şükela:  tümü | bugün
  • 4 senedir it gibi çalışıyorum, hala elimde avucumda bir şey yok. dandik 20 bin tl'lik arabam var. kart borçlarını topluyorum çıkarıyorum maaşa bakıyorum, kredi borcunu ekliyorum vs derken yine ay sonunu kara kara düşünüyorum. maaşım türkiye ortalamasının üzerinde, avrupa asgari ücretinin altında. 4 sene önce dolar bazında aldığım maaşın %25 eksiğini alıyorum.

    almaya niyetlendiğim şeyleri sepete ekliyorum, sürekli geçiştiriyorum, cüzdan biraz düzelir gibi olunca bu sefer yavaş yavaş onları almaya başlıyorum. rahat 1 sene kıyafet almadan geçirdim eskilerle. lüküs ihtiyaçlarımızı yurtdışından ucuza alıyorduk reis büyük düşündü ona da engel koydu. zaten dolar arttı. 1 dolarlık çerezlik ürünler alırdık, zaten 2.5-3 lira oğlum gelse ney gelmese ney derdik. o da yok. 1 dolar 5 tl. bira 12 tl. hani paramız olsa da alışverişin tadı kaçtı.

    para mı bereketsiz, ben mi doğuştan cenabetim hiçbir bilgim yok. babamın ve şirketin borçlarını alsam en az 2 yıl rahat edeceğim ama o da yok. farklı şeylerden istemsizce dolaylı yollardan dolandırılıp kaybettiğim paralar da var. çevremde borcu harcı olmayan, siki taşşağına denk tek kesim öğretmenler. laf sokarak söylemiyorum. mesaj atmayın amk.

    edit: bak bak gerizekalılara bak hala öğretmenlere bok attığımı sanıyor. öğretmen lisesi çıkışlıyım olum, 7 ceddim öğretmen.
  • tam bir öğretmen olarak destek entrisi girecektim, son cümle ile durdum.

    sen biraz daha bu borcu yaşa dedirten serzeniş.
  • kendi yetersizliğini öğretmenlere bağlayan alkolik beyanı.
  • toplumun büyük kısmının yaşadığı paradoks. kağıt üzerinde alınanlar fazlayken ya da artıyor gibi görünürken toplu değer kaybından dolayı oluşan durum. kimse kimseye o zaman harcamak argadaş o zaman daha az harca demesin lakin son birkaç yıldır evler ya da kişiler harcamalarını ciddi anlamda kısmış durumda ve toplum olarak tasarruf paradoksunu yaşıyoruz.

    bir kişi düşünün tüm ödemelerini zamanında yapıyor maaşı belli oradan artıyor kimseyi sıkıntıya sokmamaya çalışıyor ama alışveriş yaptığı ürünlerin fiyat dengesi allak bullak olmuş durumda, ya da içeriği değişmiş durumda adam politika değiştirme yoluna gidiyor 3 alacaksam bari 2 alayım diyor.

    ticaret yapanlar ticaret için yatırım yapıyor ama yönetim zırt pırt seçim yapınca piyasa kendini dengelemek adına bir durağana çekiyor kendini. nedir bu durağana çekmek adam yatırım yapacaksa hele bir seçim geçsin de deyip harcama yapmıyor istihdam yaratmıyor sonra iş ortaklarına ödeme yapmıyor ya da az yapıyor bu diğer yatırımları da etkiliyor. bakın inşaat firmalarının şu anda çoğu batışta falan onlara girmeden basit geçiyorum.

    döviz. döviz yükseliyor hem de deli gibi e ne olmuş canım biz türk parası gullanıyok diyen amcalar teyzelerin marketten aldığı 3 poşet 2 poşete düşüyor farkında olmuyor. döviz rezervi olan bir vatandaş ise kendini ticari ekosistemin içine sokmuyor ve dövizini bankada bekletmeye başlıyor. çünkü o parayı ticarete ya da bir yatırıma soksa erime riski % 70 iken bankada o paranın yükselmesi % 90. birinde 100 tl si 30 tl'ye düşme riski varken diğerinde 190 tl olacak.

    sonra bu öyle bir etki yaratıyor ki toplumun tamamına yansıyor. bu yüzden mali denge mali disiplin önemlidir. ekonomi yönetimi önemlidir. mali veriler bugüne kadar yüksek gösteriliyordu şahlanıyordu devlet bir şekilde böyle konuşuluyordu ama şu an enflasyon % 15 olarak açıklanmış gerisini siz düşünün.
  • kredi ve kredi kartından kurtul. demedi deme onlardan kurtulunca refaha kavuşacaksın.
  • tam "düzeldi lan galiba" derken yeni bir tatil rotasıyla boka batıyorum.

    belki bir berat olaydı seri hallederdi.
    (bkz: berat çok daha seri derleyip toparlayacak)
  • ne alsan bir de devlete alıyorsun. babadan kalma bir varlığın yoksa krediye girip bir de faize veriyorsun. ortalama bir vatandaşın maaşı yoksulluk sınırlarında dolaşıyor zaten. yoksulluk sınırının 5300tl olduğu ülkede profesör maaşı 8000civarı bir şey. bir evim arabam olsun istersen hele bir de çoluk çocuğa karışırsan zaten türkiye'de nasıl toparlayacaksın ki o durumu. işte insanlar da alavere dalavere iş götürüyor. birilerine boyun eğmeden ya da aşırı şansın gülmedikten sonra zor arkadaş.
  • vehbi koc'un bir sozu vardi. cok calisarak degil az yiyerek zengin olursunuz.
    denedim hakli ama migdeme soz geciremiyorum.
  • lisansustu biteli dort sene oldu bunun toplamda iki senesi issiz gecti. su anda da on dort aydir falan issizim.

    is olmayinca maddi durum diye bir sey zaten olmuyor.
  • oğlum öğretmenlere nasıl bağladın anlamadım ki. ne yazacağımı da unuttum.