulamadır. kimileri "maça yatmak" da derdi.

    özellikle istanbul'un üç büyük takımının inönü (o zamanki adı mithatpaşa) stadı'nda ortak maç izlediği
    yıllarda beşiktaş taraftarı tarafından kapalı tribünü ele geçirmek için başlanan uygulamadır.
    yaz-kış demeden her derbi maçı öncesi geceden stada gidilip, kapalının önünde yatılır ve rakip taraftarı kapalıya almamak için nöbet beklenirdi(miş).

    ki çok sevdiğim bu hikayede de değinilmektedir.

    (bkz: besiktasli mehdi)

    tabii bu sabahlamalarda şişe şişe tüketilen şaraplar ve diğer bilimum maddeler eşliğinde harlanan muhabbet, tribünü oluşturanlar arasındaki bağların çok daha güçlenmesini ve herkesin özenerek izlediği çarşı grubunun temellerinin atılmasını da sağlamıştır.

    daha sonraları gel zaman git zaman tribünlerde en kanlı kavgaların yaşandığı ve tribün abilerinin sözünün kanun sayıldığı 90'lı yılların başında da bu uygulama devam ettirilmiştir.

    maç günü sabahın ilk ışıklarında rakip takımın semtini basmak isteyen taraftar gruplarına karşı diğer taraftar grupları kendi semtlerindeki muhtelif parklarda sabahlar, gözcülerin (tribün bebeleri olurdu genelde) "abi geliyorlar" diye haber vermesiyle kah kesici aletler, kah taş ve sopalar kah tesbihlerle adeta cenke koşulur; şiddetli sokak kavgaları yaşanırdı.

    hatta maçla alakası olmayan günlerde bile rakip takımın atkı ya da formasıyla diğer takımın semtinden geçerken insanlar tedirgin olurdu.

    ankara'dan istanbul'a gelip, sabahın 5'inde fenerbahçe bayrağıyla beşiktaş çarşı içinde fotoğraf çektiren arkadaşım. fotoğraf çektirirken yaşadığı stresi 20 yıldır anlatır.

    90'lı yıllar biterken, tribünlerin yarı yarıya bölünmesi uygulamasıyla birlikte bu sabahlamalar da giderek azaldı ve tamamen bitti.

    aslında biten bir kültür oldu.

    sonrasında ise sterilleşen tribün ortamı ve devamında tribün grubunun bazı üyeleri arasında çıkan çıkar çatışmaları ve küslükler ile işin iyice tadı kaçtı ve günümüze gelindi.

    elbette kimsenin saçının teline zarar gelmesin, kan dökülmesin ve endüstriyel futbol geyiğine de girmeyeceğim ama insan bazen o dönemin ruhunu özlemiyor da değil.

    şimdi yapmaya kalksan, millet telefondan internete girmekten muhabbet etmeye fırsat bulamaz.