şükela:  tümü | bugün
  • başlığın tam hâli "mad max: fury road ve siyasal islam arasında bir bağlantı" olacaktır. film analizidir. ortadoğu'ya, ışid'e, alamut kalesi'ne ve ortadoğu toplumuna ilişkin sembolik anlatıma başvurulduğu yönünde yapılan değerlendirmeler önemli.

    analizin vidyosu: mad max: fury road ve siyasal islam arasında bir bağlantı

    mad max: fury road ve siyasal islam arasında bir bağlantı
    çılgın max serisinin son filmi olan öfkeli yollar, bitmek bilmez bir tempoyla her yaş grubundan izleyiciyi çekebilir, aksiyonuyla eğlendirebilir ve bazı dialoglarıyla da düşündürebilir. ancak bu filmin arka planında farklı dokular, semboller ve mesajlar var. bu bilgilendirmeyi filmdeki bu sembolik örgüyü görebilenlere ve ara ara “bu neden bahsediyor?” ya da “bu sahne neden sık tekrarlanıyor?” gibi merakı olanlara bir cevap niteliğinde sunduk.

    tom hardy, max rolünde. o, özgürlüğünü arayan kadınların ve charlize theron’un hayat verdiği furiosa’nın da en yakın yardımcısı. dünyada güçlü devletlerin ihtirası yüzünden büyük bir felaket olmuştur, canlılık neredeyse bitmiştir. ekin için, yiyecek için toprak artık verimsizdir. suyun ve biraz nimetin olduğu tek yer ölümsüz joe’nun kalesidir. kalan bizim sağların ihtiyaçları da o kaleden sağlanmaktadır. joe ne kadar merhamet gösterirse, insanlar o kadarını bulacaktır.

    filmde genel anlamda özgürlüğün, kadın haklarının ve adaletin karşısında ortadoğu arap ülkelerinin durumu temsil edilmiş. ve bizce biraz da hasan sabbah’ın alamut kalesi efsanesinden beslenilmiş. savaşçıların “valhalla” diye tabir ettikleri cennet tarzı bir yaşam için liderlerinin emrindeki robot gibi davranışları, ölmeden önce “şahit ol!” sözüyle ölüme gitmeleri, radikallerin şehadet inancı için sorgusuz bir eylem halinde oluşlarını akla getiriyor.

    furiosa benzin şehrine gidecektir. her şey her zamanki rutin halinde ilerlemektedir. ancak joe’nun kadınlarını da alarak kaçmaya karar verir. bir kaçış kararı ile başlayan tempo ve kovalamaca film sonuna kadar durmuyor ve yolculuk boyunca bir takım temsiller sergileniyor. bullet farmer, tipik ortadoğu ülkesi liderini temsil ediyor... sürekli ateş eder, sloganlar yardırır ve asıl düşmanı furiosa’dır. yani özgürlüğünü isteyen kadın... şişgo people eater batılı sermayeciyi temsil ediyor. sürekli hasar tespiti yapar, para konuşur ve maliyetten başka derdi yoktur. ölümsüz joe ise tüm planların eylem halini almış lideridir. onun savaşçı çocukları vardır ve emrinden bir an olsun çıkmazlar. ve işte bunların hepsine karşı özgür kuş furiosa...

    film boyunca en sık tekrarlanan sahne zincir kırmaktır. demir makasla zincirler kırılır. bu, bazen joe’nun kadınlarının zorla giyindiği demirden namus koruyucudur. sırayla kırılır ve yol üstüne atılır. o makas bazen de araçlarını ya da hızlarını bağlayan zincirleri kırar... lider, fakir halka vurduğu zincirlerle zenginleştiği için, onu rahatsız edecek tek şey, zincirler kırıldıkça halkın hareket edebilmesidir. bu tehditi ve tehlikeyi gören bullet farmer öfkelenmekte ve öfkesi gözünü kör etmektedir.

    her yer çöldür, yeşil yoktur, tabiat canlılığı söz konusu değildir. furiosa’nın, kendi yurdundan hala umudu vardır, oranın yeşilliğinden söz eder durur ancak oraya ulaştıklarında görürler ki orası da artık üstünde kargalar uçuşan bir bataklıktır. yani çöle karşı bataklık... bir üçüncü ihtimal yoktur.

    furiosa’nın yok olan ülkesinde “çıplak uyarıcıyı” görürüz. bu bir arap geleneğidir. bir tehlikeyi kavmine haber vermek isteyen öncü, çırılçıplak soyunur ve dikkat çeker. bu gelenek hakkında meşhur bir hadis de vardır. peygamber, kendisini çıplak bir uyarıcıya benzeterek kavmini tehlikelere karşı uyarır: “ben çıplak bir uyarıcıyım.”
    anlaşılan max’in furiosa’ya dediği: “umut büyük bir hatadır.” kehaneti gerçekleşir ve geriye tek ihtimal kalır: kaleye dönmek ve orayı ele geçirmek. bir kaçak için belki de en son ihtimal, kaçtığı yere geri dönmek ve orayı ele geçirmektir. burada mistik bir hava esiyor çünkü slogan hazırdır: “mutluluğu uzaklarda arama, mutluluk sendedir.” max, furiosa’ya: “aradığın kefareti ancak geri dönerek bulabilirsin.” der ve yardım teklifini sunar. furiosa kabul eder ve geri dönüş yolculuğu başlar. furiosa uzun bir mücadelenin ve kovalamacanın sonunda ölümsüz joe’yu öldürür, intikamıyla birlikte kefaretini de alır, adalet yerini bulur.

    filme, ortadoğu’da yaşanan olayları da hatırlayarak bakarsak: ışid militanlarının toyota marka araçlarla baskın yaptıkları yerleşkelerde sıra halinde ilerleyişleri ile filmde özgürlükçülerin peşinde olan joe ve tayfasının sahneleri neredeyse aynıdır. araçların üstünde seyahat eden ışid militanları ile joe’nun ekibinin benzerliği hayrete değerdir. özgürlüğün ve eşitliğin önünde engel olan ortadoğu ikliminin çölsel yoklukla anlatıldığı bu film güzel bir temsildir. bu söz ortadoğu’da, savaş ortamındaki herhangi bir ülkede yaşayan insanın kurabileceği sıradan cümledir.