şükela:  tümü | bugün
  • niccolo machiavelli'nin politika bilimi üzerine kaleme aldığı eserde* bahsettiği öngörüdür.

    "eğer bir millet iktidarda bulunan kişilerin şerefsizliğini, alçaklığını, hırsızlığını, yalnızca kendi siyasi görüşünden olduğu için görmezden geliyorsa, o millet erdemini yitirmiştir. erdemini yitiren millet bir gün vatanını yitirir."

    çok ilginç ama bunu ne zaman okusam aklıma doğup büyüdüğüm dominik cumhuriyeti düşüyor.
  • "düşmanınıza saldırabilirsiniz, doğru mu yanlış mı yaptığınızı düşünmeniz gerekmez; er ya da geç yargıçlarınız sizi haklı çıkarmak için en iyi gerekçeleri bulacaktır nasılsa."

    niccolo'cuğum il principe'yi sanki bordo siyah yayınları'nda yayımlansın diye 5-6 sene önce yazmış sanki.
  • "prens" günümüz siyasetini anlatır. taaaaaaaaa italyalardan yapar bunu ! okumak lazım. okurken ve düşünürken ülkemize bakmak lazım öngörüler bütünü....
  • meşru monarşi izleri taşıyan, günümüz modern kapitalizminde otoriteryanizme meyilli öngörü. ondan birkaç decade sonra hobbes da leviathan'da aşağı yukarı aynı sözleri sarf edecekti ' hangi düşüncelerin ögretileceğine egemen karar verir "nereye kadar ve hangi insanların topluluklar karşısında konuşmalarına izin verileceğine; ve yayımlanmadan önce kitaplardaki düşünceleri kimin inceleyeceğine karar verilmesi de egemenliğin bir parçasıdır" (leviathan, yky, 134).

    başka başlıklarda ırkçılık ve otoriteryanizm pisliğine bulanmış zihinler tarafından çokça sarf edilen bir cümle var: "hiçbir devlet, kendisini eleştirene, kendisine karşı çalışana izin vermez". insan canına kast eden açık terör dışında (ki 70'lerde alman m1 dergisi yayınladığı bir yazıda "berlin'de neden hiç yanan alışveriş merkezi yok?" diye sormasına rağmen dergi yöneticileri tutuklanmamıştı) bunun geçerli olduğu örnekler doğrudan devlet belgelerinin sızdırılması (snowden vs.) dışında çok sınırlı. cumhuriyete, beledeyilere, cemaatçi olduğu ileri sürülen akademisyenlere yönelik yapılan tutuklamalar ve gözaltılar işte bu hobbesçu pre-modern otoriter devlet mantığından yola çıkıyor. otoriyeteryanizmin din (islam) ve kimlik (türk) sosuna bulandırılmışına, hatta doğrudan bunlardan yola çıkanlarına faşizm diyoruz.
  • machiavelli'nin 500 yıllık öngörüsü politik aforizmalarında değil bence, modern batı felsefesine derin etkilerinde sözgelimi kendinden 200 sene sonra yaşamış ve modern batı felsefesinin 3 büyük isminden biri olan kant'a "aydınlanma nedir?" metnini yazdıracak kadar ampirik ve rasyonel oluşuyla antitradisyonalist ve modernist bir konum alışında aranmalıdır. sonuç olarak: onun 500 senelik öngörüsü teoriden pratiğe akan yani söylediği bir sözün bugün yaşadığımız coğrafyada gerçekleşiyor olarak görülmesi olarak değil ancak söylemiş olduğu bir sözün bugün bile akademik camiada üzerine daha güzel söz söylenememesinde aranmalıdır.
  • kendi döneminin çıplak krallarına peşkeş çekmek için yapmadığı kalmayan ve dünya literatürüne sırf bugün reel politikada kapital baronların hakim olduğu ve pozitivizm kisvesi altındaki kant gibi devlet şovenizmine kapılan oportünistlere ön ayak olduğu için taktir ve tebrik edilen felsefi pardon paranoyak kişiliktir ve bugüne dair öngörülerinin karşılık bulmadığını marxizmden ve materyalist diyalektikten öğrendiğimiz ama başlığı açan yazarın öğrenemediği sıçmık.iktidar nedir sorunu üzerine eğildiğinizde asıl meselenin devlet aygıtını yönlendiren rıza kavramı ile meşruiyetini sağlayan bilindik siyasal iktidar olmadığını görürsünüz toplumdaki sınıf farkının yarattığı girdaplar siyasal iktidarın bir yanılsamasıdır ve tabi bu italyan bunu,ya kendi döneminde güçlü otoriteyi sağlamış bir italya krallığı olmadığı için bilinçli olarak empoze ettirmeye çalışmış ya da asıl meselenin bu olmadığını o muhteşem öngörüsüyle görememiştir