şükela:  tümü | bugün
  • gazze'de insani yardım faaliyetlerinde bulunan norveç asıllı doktor.

    (bkz: gazze'nin gözyaşları)
  • bugün bir kez daha anılıp, hakkının teslim edilmesi gereken norveçli doktor. çocukları tedavi etmek için koşturuşu, ölen çocukların alınlarından öpüşü, gerçekten sadece ve sadece '' insan'' odaklı bir insan olduğu için bütün takdirleri hak eden doktordur ayrıca. bu norveçli, filistin ile hiç bir alakası olmayan adamın tattığı bu yüce duyguları, çocukların bombalanmasını zevkle izleyen gavatlar hiç bir zaman anlayamayacak ve tadamayacaklar.
  • din,dil,ırk,mezhep demeden çocuğun çocuk olduğunun farkına varan insan evladı.
    günümüzde bir insanı sırf ''insan'' olduğu için tebrik etmek gerekiyor.
    helal olsun ,insanı insan olduğu için gözetiyor en azından.
  • gazze hastanelerinde yaralıların imdadına koşan gönül. (bkz: erik fosse)
  • insanlik konusunda citayi everestin oralarda bir yere birakip gazzeye kosmustur.
  • modern dünyanın azizi. insankığa dair hala umut besliyorsak bunun gibi yüreği sevgi dolu güzel insanlar yüzünden. dualarımız, kalbimiz seninle güzel insan. her şeyden önce insan olmak daha güzel vücud bulamazdı.
  • diplomamı elime almama bir hafta kala, çok özendiğim doktor. şimdi gidiyorum ben desem, başta annem babam sevgilim olmak üzere herkes durdurur.
    ne olur biz de geliyoruz deseler, en kötü biz de ölsek hep beraber, ne farkeder?
    dünyada o kadar çok acı var ki, çoğunun savı hangi birine yetişeceksin oluyor. klişe bir örneklendirme ile deniz yıldızı meselesi sanırım.
    gidiyorum lan ben diyecek kadar cesur değilsen hiç konuşma bir de değil mi, ah bu dilimi eşek arısı..
    gıptayla baktığım insan. dilerim başına kötü bir şey gelmez ve daha çok insana yardımcı olur.
  • wikipedia'ya göre, norveç'teki sosyalist kızıl parti'nin üyesidir.
  • yardımsever bir norveçli prof,filistine yardım amaçlı gönüllü olarak gitmiştir fakat ülkemizde imanlı olmadığı yada müslüman olmadığı için cennette gidip gidilemeyeceği tartışılan adamdır.allah akıl fikir versin.

    http://i.imgur.com/pery271.png
  • gazze'den mektup yazmış, imrendiğim, yaptığı insani yardım dolayısıyla gurur duyduğum doktor, meslektaş. yukarıda ingilizce paylaşılmış, türkçe'si şöyledir:

    çok sevgili arkadaşlarım;

    dün gece çok yoğundu. gazze’nin “kara işgali” arabalar dolusu, çok sayıda sakatlanmış, parça parça edilmiş, kanatılmış, ölmek üzere olan her yaştan sivil ve masum filistinli yaralılar ile sonuçlandı.

    renkleri yorgunluktan griye dönmüş kahramanlar, gayriinsani koşullarda ambulanslarda ve gazze’nin bütün hastanelerinde 12-24 saat vardiya ile çalışıyorlar (şifa’da bulunanların hepsi son 4 aydır maaş almıyor). bunlar bedenleri, cüsseleri, organları yürüyen yürümeyen, nefes alan almayan, kanayan kanamayan insanları önemsemeye, anlamaya çalışıyorlar. insanlar!

    bir kez daha “dünya’nın en ahlaklı ordusu!” tarafından hayvan yerine konuyorlar.

    acının, ıstırabın ve şokun içindeyken gösterdikleri dayanıklılıktan dolayı yaralılara sonsuz saygı duyuyorum; çalışanlara ve gönüllülere sonsuz hayranım. filistinlilerin metaneti bana güç vermesine rağmen çığlık atmak, birine sıkıca sarılmak, ağlamak, bedeni, saçları kana bulanmış çocukları koklamak ve kendimizi bu kucaklaşmayla korumak istiyorum. fakat hiçbirimizde bunu yapacak kadar bile derman yok.

    kül grisi yüzler… hayır, onlarca yaralanmış ve kanayan insan bir kez daha gelmesin! hâlâ acil servis’in yerlerinde temizlenecek kan göllerimiz, kana bulanmış, sırılsıklam damlayan bandajlarımız var. ah, her yerde temizlikçiler var; kanı, dokuları, giysileri, ölüm artıklarını hızla temizliyorlar, tekrar hazır olmak için hepsini temizliyorlar, sonra tekrar, tekrar… son 24 saatte şifa’ya 100’den fazla insan geldi. iyi eğitilmiş, tam teçhizatlı bir hastane bütün ihtiyaçları karşılar fakat burada neredeyse hiçbir şey yok. elektrik, su, tek-kullanımlıklar, ilaçlar, ameliyat masaları, aletler, monitörler… hepsi dünün hastane müzelerinden alınmış gibi. fakat bu kahramanlar şikâyet etmiyorlar. kahraman savaşçılar gibi, burun buruna, muazzam bir azimle mücadele ediyorlar.

    ve ben bu kelimeleri sıcak yatağımda, yalnız başıma ve gözyaşları içerisinde yazıyorum. fakat acının, kederin, öfkenin ve korkunun yarattığı gözyaşları işe yaramıyor. bunlar gerçekten yaşanıyor olamaz!

    şu an, israil savaş makinesinin orkestrası korkunç senfonisine başladı. donanma gemilerinden topçu salvoları kıyılara düşüyor; gürleyen f-16’lar, mide bulandıran insansız hava araçları (arapça zennaniler, vınlayanlar) ve gürültülü apache’ler. bunlar abd’de yapıldı ve paralarını abd ödedi.

    sayın obama, bir kalbiniz var mı?

    sizi şifa hastanesinde bir gecelik, sadece bir gecelik kalmaya davet ediyorum. belki temizlikçi kılığında gelirsiniz.

    yüzde yüz eminim ki bu tarihi değiştirecektir.

    kalbi ve gücü olan hiç kimse filistin halkının katledilişini durdurma kararı vermeden şifa’da geçirmiş olduğu geceye sırtını dönüp gidemez.

    fakat kalpsiz ve merhametsizler hesaplarını yaptılar; gazze’ye karşı başka bir “dahiya” (ilk kez israilli general gadi eizenkot'un ortaya attığı, sivil altyapıyı çökertme amaacı güden bir tür askeri operasyon) saldırısı planladılar.

    kan nehirleri bu gece de akmaya devam edecek. ölüm kusan silahlarını birer enstrüman gibi akort ettiklerini duyabiliyorum.

    lütfen. ne yapabiliyorsanız yapın. bu kesinlikle böyle devam edemez.

    mads gilbert md phd
    profesör ve klinik dekanı
    acil yardım kliniği
    kuzey norveç üniversitesi hastanesi

    (çeviri: ahmet fatih madanoğlu)
    (tashih ve düzenleme: turgay bakırtaş)

    not: çeviri litost.com'dan alınmıştır.