şükela:  tümü | bugün
  • nezaketsizliktir. emeğe ve insanlara saygısızlıktır.
  • benden önce girenlerin dahil askılarını ve bıraktığı kıyafetleri toplayıp veren bir şahıs olarak kabinde kıyafet bırakmanın kalabalık olmayan bir mağazada kimseye saygısızlık olmadığı görüşündeyim.

    mağaza kalabalıksa, kabin sırası bekleyen varsa evet bırakmak beklenendir.
    şu cümlenin söylendiği mağazalarda durum böyle “lütfen içeride ürün ve askı bırakmayalım”.

    ancak mağaza var, mağaza var, kimisinde hiç müşteri yok, elini değdirdiğin şeyi kabine taşıyan biri var, kabinde bomboş ayrı bir eleman var, bence burada kabinden bir parçayı alıp teslim etmek nezakettir evet, ama kabinde bırakırsanız nezaketsiz ve saygısız olmazsınız. ben o tarz yerlerde de yine bırakmıyorum kıyafeti kabinde ama bırakmış olsam saygısızlık olmazdı. o kişinin de işi bu. niye insanın işini yapmasını beklemek ona saygısızlık olsun ki?

    masöre gidince masörün ay elim değmesin dur demesi gibi, cilt bakımına gidiyorsun, ya aslında kremi sen sürebilirsin zaten denmesi gibi, ya da taksici aynaları kontrol etsene gelen var mı demeden benim zaten yoldan sorumlu olmam gibi. o insanların işi de bu yani. gereksiz ajitasyon çıkarıyorsunuz gibi geliyor bana. ne saygısızlığı.

    yetişemeyecekleri yoğunluk varsa bırakıp çıkılabilir demiyorum elbet, tekrar ediyorum kendim mağaza boş da olsa bırakmam zaten ama benim derdim lisedeyken bu işte çalıştım ve bendeki refleks gibi bir şey zaten, bir elim giyerse diğer elim mağaza görevlisi gibi geri asar askıya, aynen de teslim ederim. bu işte çalışırken de kabin dolar taşardı, kimseye arkasından küfretmedim, bence çalışan da vızır vızır dolup taşan bir kabin yoksa ortalıkta bunu mevzu etmez zaten. işinin doğası bu.

    edit: beni afakan basıyor bu her şeyde önce insana saygı muhabbetinde, niye saygısızlıkmış yahu ortalık boşsa? özellikle bu kabinde kıyafet konusunda duyar kasılıyor. yahu o zaman hiç fast food restoranda yemek yeme bir zahmet, o insanı da koşturmuş oluyorsun, onun yerine patatesi kızartamayacağına göre ya da tepsinin çöpünü iss’in gelip almasını bekleme, peşinden koş muhakkak çöpünü iss’in çöpü içine at, o zaten bir sonraki turunda oraya gelmeyecek. çünkü hamalımız değiller. aynı mantıkla bir çocuğun ayakkabı bağı çözüldüğünde önünden geçmekte olan alakasız bir öğretmen bağlamasın, çünkü hamalımız değiller. her işin içinde sözleşmesinde yazmayan bazı ek işler, yazılı olmayan görevler gelir. hiç de gık demeden yaparız. bu insanların bir de iş tanımı buyken, yapıp yapmamak benim tercihimken, yapmazsam ‘insana saygısız’ diyemezsiniz. insana saygısızlık ona bizzat bir saygısızlıkta bulunmak veya hakaret etmekle olur, mesai saatini ödememekle, mobbingle olur, zaten işi olan bir şeyi yapmasını beklemekle olmaz. çocukların ödevlerini kontrol etmeyen anne babalar da insana saygısız o halde. öğretmenin işi kontrol etmek ama öğretmen çok yoğun diye. benim işimi gelip kimse yerime yapmıyor. sırf başkası tarafından kolaylıkla yapılabilir olması, o işin birinin işi olduğu gerçeğini değiştirmez. kahve içmeye gittiğinizde de garsona yük olmayıp bulaşıkları yerine muhakkak ama muhakkak alındığı rafa yıkayıp koyun bari.
  • hiç yapmadığımdır.
    mutlaka ve mutlaka yerine götürüp geri asmak doğru olandır ve mümkünse ayni şekilde katlamam karşı tarafa gösterdiğim saygıdır.
    orada çalışanlar da kimsenin hamalı değil. evet para kazanıyor ama her şeyin de bir adabı var. lütfen önce insana saygı, sonra gerisi gelir...