şükela:  tümü | bugün
  • beyşehir gölü üstünde yer alan, "anadolu'nun üstünde yaşam olan tek adası" "mada adası" sakinleri yıllardır 700 metrelik bir köprü için çaresizce hükûmetlere yalvarıp duruyorlar.

    1865 yılında beri yerleşimin olduğu, ulaşımlarını sadece kayıkla gerçekleştiren ada sakinleri kışın buz tutan göz üstünde yürüyerek karşıya geçmeye çalışıyor, ölümle burun buruna yaşıyorlar.

    50 hanenin bulunduğu ve yaklaşık 200 kişinin yaşadığı mada adasının sakinleri yakaladıkları balıkları satabilmek, çocuklarını okula gönderebilmek, hastalarını tedavi ettirebilmek için 700 metre uzaklıktaki karaya geçmek zorundalar. ancak bölgede ağır geçen kış koşulları, yaz aylarında eksik olmayan sert rüzgâr bu kısa yolculuğu oldukça tehlikeli hale getiriyor.

    bir çare olur umuduyla tayyip erdoğan'dan bile medet ummuş, ondan yardım istemişler. tabii ki o daha büyük köprülerle, bağlantılarla meşgul.

    şimdiye dek birçok anakaraya bağlama projesi gündeme gelmiş ama memleket simsar dolu olduğundan, yavşak dolu olduğundan hiçbiri gerçekleşmemiş.

    mahsur kalma anına ya da kışın şartlarına dair yürek dağlayan kısa bir görüntü ise şuradan izlenebilir: https://www.youtube.com/watch?v=s-wbdbgk6fo

    bu aslında mada adasına dair yönetmenliğini musa ak'ın, görüntü yönetmenliğini h.basri özdemir'in yaptığı bir belgeselden.

    insanların mahsur kalmasıyla ilgili 1 ocak 2017 tarihli karar gazetesi haberi buradan okunabilir: http://www.karar.com/…sayanlar-mahsur-kaldi-375382#

    şöyle bir kickstarter projesi açayım bir teleferik yapalım dedim ama antalya'daki 900 metrelik teleferiğin 9 milyon euro maliyeti olduğunu öğrenince cesaretim kalmadı. yani ya devlet eliyle olacak, ya inşaat şirketlerinden birini hayrına bu işe atacak ya da bir cin fikir ortaya çıkacak bu köprü için. umarım birileri görür, bir şey yapmak ister bu adanın sakinleri için.

    mada adası sakinlerinin mektubu şuradan okunabilir: http://www.madaadasi.com/#

    entriye video nasıl ekleniyor lan bu lanet yerde? böyle mi?: https://www.59saniye.com/…sayan-halkin-caresizligi/
  • biz adaları sadece hapishane ya da sürgün yeri olarak kullandığımız için şaşırmadığım durumdur.
  • her kusu siktin de bi leylek mi kaldi

    iste bunu tek tek tum adalilara yani mada'lilara sormak istiyorum.

    birakin da orasi da korunsun kardesim. sizin copunuz, banyo, kirli su atiklariniz, hayvanlarin ve insanlarin pisligi beysehiri ne kadar kirletiyordur kimbilir.

    yaziktir gunahtir ya. acilen ada koruma alani genisletilmeli ve bu yasayanlar da baska bir yere tasindirilmalidir.

    nokta.

    edit: tabi insanlar 1800 lerde adaya yerlesmis girinin basinda soyledigim sozu madalilara soylemis olmak ayip. ama bunu bu zamana kadar onlem alinmamasina soyluyorum farzedin. tabi nufuslari artmis is buyumus olabilir de boyle oldu diye dogal hayati katletmek mi lazim? bunun kontrolu mumkun degil mi? bunu izleyen kimse yok muydu? yok mu?

    kopru yaptirmak kolay, istediginiz kopruyse imza toplayalim istediginiz gibi dosesinler cift seritli kopruyu. o is garanti. ama dogayi geri kazanmak kolay mi? ayrica devlet isterse o koyu pek ala guzelce baska bir yere tasir ne varki bunda anlamadim? koy milli park icerisinde kaliyor kardesim, ne istiyorsunuz? oraya da mi kopru yapsinlar?

    devlet de irade gosterir, koyluleri baska yerde iskan eder ve sorun cozulur bence. buna calisilmali. manhatthan projelerine girilmemeli.

    ya da kopru yapilsin her sey izlensin hayvan sayisi, atik aritma yontemleri, tarim ve tarim ilaclari yontemleri. ev yapimi kisitlamasi vb. eger korunabilecekse tamamdir. daha once ulkemizde bu tip yerlerdeki vukaatleri dikkate alarak karamsar oldugumu belirtirim.
  • sonradan gelen entrilere bakınca ne kadar cahil ne kadar öküz, ne kadar hissiz bir neslin geliverdiğini görerek dehşete kapıldım.

    herhalde buz üstünde yaşama tutunma mücadelesi vermeyen biri buz üstünde hayatta kalmaya çalışan birini anlayamıyor. sadece baktığı yerden ibaret bir dünya kurabilmeyi size aşılayan her şeye lanet olsun. bir insan fakirliği imkansızlığı nasıl anlayamaz, bilemez çözemiyorum. ama herhalde gayet açık, "paşa" olduğu için olsa gerek. 15 yıldır falan bir entriye cevap vermemişim sinirim bozuldu.

    ayrıca kültür nedir, nasıl korunur, nasıl bozulur konusunda bir dakika düşünebilen bir insan böyle dangalaklık yapmaz, böyle laflar etmez herhalde.

    en azından doğa hakkında fikir belirtebilen bir insan mutlaka nanook of the north'u izlemiştir ki o da zaten böyle edepsiz cümleler kurmaz.

    mada'ya köprü istiyoruz: video
  • her kuşu siktin de bir leylek mi kaldı

    işte bu soruyu balta gibi başlığa dalan arkadaşa sormak istiyorum.
    adamlar fakir. dedeleri ataları hasbelkader gelip yerleşmişler, onlar da orada bir hayata doğmuşlar. ulaşım problemleri nedeniyle bebeğini kaybeden de var, hastaneye yetişemeyip ölüp giden de. kuş sikmek değil, yaşamak gibi bir dertleri var. böyle bir hayat güzelim beyşehir gölü manzarası için çekilmeyeceğine göre, ovvv ben güneyde domates yetiştiricimmm gibi bir kafanın ürünü olamayacağına göre çaresizlik gibi,fakirlik gibi bir dertleri var belli ki. ne zaman böyle kör, böyle kösele derili, böyle hayatı kendi paşa hayatından başkası yok gibi yaşar insanlar olundu vaylar vay ah. kimse milli parka dalınsın, mada'ya avm dikilsin, beyşehir bok olsun demiyor. topu topu 30 hane var. insanlar ölmeden yaşasa insanca, doğaya da zarar vermeden ne yapılabilir acaba diye düşünebiliriz belki birlikte diye durum işaret ediliyor. ada korunsun bu insanlar taşınsın hem doğa hem insanlar için çözüm üretilsin, diye bir fikir ileri sürülür elbette de kuşları bu işe karıştırmanın alemi ne? o gölün sularında boğulma tehlikesi geçiren adamla onun çocuğuyla göz göze gelinse aynı cümleler aynı genişlikte edilebilir mi? bir toparlanır di mi insan? erkut abi olsa ocak'ta mada'ya helikopterle bırakın donmuş gölün üstünden yürüyerek gelsin derdi. of. of.