1. "mağduriyetin içinde büyüdüm, geliştim. bu ülkenin zaten yegâne hayat bilgisi mağduriyet. bu geleneğin, bu ideolojik dilin içinde, bir gün gerçeği aramaya ve sorular sormaya başladığınız zaman şunu görüyorsunuz: evet mağduriyet var. koca türkiye toplumu için bir şikâyet konusu. ama değiştirilecek bir şeyden çok bir varoluş şekline dönmüş.

    ortada bir zulüm varsa, en az zalimler kadar bu zulmü kabul edenlerin de paylaştığı, yol verdiği bir şeydir. bu, yaşamın doğasında var. dinlerin, ideolojik düşüncelerin, toplumu bir nesne olarak görenlerin, onu soyutluk içinde ele alanların anlamadığı ve anlamayacağı kadar karışık ve kendinden menkul bir doğa var. bu doğaya da ancak sanat ve felsefeyle bakılabiliyor. film yapmakta ısrar etmemin en temel nedeni bu."

    zeki demirkubuz.
  2. her türlü uygunsuz, anti-demokratik, usulsuz her şeyi alalamak için kullanılmasından dolayı, sık sık ve yerli yersiz duymaktan nefret etmeye başladığım bir kaç kelimeden biridir.

    konjonktür ile at başı gider, o radde...
  3. müslümanların müslümanlıklarını yaşayamama durumu. memlekete şeriat gelir ama onların mağduriyeti bitmek bilmez...
  4. toplulukları zaman içinde döve döve çeliğe çeviren bir ateştir.

    son zamanlarda laikçilerin bu konudan aşırı rahatsızlık duyduğunu görüyoruz. ne zaman mütedeyyin kesimden bir haksızlıkla ilgili bir şikayet duysalar ceplerindeki klişeleri alıp koşuşuyorlar, "mağdur edebiyatı yapmayın!" deyu. öte yandan örneğin gezi argümanlarını çoğunlukla ağlak mağduriyet hikayelerine dayandırmaktan geri kalmamaları ironik. öyle ki, kolundaki lazer epilasyon yanığını gaz kapsülü değdi diye yutturmaya çalışanını gördüm!

    olayı "zaiyat"a indirgemek tabii ki yanlış. bir can, bir candır. ama sosyal olaylarda kemmiyet de önem arzettiğinden toplum vicdanı sayısal verileri de hesaplar. şimdi bu kadar büyük gündem oluşturan bir olayın bu kadar hafif atlatılmış olması o beğenmediğiniz mağduriyetin karşınızdaki insanları olgunlaştırmış olmasındandır. hadi kabul edelim, her derbi maçı sonrası can kaybının alelade sayıldığı bir ülkede yaşıyoruz maalesef. öte yandan şapka isyanında babası asılanlardan hayatta olanlar var.

    bir taraftan da bu hassasiyetin oluşması hayırlı aslında. her iki taraftan "aman mağdur etmeyelim, haksız duruma düşeriz" endişesi taşıyanların sayısı artıyor. naçizane tavsiyem mağduriyetle dalga geçilmemesi. velev ki mağdur edilen başörtülü olduğu için işe alınmayan kız ya da kısa şort giydiği için laf atılan kız olsun...
  5. metrobüse binerken insan olduğunu düşünüp bir saniye geçikmektir...
  6. kin ve nefret rejimlerinin ideolojik doktrinlerinin kökeni.
  7. akp'nin bir numaralı oy kapısı.

    haksızlar mı?

    bir yere kadar sonuna kadar haklıydılar. maalesef bu ülkede, inanışından dolayı çok insanın canını yaktılar, eğitimini engellediler.

    sonra ne oldu?

    o canları yanan adamlar bilendiler, bilendiler ve başa geçtiler.

    ne yaptılar?

    mağdur oldukları konulara el attılar, bugüne kadar giremedikleri yerlere yerleştiler. kendilerine bu zulmü edenlere savaş açtılar.

    sonra ne oldu?

    her gücü ele geçirenin başına gelenler oldu. demokrat, özgürlükçüyüz laflarına rağmen başladılar insanların hayatlarına müdahale etmeye.

    ne getirdi bu müdahale?

    olaylar gösterdi, insanlar kutuplaşmaya doğru gidiyor. bunun üzerine binen açıklamalar insanları geriyor. bu gerilmenin bir yerde kopma riski var.

    peki ne olacak?

    bu dünya sultan süleyman'a bile kalmamış. bunlara da kalmayacak. insanları mağdur edecekler. o mağdur ettikleri insanlar, mağduriyetlerini kullanıp başa gelecek.

    haksızlar mı?

    bir yere kadar sonuna kadar haklılar. yaşam tarzından dolayı çok insanın canını yaktılar, eğitimini engellediler.

    sonra ne oldu?

    o canları yanan adamlar bilendiler, bilendiler ve başa geçtiler.

    ne yaptılar?

    mağdur oldukları konulara el attılar, bugüne kadar giremedikleri yerlere yerleştiler. kendilerine bu zulmü edenlere savaş açtılar.

    sonra ne oldu?

    her gücü ele geçirenin başına gelenler oldu. demokrat, özgürlükçüyüz laflarına rağmen başladılar insanların hayatlarına müdahale etmeye.

    ne getirdi bu müdahale?

    gezi olayları gösterdi, insanlar kutuplaşmaya doğru gidiyor. bunun üzerine binen açıklamalar insanları geriyor. bu gerilmenin bir yerde kopma riski var.

    peki ne olacak?

    bu dünya sultan süleyman'a bile kalmamış. bunlara da kalmayacak. insanları mağdur edecekler. o mağdur ettikleri insanlar, mağduriyetlerini kullanacak.

    haksızlar mı?

    bir yere kadar sonuna kadar haklılar. yaşam tarzından dolayı çok insanın canını yaktılar, eğitimini engellediler.

    sonra ne oldu?

    o canları yanan adamlar bilendiler, bilendiler ve başa geçtiler.

    ne yaptılar?

    mağdur oldukları konulara el attılar, bugüne kadar giremedikleri yerlere yerleştiler. kendilerine bu zulmü edenlere savaş açtılar.

    sonra ne oldu?

    her gücü ele geçirenin başına gelenler oldu. demokrat, özgürlükçüyüz laflarına rağmen başladılar insanların hayatlarına müdahale etmeye.

    ne getirdi bu müdahale?

    gezi olayları gösterdi, insanlar kutuplaşmaya doğru gidiyor. bunun üzerine binen açıklamalar insanları geriyor. bu gerilmenin bir yerde kopma riski var.

    peki ne olacak?

    bu dünya sultan süleyman'a bile kalmamış. bunlara da kalmayacak. insanları mağdur edecekler. o mağdur ettikleri insanlar, mağduriyetlerini kullanacak.

    .
    .
    .

    not: akp, chp, mhp, bdp, dindar, cemaatçi, kemalist vs. hepsi aynı bokun laciverdi.

    not2: çok keskin bir siyasi görüşüm yoktur. allah'a şükür, atatürk'e teşekkür derim. he ama illa tek bi kalıba sokmak isterseniz, her dediğiniz kabulümdür.
  8. elinde kuvvet olan için geçerli değildir.

    mağduriyet pasif bir konumdur, karşılık verebiliyor, aktif olabiliyorsanız mağdur değilsinizdir.

mağduriyet hakkında bilgi verin