şükela:  tümü | bugün
  • google haritalar'a kendi işletmesini tam adıyla "maçka veteriner yaşam kurtarır kliniği" koyan yerdir.

    kedim için doğru düzgün bir yer ve hekim bulamamış olduğumdan tedavisi aksıyordu ve fip başlığı altındaki bir yazımı görüp çaylak olan bir yazar hanım bana ulaşıp yardımcı olmaya çalıştı. benim kedimi tek bir yere götürüp tedaviye başlayamamama sebep olan en büyük etken; hiçbir kliniğin, ödemede taksitlendirme yapmıyor olmasıydı, ki gerçekten fahiş fiyatlardan söz ediyoruz. bu hanım araştırdı etti, bana en sonunda bir arkadaşının çalıştığı kliniği en azından başlangıç yapmış olmak için tavsiye etti. bu arkadaşı sayesinde ödemeyi sonradan yapacaktık. çünkü çok fazla testin yapılması gerekiyordu ve süreç içerisinde tutar zaten bir hayli yüksek olacaktı. biz de "tanıdık" vasıtasıyla referans vermiş olup inisiyatiften yararlanıyoruz sandık.

    biyokimya, hemogram, mr vesaire hepsine bakılacaktı, çünkü kedi fip belirtileri gösterse bile fip çıkmayabiliyordu. ama kliniğe gittiğimizde klasik birkaç belirti üzerinden giderek, daha önce gitmiş olduğum en vasıfsız kliniğin bile yaptığını yapıp direkt "fip" dediler. öncelikle geleceğimden haberleri olmasına rağmen içeri girdiğimde, -haberleri olmasa bile bir müşteri geldi-, yanımdan biri geçiyor, oradan biri çıkıyor, şuradan biri beni görüyor falan ama maşallah ben gördüğüm kişi hekim mi, müşteri mi, başka biri mi bilmiyorum. kendilerini tanıtmak, müşteriyi karşılamak gibi huyları -sekreter dahil- yok. sorsanız hekimlerin isimlerini bile bilmiyorum.

    elisa testi için güvenilir olmamasına rağmen, yanılma payı olmasına rağmen "en güvenilir test" diyen hekime sahiptir, bunun gibi yanlış bildiği birkaç şeyi aramızda istişare yapıp yakalayabildik. kedimi yanıma alınca, hemen yanında kafes içerisinde duran kediyi müşterinin gözünün önünde "ay burda fip'li kedi var, onun yanında durmasın" diyerek aynı hekim tarafından uzak bir köşeye koyulmuştur. ben -üst katta müsait yer görmemiş olmama rağmen- "isterseniz üst kata geçebiliriz" dedim fakat gerek yok dediler. bu arada kliniğe girdiğinizde bir kat aşağı iniyorsunuz ve merdivenlerden itibaren telefon çekmemeye başlıyor, bir alt kat kedilerin kafeste tutulduğu, köpeklerin olduğu ve yıkandığı bir alan, bir üst kat da sanırım petshop misali fakat küçük bir klinik. ben o sırada "bildiğim kadarıyla tükürükten ya da dışkıdan bulaşır, böyle bulaşmaz" dedim. kimse bir şey demedi tabii. o sırada hekim, diğer müşteriye gösterişsel duyar mı kastı, nedir bilinmez. yaptığı hareket, profesyonel olmadığı gibi aynı zamanda da amatörce gereksizdi.

    ben sonraki dakikalarda telefonumla uğraşırken çaprazımda bulunan yaşlı kadın (az önceki olaya şahitlik yapan müşteri) bu sırada yerde yürümeye başlayan kedim için -etrafta da herhangi bir kedi bile yokken üstelik- cırtlak ve kaba bir sesle "kedinizi alın" dedi, keşke bir tek bunu söyleseydi, sorun olmazdı, alınabilirdi, sonrasında söylediği saçmalıkları net hatırlamıyorum, en son üslubu konusunda kavga ediyordum. ben "siz" derken, "sen"li şekilde carladı ve ben en sonunda "sen benim annem misin, ablam mısın, teyzem mi? haddini bil, üslubunca konuş" dedim. "fipli kedin yerlerde geziniyor, al sahip çık, diğer hayvanlara da hastalık bulaştıracak, zaten gerginim" gibi bir ruh ve düşünce yapısı vardı. sadede geliyorum, eğer az önceki hekim bu hastalık, kedi nezlesiymiş gibi davranmamış olsaydı, o müşterinin gözünün önünde yanlış bir cahillik üzerinden algı yaratmasaydı, biraz sonraki tartışma asla olmayacaktı.

    ben sakinliğimi korudum ama kadın tavrıma cevap veremez duruma gelince carladı ve bu ses karmaşasına içeriden hekimler çıkıp kadını içeri aldı. sonrasında orada çalışan o kişi "bu kadın biraz gidik, sen bakma" dedi de, en azından ben yanlış anlaşılmadım. çünkü, içeri girerken hekimlere olayı "ben kedini alır mısın dedim, bana 'hadsiz' dedi" diyerek anlatmıştı. yani orada bile hekimler acayip etkisiz davrandı.

    biz oraya kallavi testler yaptıracağız, test sonuçlarını uzman kişilere göndereceğiz diye gittik. zaten klinikten içeri girdiğimde karşılaştığım manzaradan itibaren asla bir beklenti içine girmemiştim ama buna rağmen stadartın çok altında kalmayı tercih ettiler. zaten daha önce yaptırılmış olan elisa testi yeniden yapıldı, fip denildi, bu. ki burada çaylak olduğunu söylediğim kadın geceli gündüzlü aramanın da dışında o gün de arayıp sorgulayıp yoklamasa yine kayda değer bir şey olmayacaktı. beni "baktık, ettik, baybay" şeklinde yollamaya çalıştılar. 2 vesait yoldan biz sikindirik bir corona testi için mi geldik? o kadına bir şeyler salladı kadın telefonda, onu yapacağız, şunu yapacağız falan ama bilgi birikimleri stajyer seviyesindeyken zor onlar için hayat kurtarmak, tedavi etmek, bilmem ne...

    en son, yine bir gol, pardon; faul. ödeme muhabbeti benim dışımda daha öncesinde bin kez konuşulmuş olmasına rağmen, hiçbir şey yapmayıp, beni bekletip, sonrasında "tak" diye ödeme istediler, ben kalakaldım, haberleri mi yok diye, tam o sırada orada çalışan arkadaş yetişti "bende" dedi de konu kapandı. onu da sonradan çaktım, arkadaş bizim yerimize ödeme yapacaktı. bu amatörlükten de sonra benim aklıma gelen şey: gerçekten de, o kadar az iş alıyor olmalılar ki, acayip amatör kalmışlar, hekimlikten tutun da, müşteri karşılamaya kadar. "merhaba" deyip bir hekim kendisini tanıtmaz mı? yanımda birileri var ama kim hekim kim tekniker kim ne bok belli değil. sekreterin bir görevi de misafiri karşılamak, çay kahve bir şeyler ikram etmek, hoş geldiniz buyrun deyip, randevunuz var mıydı ne için gelmiştiniz diyerek sormak değil midir? kadın sanki sadece ön muhasebe yapmaya geliyor gibiydi. fip dışında hekimin yanlış bildiği birkaç şey daha yakalamıştık ama şimdi hatırlamıyorum. ama fip gibi bir hastalık üzerinden aşık atmaya çalışıp da daha sonrasında hele ki müşterinin de yanında o kediye vebalı muamelesi yapmak, hastalığı kedi nezlesi gibi bulaşıcı göstermek nedir? kaldı ki bana sormadan etmeden emrivaki bir şekilde kedi kafese konmak istendi, ben bu yapılırken "tabii" dedim, ama kedi kafesin içine girer girmez kaşınmaya başladı, sonrasında yakından bakınca farkettim ki kafes leş gibi. aslında beni bu yazıyı yazmaya da bu itti. eve geleli birkaç gün oldu, kedi hâlâ ara ara kaşınmaya devam ediyor. iç dış parazit ilacı alacağım da, bir an salgı gibi bir şey gördüm sanıp acaba oradan daha ciddi bir şey kaptı da kulak içi iltihabı falan mı oldu deyip, sinirlenerek yazdım. gerçekten sinirliyim.

    olmayacak şeyden olmayacak kediyi korumaya çalışırmış gibi yapıp da bir kediyi 2 dakika içerisinde pirelendirmek -veya artık sorun her neyse- nedir? bu yazıyı yazmayı ilk gün düşündüm ama bir daha gitmemiz gerekebileceğinden yazmamıştım ama artık emin oldum, bu saatten sonra zaten kapısından geçmem. ha şuna da eminim ki oradaki arkadaş "ödemenin kendi kartından çekileceğini" söylemeseydi, böyle bir şey asla yapılmazdı. ki söylenmiş olmasına rağmen saf gibi konudan bağımsız davranıldı. yani kazalı bir kedi götürseniz, ödeme yapamayacak durumda olduğunuzu belli ettiğiniz takdirde ne yapacaklarını gerçekten bilmiyor ve şu "yaşam kurtarır" sloganının hakkını hiçbir şekilde verebileceklerini düşünmüyorum.

    yazı uzun oldu, çünkü o hanımefendinin de görme ihtimali var ve kendimi bu konu hakkında sorumlu hissediyorum. detaysız haliyle yazı bir boka benzemiyordu.

    fiyatlarını bilmiyorum ancak sıradan birkaç şey dışında gidilmesini asla tavsiye etmiyorum.

    -emin olun, kapıdan içeri alelade girmiş olsaydım bile 2 dakika içerisinde beni görüp de "karşılayamayan" boş elemanların hareketsizliğini ve kendilerini dünyadan soyutlamışlıklarını farkettiğim andan itibaren orada 3 dakika daha bile kalmazdım. kahretsin ki bu ödeme planı çıkartamayan paragöz yerler yüzünden, ödemede kolaylık sağlanacak diye testler konusunda da bir umutla gidip şansımızı denemek zorunda kaldık. kontrol, beni bu yere yönlendiren ve bu konu hakkında gerçekten elinden geleni her şekilde yapmaya çalışan hanımefendinin tekelindeydi ve ben orada bu yüzden kafama göre beğenmezlik edip çekip gidemeyecek kadar kendisine manen borçlu biriydim.-

    edit: ekibimiz kısmında merve erdoğan ve bahadır karan yazıyor. "özgeçmiş" yazıyor, özgeçmiş yok; "basında biz" yazıyor, öyle bir haber yok. hatta isimlerinin üstünde kendi fotoğrafları bile yok. en dandik yerde bile en azından "sevil, şurda okudu, şurda şunu yaptı, 2 kedi 1 köpek annesidir" falan yazar. biraz pay biçselermiş diyeceğim ama üstlerine gitmek istemiyorum. teknikerliklerinde kolay gelsin. aşı yapılırken kediyi tutmak zor iş.*

    bir kliniğin vasıfsız olduğunu ve her ne derse desin hekiminin yetersiz olduğunu artık şu aynı cümleyi duyarak ezberledik:
    -göz ve ağız için bir şey yapmayacak/söylemeyecek misiniz?
    +önceliğimiz fip, göz ve ağız şu an önceliğimiz değil.

    çünkü göz hakkında bilgi vermek, damla yazmak, ağız sağlığı hakkında bilgi vermek, tedavi hazırlamak zor, çünkü öyle bir şey* yok.

    kendisi kortizon, interferon, 1 ilaç daha ve b vitamini verdi. bende b vitamini var deyince de görmediği bir şeyi uygun görmedi.*
    (aynı vitamini eczacıya gösterince "evet bu da olur" demişti.)

    ben tüm ilaçları aldım ancak hem kediyi aşırı doz ilaca boğmak, onu sıkmak istemediğimden hem de bu kişinin hekimliğine güvenmediğimden şu anlık evdeki b vitaminine devam ederek interferon vermeye başladım.

    edit: kendileri hakkında bir müşteri yorumu buraya yazıldı diye üstte bahsi geçen bünyesinde çalışan elemanını "yazıyı kaldırsın" diyerek baskı uygulayıp neticesinde kendisini işten çıkartacak boyuta getiren bir bayan hekime sahip kliniktir. bana ulaşmamış oldukları için memnunum, çünkü konuşulacak insan olmadıklarını ben de biliyorum ama bu yaptıkları da yazının olması gerekenden daha hafif yazılmış olduğu halde üstüne basa basa haklı olduğunu 1500 kez kanıtlıyor.

    rezaletsiniz, yeniden söylüyorum. o gün de öyleydiniz, hep de öyle olacaksınız. bu gibi durumlarda az bile olsa hak yememiş olduğumdan şu sayede emin olabiliyorum: "iyi insan, iyi ve telafi edici bir dille ulaşır mıydı?" evet ulaşırdı.

    kötü insan ancak verdiği kötü hizmet ve vasat iletişimden sonra, bunun özrünü dilemek yerine "üstünü örtmeye" çalışandır. bunun için aracı olan naif, iyi yürekli elemanına o yazı kaldırılsın diyerek "baskı" uygulayandır. yazı kaldırılmayınca o kişiyi kış vakti "işten çıkartmakla" tehdit edendir. bana göre bu insan, bünyenizde bulunan en faydalı kişiydi, çünkü en azından insanlarla olan iletişimi ve hayvanlarla ilgilenişi görülebilirdi. sizin gibi insanların yanından çıksa zaten daha iyi. ama insanların o anki yaşam koşullarını bilemeyiz. maddi açıdan refah içerisinde olmayabilir, sıkışık olabilir, her ay düzenli ödemesi gereken borçları olabilir ve eğer siz bunu onunla alakalı herhangi bir şey söz konusu olmadığı hâlde, kim bilir ne zamandır tanıdığınız kendi "çalışma arkadaşınıza" böyle bir şey yapabiliyorsanız, allah kendi anne babalarınızı çevrenizi sizden korusun. o gün de hayvanlara yardımcı olabilecek kalibrede insanlar olduğunuzu düşünmedim, şimdi bu davranışınızla bu entry'i okuyacak olan birçok insanı bu konuda ikna ettiniz.

    ayrıca bizimle 3 laf konuşan tek kişi kadın veteriner hekim olduğu için onu bu kliniğin sahibi vesaire zannediyordum. eğer kedimi tutan uzun boylu beyefendi veteriner kliğinin sahibi bahadır karan ise zannediyorum bu zorbalığı merve hanımdan da ziyade, veya onunla birlikte, asıl o yapıyordur. az önce eski bir videosundan birkaç saniye izleyebildim: konuşabiliyor. yani eğer yanımızdaki kişilerden biri eğer o ise, kliniğin sahibi, asıl veteriner hekim, programlara çıkıp konuşma yapabilecek kadar yetkili kişi o ise; kedinin o anki sağlık durumuyla ilgili olsun, göz ve ağız sağlığıyla ilgili olsun, fip hakkında bilgi vermesiyle olsun, ilgilenmesini beklerdim. muayene ücretini, bunlar bakılsın, kontrol edilsin ve konuşulsun diye veriyoruz biz değil mi? konuyla alakası olmayan çalışanınıza her gün şantaj uygulayıp hem onun psikolojisini bozmak hem de konuyu daha karmaşık hale getirmek yerine; o videodaki gibi daha düzgün, medeni, edepli durup sorunu çözmenizi dilerdim.
  • sözlükte henüz çaylak olan bir arkadaşımın hakkında söyleyecekleri olduğu klinik. alttaki tüm yazı kendisine aittir ve ricası üzerine buraya tarafımdan koyulmuştur.
    içinde yardımsever hekimlerin çalıştığı klinik. para merkezli olmaktan ziyade hayvanın canına önem vererek, kendi imkanları dahilinde tedavi uygulayan insanlar aynı zamanda yuvalandırma içinde çok fazla mesai ve kaynak harcamaktadır. nitekim bünyelerinde onlarca evsiz çocuk bulunmakta bu çocuklara yuva bulunana kadar tantana çıkarmadan bakmaktadırlar. maddi sorunu olan ve ödeme güçlüğü çeken kişilere hekimler kendi insiyatiflerini kullanarak müdehale yaparlar. allah aşkına bu imkanları tanıyan kaç klinik var sizin bilmiyorum ama benim çok az sayıda.

    kedim 1 yıl evvel bakteriyel peritonit gerekçesi ile uzun bir tedavi gördü. esasında fip ile aynı prosedürü izledik ve sonrasında sağlıklı bir şekilde evimize döndük. ki bu benim için ciddi bir paraya mal oldu. bunun sonrasında şahsi bir karar alıp fip teşhisi konan çocuklara elimden geldiğince veterinerlerin pes ettiği noktada bu prosedürü yönlendirip bilgilerimi onlarla paylaşmaya çalıştım. çünkü yurt dışından kurduğum bağlatılar ona keza tedavi gördüğümüz veteriner kliniği ve bulduğum tüm akademik yayınlar oldukça güvenilir, babane usulü hizmet vermeyip, herşeyi testler ile ispatlayan ve bunun yolunu gösteren hekimlerdi. pek çok hasta sahibi bu imkanlara sahip olamayacağından dolayı ve ülkemizde fip e gerekli önem verilmediğinden dolayı böyle bir görev edindim kendime. şansıma bana ulaşan ya da benim ulaştığım kimse de fip çıkmadı bu güne kadar.

    bir üst giri sahibine ulaşana kadar aslında bu görev gayet yerinde bir şekilde tıkır tıkır işledi ve pek çok cana yardımcı olmak nasip oldu. bir üstteki arkadaşa da ben ulaştım ve fipe dair tüm bildiklerimi tüm referanslarımı kullanarak yardımcı olmaya çalıştım. kendisinin de iyi niyetli şekilde yaklaştığına son güne kadar şüphem yoktu. çocuğu istanbulda çok ama çok sevdiğim bir arkadaşımın çalıştığı güvenilir hekimlere gönderdim. çocuk için yapılması gereken testleri konuştuk ve bir tedavi programı belirlendi. ha şunun da altını çizeyim hasta sahibinin imkanlarını zorladığı için ve şahsi talebi üzerine orada ki hekimlerle görüşerek maddi boyunu üstlendik işin. mr için de bütçemiz el vermedi ve hasta yakının da imkanı olmadığı için erteledik. işin aslı corona pozitif olduğu için ve fipe dair tüm semptomları taşıdığı için daha fazla geç kalmamak ve para kaybetmemek adına profesyonel anlamda sadece maçka vet kliniği değil kendi tanıdığım tüm hekimlerin ortak kanaati tedaviye başlama yönündeydi bu sebeple itiraz etmedim. olayın gelişmesinden 3 gün kadar önce yaşadığım şehre ya da ankaraya gidebileceğini orada da tam destek vereceğimi ona keza istanbul'da tedaviye devam etmek zorunda ise sponsor bulması gerektiğini kendisine ilettim.

    sonrasında burada ki başlık açılmış içinde sekreter tarafından hürmet gösterilmediği, çay kahve verilmediği ya da hoşgeldin denilmediği yazılmış, gerekli testlerin yapılmadığı oradaki muamelenin profesyonellikten uzak olduğu yazılmış. gerekli testler çok çok büyük kliniklerde yapılabilir. kesin tanı ancak ve ancak patolojik sonuç ile konabilir. bunun içinde çocuğa anestezi vermek gerekir. bu denli ağır bir vaka da aklı selim ehr birey bunun yapılamayacağını bilir. ha ona keza sinirsel bir formda olduğu için bu işlemde işe yaramayacaktır. mr desen 1000 tl. yapılabilir miydi yapılamazdı şimdi yapılır mı hala yapılamaz. hoşgeldin ya da hürmet mevzusunda ise bir veteriner kliniğinden beklentiniz bu ise gitmeyin bu bir. ikincisi bulaşıcı bir hastalıklı olan çocuğu kliniğin orta yerinde beslemeye çalıştığı için orada bulunan başka bir hasta sahibi ile girilen çirkin tartışma sonucunda dahi oranın çalışanları siz haklısınız demesine rağmen burada bambaşka bir oaly lanse edilmesi oldukça çirkin. benim 7 tane evladım var. fipin nasıl bulaştığını bilirim. ama bende buna müsade edemem. bşkalarından da farklı bir tavır beklemekte bencilliktir. fipli hasta sahibinin de hassasiyetini anlıyorum ancak karşı tarafı da anlamak çok zor olmamalı. ilgili hasta sahibi istiyor ki her test yapılsın ama ben ödemeyi zamanla yapayım aksi bir tavır görünce de siz nasıl insansınız siz şöylesiniz böylesiniz ama şekerim para yok işte bende yok sende yok onda yok. olan yerleri saydım gel buyur dedim oda yok. eeeee o zaman... mr ve biyokimya da kimse size taksit yapmaz. nakit çalışır. bu denli bir talep var ise o zaman herkes cebine parayı koyacak çıkacak gidecek en baba kliniğe yaptıracak istediğini. ama yoksa yoktur. yoka çare yok. bende yoktu olan buyursun koysun taşın altına elini.

    eğer bir kurum sizden para almadan hizmet veriyor, aracı kişiler vasıtasıyla bir başlangıç yapılıyorsa kimsenin harcı değildir gelip buralardan çemkirmek.burada ki tedavinin bir başlangıç olduğunu telefon ile söylememe rağmen birşeyler yapılmasını beklememe rağmen üzerinden günler geçmiş olmasına karşın hasta yakınından bir kez ne bir telefon ne de bir mesaj aldım. bir kez çıkıpta girişi yapılan işi şu kadar geliştirdim ya da şöyle biri ile tanıştım denmedi. ben yazmadıkça kendisinden haber alamadım. kendisi de interferonu uygun görmüş :d kendisine açık bir çek vermiştim. yap birşey ben elimden geldiğince arkandayım. ancak kendisi evden oturarak kendisine yardım eden kişileri karalamayı seçti.

    şu an evde interferon tedavisi uyguluyor. kendine yazılan reçete ile kortizon almasına rağmen profesyonel bir fikir dahi olmadan tamamen kendi kararı ile vitamin takviyesi ve interferon ile çözmeye çalışıyor. o çocuğa zarar veriyorsun. sen ve senin gibi olan herkes. tek üzüldüğüm şu an o çocuk. her aklı başında insan bunun ne kadar yanlış bir fikir olduğunu bilebilir. ama maalesef sana yardımcı olamıyorum canım çocuğum. yanlış yerdesin..

    vel hasıl bu olaylar bir şekilde duyuldu ve benim arkadaşım oldukça mutsuz vakitler geçirmekte. sebebi de oturduğu yerden herkesi mimleyip sorunlarını çözebileceğini sanan gram tanımadığım biri yüzünden. bunun için yaşadığım vicdan azabı yeterince yoruyor beni şu günlerde.

    kendisini birden fazla kez uyardım ve kişilerin bundan zarar gördüğünü belirtmeme rağmen entry hala burada. haksız rekabetin kötüleme suçuna örnek teşkil eden bu olayın dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve iyi niyetin yokluğu ttk ya göre suç teşkil etmektedir. bunun aksini ispatlayacak her türlü delil tarafımızda olduğundan dolayı en yakın sürede bunun hukuki kovuşturmasına başlanacaktır.

    objektif muhakeme ve iyi niyet hayatın her alanında esas olmalıdır. bu işler ilk başlar iken kurumlarla görüşmem de dahi karşımda ki kişiyi tanımıyorum her şey kedi için dememin rahatlığı var neyse ki. kötüsünüz, nankörsünüz. ama daha da kötüsü ben sizin gibi buralarda gelip ağlamak yerine reel hayatta birşeyler yapmaya tercih ediyorum.

    böyle olmak zorunda değildi. insanların telefon numaralarını engelleyerek asgari ücreti ile sana yardım etmeye çalışan o maaştan kendi çocuğuna mama almayıp senin tahlillerini karşılayan, birden fazla felçli çocuğa yuva olan insanları bu kadar yıpratman.. nasıl bir insansın diyorum düşününce nasıl bir insan bunları yapabilir?
    bunun zarar verdiğini söylememize rağmen neden entryi kaldırmaz. vicdanı olan biri anlatabilir mi bana. sonra nick altını okudum ve anladım hata bende.

    maçka veteriner kliniğine gidin. orada ki muameleyi kendiniz görün. internette ki videoları yorumları okuyun. daha sonra da burada hayatta hiç baltaya sap olamamış tüm hayatı bilgisayar başında ona buna bok atmakla mükellef insanların taraflı yorumları etkilemesin sizi.

    tanım: sokak hayvanlarına değer veren, işini kendi imkanları ile en güzel şekilde yapmaya çalışan veteriner kliğinidir.
  • günümüzde sosyal medya aracılığıyla otu boku karalamak çok kolay. klinikte çalışan arkadaşın yazdıklarını da mağdur olduğunu dile getiren arkadaşın yazdıklarını da okudum. olaya az buçuk vakıf olduğumu düşünüyorum. bence insanları karalamak için iki kez düşünün. çünkü aslında karaladığınız yer birçok sokak hayvanına elinden geldiğince yardım ve destek olmaya çalışan hekimlere sahip bir yer. tabii ki sizin olumsuz bir deneyimimiz olmuş olabilir (nispeten belli ölçülerde) ama insanların size yardımcı olma iyi niyetini görmeyip bir karalama çalışması içerisine girmek de hatadır.

    hayvansever veteriner hekimlere sahip bir kurum.